22 Ekim 2012 Pazartesi

Yarı Güncel, Yarı Hörgüç

Bir önceki postun tarihine baktım, YUH dedim sesli olarak. Mazeretlerim var elbet; öyleydi, böyleydi, şöyleydi...Kabul, "iyi bir blogger nasıl olmalı" tarzı dönem yazılarına göre durumum pek parlak değil, örnek blogger hiç değilim:) İddia da fışkırmıyor her yerimden; kasmıyorum kendimi, onu şöyle yazmalı, bunu da bilmem ne yapmalı, haftada X sıklıkla olmalı, takla atıp bir de amuda kalkmalı...
Takılmıyorum böyle şeylere, dikkate aldığım birkaç husus var hepsi bu: yazı yazarken özenli olmak, hiç olmazsa ortalama bir fotoğraf kalitesini tutturmak. İçerik mi? O kendiliğinden geliyorum diyor zaten:)

Bir nevi öyle diyelim

Etrafında 'ecnebi' birileri olan herkes bilir; artık bir kültür elçisi olursunuz, ülkeniz ve diliniz hakkında her şeyi bilmeniz şarttır, nedenleri/niçinleri cevaplamanız beklenir sizden, kendinizin bile bunca zamandır farkına varmadığı şeyler birden soru şeklinde karşınızda 'gulyabani' gibi durur...Hele ki bu ülke Türkiye ise işiniz daha zordur belki de. Paradokslar ülkesi, her yerinden başka bir kültür fışkıran, batılı ama oryantal (ya da tersi), doğrusu/yanlışı belli olmayan, günü kurtaran çözümlerin başrolü kaptığı, sıcak insanların yaşadığı (bilmediği yolu bile tarif edecek kadar sevecen hatta), sürprizlerle dolu, dinamiği hiç eksik olmayan....gibi ne ifadeler kullanılır daha...Ben alışkınım tüm sorulara, genelde gardımı alır beklerim:)
Bazen yarım-yanlış bilgilerle karşılaşırsınız, bu belki de en kötüsüdür. Hiç bilmeyen birine anlatmak çok daha zevklidir, kolaydır ama iş biraz bilen ve o bildiğini de aslında yanlış bilen biriyse işiniz çok zor. Ön yargı dediğimiz şey devredeyse Einstein`ı anmaktan başka artık yapacak bir şey kalmamıştır.
Sözü geçen ziyaretçileriniz, dostlarınız belli bir yaşın üstündeyse bir bakarsınız kendinizi bazen bir film karesinde bulursunuz, ki hiç tavsiye etmem:)

Sadet mi?

Misafirler buralara ilk kez gelmediğinden ve görülebilecek tüm tarihi ve turistik yapıları, çarşı-pazarı gezdiğinden görmedikleri yerler öncelik kazandı.

Yolumuz Merinos`tan geçti:
Bir dönem faaliyet gösteren Merinos İplik Fabrikası`nın enerji ihtiyacını karşılamak amacıyla kurulmuş olan tesis artık eylül ayından beri Enerji Müzesi olarak halka açık. Fabrikanın aktif olduğu dönemle ilgili birçok bilgiye sahip olabileceğiniz gibi, elektrikli motorla çalışan otomobil, rüzgar enerjisi, o dönemde kullanılan radyo, tv, çamaşır makineleri, pikap vs. sergilendiği bölümlerin de olduğu müze detaylarıyla birlikte özenle hazırlanmış. (Açıklamaların sadece Türkçe yazılması tek kusuru olsun.) Giriş ücretsiz, umarım çok sayıda ziyaretçi çeker diyerek oradan ayrılıp gene aynı yerde olan Türkiye`nin ilk Tekstil Sanayi Müzesi`ne geçtik.


Açılışını Atatürk`ün yaptığı Merinos Fabrikası, aynı zamanda Atatürk`ün yaptığı son açılış (02.02.1938) olma özelliği taşıyor. 7 bin metrekarelik alanda oluşturulan Türkiye`nin ilk Tekstil Sanayi Müzesi, faaliyette bulunduğu süre boyunca toplam 18 bin kişiye istihdam sağlayan Merinos`un önemli sanayi taşlarından biri olarak dönemi çok iyi anlatıyor. Yünün işlenmesinden, iplik haline gelmesi ve konfeksiyon olarak sunulmasına kadar her aşamanın anlatıldığı müze, aynı zamanda pek çok anıyla dolu.


Gezerken, o havayı koklarken, Türkiye için ne kadar önemli bir sanayi adımı olduğunu çok net anlayıp, neden Cumhuriyet tarihinin sembol işletmelerinden biri olduğuna tanıklık ediyorsunuz. Sadece üretimle değil, sosyal yaşamıyla, spor kulüpleriyle tüm bölgeye katkı sağlayan Merinos`un tarihine yakından bakmak isteyenler yollarını bir şekilde Bursa`ya düşürsünler...
Son zamanlarda böyle özenli, detaylı hazırlanmış müzeler görünce seviniyorum. Genel sıkıntı buraları yaşatmak, güncel kılmak. Bu da bizlerin müzelere gitmesiyle mümkün, ne yazık ki gezerken çoğu kez sadece okul gruplarını görebiliyoruz. Mevsim itibari ile dışarılarda daha az gezilecek madem, etrafınızdaki müzelere gidin, sergileri kaçırmayın diye de mesajımızı verelim:)
Gezme-görme işini şimdilik burada bırakıp başka sulara akıyorum:)

Biraz da hörgüçten

Şu eylül-ekim aylarına neler sığdı neler...Kaç doğum günü, kaç misafir, kaç yemek, kaç gezip tozma, kaç film...Bitmedi, bitmesin de zaten:) Arada kaçıp kendimi de oyalamadım değil:) Basit şeyler, çok uzun vakit ayırmadığım, çabucak sonuç alınabilen.
Çocukların küçülen kalemlerine uzun zamandır el koyuyorum hep. Öyle ya da böyle çöpe atmak içime sinmiyor.
Örnekleri çok sağda solda, neler yapıldığı, nasıl yapıldığı...Kısaca şu: Küçülmüş kalemler biraz daha düzgün olsun diye açılır, ince uçlu bir matkapla delinir. Gerisi nasıl isterseniz öyle:)
Uçlardan cilde renk bulaşmasın diye yakında bulunan yapıştırıcıyla ince bir tabaka sürdüm bu arada. (başka bir şey de kullanılabilir.) Böyle çalışmalar benim için olası şeyler, daha önce pastelleri de değerlendirmiştim. (bkz.Pastellerin Kalpli Sonu) Aranızda başka fikir sahipleri varsa seve seve kabul, yapmayı deneriz ev halkıyla:)
Sevdiklerinizle birlikte, gönlünüzce bir Kurban Bayramı geçirmenizi diliyorum. Sonrasında Cumhuriyet Bayramı`nı da coşkuyla kutlamayı unutmayalım...

55 yorum:

  1. :) Çocukların kalemlerinden kolye süper olmuş ellerine sağlık. Aklıma eskiden boncuklu perdeler vardı ya, genelde baklon kapısına asılırdı girip çıkarken tıkır tıkır şırrr diye sesi çıkar...o geldi...kalemlerden (bocuklu) perde ama ben yapmam çok üşengecim :))
    O taşları boyayan minik elleri severim yav!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kalemlerden boncuklu perdeyi hiç düşünemiyorum:)
      O kadar sabır bende mevcut değil, şip şak bitmeli, öyle günlerce sürmemeli:)
      Çok teşekkürler yorumuna:)

      Sil
  2. Birikmiş bakıyorum diyeceklerin. Hepsi de birbirinden şahane işler, özellikle kalemle yaptığınıza bayıldım. Güzel bir kültür elçisisin eminim, tam bir misafirperver:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Birikti birikti, hem de nasıl:)
      Daha da yazacaktım ama bu kadarı çıktı:)
      Kültür elçisi yoruldu resmen, tatile ihtiyacı var Fadiş:)
      Sevgiler...

      Sil
  3. Ne dolu, ne güzel bir post olmuş bu:)
    Yabancılara kendimizi anlatabilmek konusunda söylediklerini ilgiyle okudum. Biz de o işi Orhun üstlendi:))) İnternette forumlarda vb.yerlerde Türkler hakkındaki ön yargıları yıkacağım derken canı çıkıyor çocuğun. Sinir oluyor bilip bilmeden atıp tutanlar olduğunda:)
    Bahsettiğin müzeler de ilgimi çekti. Bilmiyordum. Ben baba tarafından Bursa-Gemlik'liyim. Gemlik'te babaannem, halam, Bursa'da kuzenim var. Umarım Gemlik'e gittiğimde ziyaret ederim bahsettiğin yerleri.
    Kalem kolyeye de ba-yıl-dım:))) Çok yaratıcı. Yapsam mı ben de?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de artık anlatmaktan sıkıldım, nasıl biliyorlarsa öyle bilsinler diyorum içimden:)
      Bizim ülkemizi anlatmak zaten çok zor, onlar da haklı. Bir taraf belli bir kültür seviyesinde iken, bakıyorsun bir tarafta hala kadınlar öldürülüyor, hala kadının söz hakkı yok. Bu kadar uçurum yaşanan başka bir ülke var mı bilmiyorum işin doğrusu.
      Buralara gelirsen haberim olsun, bakarsın birlikte gideriz:)
      Kolye iyi oldu ya, gören herkes bir kez daha bakıyor:)
      Yapabilirsin, ince matkap ucu yeterli:)
      Teşekkürler beğenine:)

      Sil
  4. şimdi anlaşıldı foursquare deki çekinler:)) aslında bursadayken bizim görmemiz gerekir ama enerji müzesine gitmedim en kısa zamanda görmek dileğiyle

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Her yerde iz bırakıyorum değil mi:))
      Gidin ya, burnumuzun dibinde, güzel de hazırlanmış. Bursa tarihiyle ilgili de bir şeyler öğrenilebilir.
      Sevgiler:)

      Sil
  5. Ceviz kabugundan gemiler cok hosuma gitti. Kimbilir ne hayallerle oynanacak. Zaten ben boyle dogal malzemelerden ( tahta, kumas) el emegiyle yapilmis oyuncaklari daha cok seviyorum. Elinize saglik.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Böyle oyuncakları biz de çok seviyoruz ve benimkiler zaten çok severek yapıyorlar:)
      Çok teşekkürler:)

      Sil
  6. Semi senin yazılarını bir kere okuyunca olmuyor, ikinci defa sindirerek okumam gerekıyor her defasında. Sanırım ilkinde aceleden sonraki satırlarını meraktan üstünkörü bitiriyorum: )

    Kolye süper, oğlunun gözünden sen süpersin: ) /kendimi merak ettim oğlumun gözünden/, ceviz kabuklarına bayıldım, yapabilirim çocuklara...

    İyi bayramlar...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. O zaman tekrar tekrar oku:))
      Ceviz kabukları çok basit gerçekten. Çabuk bitiyor, zevkli:)
      O resmi geçen yıl yapmıştı. Odalarının arasındaki koridor doluyor, bir ara fotoğraflarım belki. Çok güzel oldu, renkli renkli:)
      Her sene sonunda bir yığın resimle geliyorlar okuldan. Birlikte seçiyoruz, bazılarını atıyoruz. Bazılarını ayırıyoruz. Hepsini saklamama imkan yok. O kadar yer bulmak imkansız. 1.sınıf defterlerini sakladım mesela. Kitapları saklamadım, kitaplara da bu arada acayip üzülüyorum. Devlet okullarında zaten dağıtıldığı için verecek yer bulamıyoruz. Kardeşe de saklanmıyor, çünkü içindeki alıştırmalar yapılmış oluyor.
      Sevgiler:)

      Sil
  7. Ama oglus senin muzur gulusunu nasil koymus resme???? Yerim ben onu! Boyadiklari taslari da cok begendim acaip yaratici olmus :-) Senin mizikacilar ile yaptigin gondermeye de cok guldum!

    Yabanci yorumlari ve sorulari insani oldurur!!!! Ben ugrasmayi biraktim artik, nazikce cevap veriyorum baktim anlamiyo okuz lafi degistiriyorum! Olcay (Kansas City elcimiz!) o kadar dolmus ki bu cahillerden, Turkiye'de thanksgiving kutluyormusunuz sorusuna, o bayram bizden cikma, ulkenin ismi de ordan geliyo diycem diye soyleniyordu en son!!!!!!

    Hepsi tamam da hala Turkiye diyince 'midnight express' dedikleri zaman bi tane cakasim geliyo! La havle...
    Sinirlendim bak! Yine tam yerine ok atisi yaptin :-))))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sen yazdıktan sonra baktım tekrar, ne demek istediğini anladım:)))Haklısın:))

      Mızıkacıların kalıplarını Bremen`den almıştım. Millet gittiği yerden neler toplar, ben de nerde abidik gubidik şeyler var onları bulurum:))

      Yabancı yorumlarına zaman zaman kızıyorum ben de, bazen de hak veriyorum. Evet bizim ülkemizde deveyle gezmiyoruz ama birbirine çok tezat durumlar yaşıyoruz. Ve bunları bir yabancı gözüyle anlamak imkansız!Kaldı ki ben bazen anlamıyorum:))
      Öptüm seni, güzel bir bayram geçirmeni diliyorum:)

      Sil
  8. sosyal-kültürel-entelektüel-yaratıcı daha sayacak neler var neler :) iyi ki varsın Semicim kaybolduğumu hissettiğim zamanlarda da aklımdasın ayrıca :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Keşke, yazdıklarının yarısı olabilsem:)
      Sen arada kayboluyorsun, kendine iyi bak. Sen de benim aklımdasın, nereye gitti şimdi gene diye içimden geçiriyorum:)
      Sevgiler:)

      Sil
  9. Çalışmalara toplu bakışa, toplu alkış! Hepsi süper, denemeli, şu küçük kalemleri benim de elim varmıyo atmaya, iyi fikir bu, Nehir'e kolye yapalım biz de, o kadar ince uçlu matkap var mı bi soralım bilirkişiye önce :)
    Müze konusunda, allah beni ıslah etsin! Götürücem çocukları inşallah, söz veriyorum kendime şimdi...
    Yılda iki de yazsan seni takip eden, merakla bekleyen benim gibileri çok, görüldüğü gibi...
    Kurban Bayramını ve hemen arkasından gelen Cumhuriyet Bayramını kutluyorum çok...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne güzel yorum:) İnce uçlu matkap olması şart, yoksa çok kalın geliyor. Bir sor bakalım:)
      Götür çocukları, her hafta sonu olmasa da arada götür müzelere. Onların da ilgisini çekecek müze var kesinlikle:)
      Az yazsam da beni takip ediyorsunuz ya işte bu çok güzel:)
      Senin de bayramların güzel geçsin, sevdiklerinle, gönlünce...

      Sil
  10. Hele o bilmeyen yahut bildiğinin yanlış olduğunu bilmeyen birine laf atmaktan kolay değildir. Habire iddialaşır seninle. Sonunda pes edersin. :)

    Kalemlerle kolye fikri iyi de, onlar batmıyor mu boyuna falan. :)

    Teşekkürler, size de aileniz ile güzel ve huzurlu bayramlar dilerim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet, tam anlattığın türden:)

      Kolyeyi birkaç kez taktım. Hiç batmadı ya da rahatsız etmedi şimdiye kadar:)

      Sevgiler ve iyi bayramlar:)

      Sil
  11. the pictures are very nice. great work sweetie and your böog is very good. im glad if you visit my blog, too <3

    xx
    beauthi.blogspot.com

    YanıtlaSil
  12. Semi baya bir biriktirmişsin:) gezidir gezdir nereye kadar, isyanına hak veriyorum, İstanbul'da AVM gezdirtiyorlar adama :))Way bu Bremen mızıkacılarına bayıldım bak ben :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :))Bremen Mızıkacıları güzel de, çok kalorili Bolat:) Yediriyor bir de tereyağlı falan:)
      Konular çok birikti, daha var da anlatacak bu kadarını ayıkladım:)
      Ailenle birlikte mutlu bir bayram geçirmeni diliyorum Bolat, AVM`lere takılma sakın:)

      Sil
    2. Yok yok Semi AVM yok! Teşekkür ederim iyi bayramlar diliyorum :)

      Sil
  13. semi karar verdim, bundan sonraki hayatımı peşine takılıp yaşamak istiyorum:))
    bıdıcık kalemlerden kolyene bayıldım, bremen mızıkacıları şahane görünüyor. baby shower için hazırladıklarında öye.
    tüm yaptıkların için ellerine, gezdiğin heryer için ayaklarına sağlık canım benim:))
    "mutlu eller"e, mutlu bayramlar:)
    öpüyorum seni

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gel gel, seni de gezdiririm severek Nagehan`cım:)
      Beğenmene sevindim, çok teşekkürler.
      Sana da iyi bayramlar, umarım biraz olsun dinlenebilirsin:)

      Sil
  14. Eee geliyoruz gidiyoruz yeni yazı yok. Yuh demekte haklısın Semi :)
    Ne kadar sosyal bir insansın sen yaa, imreniyorum :)
    İyi bayramlar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tembelim bu konuda Leyla'cim, idare edin beni:))
      Evet sürekli bir seyler pesindeyim, yapiyorum, yasiyorum. Yazmaya geldi mi üseniyorum hepsini aktarmaya:)
      Gecmis bayramin kutlu olsun, umarim gönlünce gecmistir.
      Sevgiler:)

      Sil
  15. Semicim boyle biriktirip biriktirip yazinca hangisine yorum yapacagimi sasiriyorum:))
    Yabanci gozuyle Turkler konusuna mi dalsam yoksa muzelere mi ya da hepsi birbirinden guzel calismalariniza mi deginsem bilemedim.

    Hem oyle ''Kaç doğum günü, kaç misafir, kaç yemek, kaç gezip tozma, kaç film...'' deyip birakmak da olmuyor dogrusu :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Her seyi yazmaya kalksam olmuyor, ben de yazarken sasiriyorum:))
      Seciyorum yazacaklarimi, sen gel buralara seninle oturup uzun uzun konusalim tüm bunlari:)
      Öptüm seni:)

      Sil
  16. Ne zaman yazacak ta okuyacağım diye bekliyorum:)) Facedeki sayfana baktım yeni post yok. Şükür kavuşturana.
    Doğalsın,gerçekten kasmadan yazıyorsun içinden geldiği gibi. Bilgilendirme için teşekkürler,kurabiyeler nefis görünüyor:) Çocukların yaptığı sanat eserlerinin koridora asılma fikrine bayıldım.Genç Ressamları kutluyorum:) benim için tebrik edin lütfen:)) Baby shower için birşeyler üretmenin keyfini anlatmak değil yaşamak lazım,gayet güzeller.
    Çocuklar senin gibi bir anneye sahip oldukları için çok şanslı:) bak ne çok yorum yazdımmmm:))yine gelirim iyi bayramlar dilerim,sevgiler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Genc ressamlar fena calisiyor. Hangisini asariz zor karar veriyoruz her defasinda.
      Baby shower fikri aslinda bir blog arkadasimin ricasi üzerine oldu. Ilk kez denedim, keyifliydi gercekten:)
      Geziyorum, tozuyorum post yazilari zor cikiyor ama:) Fazla bekleme yapiyorum, tembelim iste:)
      Yorumlari seviyorum gercekten. Yeter ki gel gene yaz, zevkle okuyorum ben:)
      Umarim gönlünce bir bayram gecirmissindir, gecmis bayramin kutlu olsun:)
      Benden de sevgiler:)

      Sil
  17. Semiciğim, iyi ki çevrende ecnebiler var, onlara bizi en iyi anlatacak kişilerden birisi sensin, eğrisi-doğrusu ile bir toplumuz, diğerlerinden ne çok iyi ne de çok kötü.Gel gör ki, kendimizi ifadede eksik ve hatta yanlışlarımız bol, zaten bizim handikapımız da bu değil mi?
    Bir dönem entegre bir tekstil fabrikasında çalışmış biri olarak bu müzeyi bilmemekten dolayı utandım ve üzüldüm.Ziyaret etmeyi isterim, sayende öğrendim sağolasın.
    Kalem kolye ne güzel bir akıl!Ellerine mutluluk:) ve sağlık.
    Çok güzel hatırlanacak bir bayram diliyorum.Sevgilerimle.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Üzülme, bu müzeler cok yeni. Yolun düserse gel, seni zevkle gezdiririm:)
      Kalem kolye tamamen benim fikrim degil, sagda solda benzeyen örnekler var. Begenmene sevindim, cok tesekkürler:)
      Kendimizi her ne kadar anlatmaya calissak da kimi zaman senin de dedigin gibi yanlisimiz cok. Önce biz kendi kültürümüzü iyi tanimaliyiz ki dogru aktaralim.
      Sevgiler:)

      Sil
  18. Döktür döktür gene güzel ve bilgili bir post Semi ellerine sağlık...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Buralara gelir miydin sen Begit?!
      Bilgilendigine sevindim, ugra arada, zaten cok yazmiyorum yormam seni:)
      Tesekkürler:)

      Sil
    2. yok Semi benim telden senin Blog açıldığında web formatında çıkıyor oda problem oluyor. kusura kalma yoksa takipçinim haberin ola, buluşma içinde hazırlanıyoruz bakalım...

      Sil
  19. dolu dolu bir yayın olmuş yine,yalnız bizi biraz zorluyorsun ama güzel her şeyden biraz bahsetmek
    hiç bir yabancı ülkeye gitmedim ama bilmediğim bir ülke için kötü bir yorumda bulunmadım ,o ülkenin kültürü bana ters bile olsa kendi benimsediği şeye saygı duymak gerekir hem farklı da olsun,aklıma bir hikaye geldi Müslümanın biri Hindistan'a gitmiş yahu şu tapındığınız şeye bak heykel bu demiş,karşıdaki Müslümana inancını sormuş sonra demiş ki sizde görmediğiniz bir şeye ne tuhaf demiş
    Merinos fabrikası şuan sadece müze mi yoksa faaliyette gösteriyor mu? güzel gurur verici şeyler sanayi,sanat,bilim müzelerinin çoğalması dileğimle
    aslında Bursa'da arkadaşım var ziyaret etmeyi çok istiyorum bir gün yolum düşer ve vaktim olursa aklımda olsun kendisi de müzede sanat tarihçi ama müzenin ismini unuttum
    boya kalemleri çok güzel değerlenmiş şu an aklımda bir fikir yok ama ne zamandır bir blog var paylaşacağım unutuyorum buradan vereyim http://bottlerobot.blogspot.com/ senin oğlanlar bayılacak
    evet boş durulmamış güzel güzel şeyler yapılmış çocukların ve senin ellerine sağlık
    seninde geçmiş bayramın ve cumhuriyet bayramımız kutlu olsun
    sevgiler Semi

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Güzel ve uzun yorumuna çok teşekkürler Fatoş`cum:)
      Hikayeni gerçekten çok sevdim, anlatmalı herkese...
      Merinos maalesef kapandı. Tekstil krizinden sonra oldu sanırım.
      Yani Merinos artık sadece müze.
      Buralara gelirsen mutlaka haberim olsun. Bak tanıdıkların da var, çık gel:)
      Verdiğin link harika! Bakalım deneyelim çocuklarla, önce biriktirelim.
      Tekrar çok teşekkürler güzel yorumuna ve beğenine:)

      Sil
  20. uyiiii dolu dolu! ceviz yelkenlilere ve lavanta yastığa bayıldım! ellerine sağlık semicim!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler Özge`cim:)
      Gene gel buralara, beklerim:)

      Sil
  21. Kalem kolye çok orjinal bir fikir! Blogunuzu çok sevdim, keyifle takip edeceğim :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkürler. Sizin çalışmalarınız harika! Bir ara ben de gitmiştim kursa, ufak tefek yaptım ama sonrası gelmedi. Şimdilerde yapanları severek izliyorum:)

      Sil
  22. dolu dolu, doyarak okudum yine. Peki kalemli kolye, esnek bir tür ipten olsa gerektiğinde yazmak için kullanılsa nasıl olur diye geçti aklımdan -çünkü ben hep üstüme başıma asarım kalemleri =) Bazen saçımın içinden çıkar -kıvırcığım ya, düşmez! =)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Fikir güzel ama uygulama nasıl olur bilemedim:) Denemek lazım:)
      Uzun saçlı olanların şu kalem sokma hallerini pek severim:)
      Sevgiler benden...

      Sil
  23. Sevgili Semi yine keyifle okudum.... sabahin 5:45 erken bir saat olmasina ragmen selam vermeden cikmak istedim.... cocuklarla yeni bir haftaya gunaydin derken, sanada guzel dolu dolu, mutlu bir hafta dilerim yanaklarindan operim :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne iyi yaptın gelmekle:)
      Ben de sana güzel ve mutlu bir hafta dilerim Şeker Kedim:)

      Sil
  24. en çok ceviz kabuklarından gemileri sevdim ben.....

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkürler! Çok basit üstelik:)

      Sil
  25. Ecnebilere elçilik durumunu geçen yıl kardeşimden biliyorum, uluslararası ilişkiler okumuş ve ekstra meraklı Kolombia'lı arkadaşına Çanakkale'yi gezdirirken göbeği çatlamıştı:)Sen artık usta oldun bu konuda hatta ben de bir gün randevu alıp seninle gezmek istiyorum zira hala burnunun dibindeki kent müzesine bile gitmemiş ayıplanası bir insanım. Buna ek olarak Karagöz-Hacivat Müzesi var listede bir de açıldığından beri ilanını görüp görüp gidemediğim Enerji Müzesi. Ooo ayıplayın beni de azcık yüzüm kızarsın yazınca hakettiğimi gördüm!
    Kalem kolye cin fikirmiş:) Yakışmş:)
    O yastık çok cici, ellerine sağlık. Çocukların resimlerini asma fikri de süper, bu ufaklıklar çok şanslı!
    Sevgiler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gezmek, gezdirmek güzel de, bir süre sonra anlatmaktan baygınlık geçiriyor insan:)) Kardeşini çok iyi anlıyorum:)
      Bir gün gezeriz derdim ama malum senin işlerin çok ve daha da çoğalacak:)
      Çok teşekkürler güzel yorumuna Kitana:)

      Sil
  26. blogumu yenı açtım takıbıme beklerım :) bende sızı takıbe aldım:)

    YanıtlaSil
  27. Geç oldu ama güç olmasın dimi... 20 gün internetsiz yaşayınca birikti düzenli okuduğum ama okuyamadığım sayfalar. Yine gezmişsin bolca ama formülü anladım bu kez,yabancı misafirler, yani itici güç. Hoş senin içinde olmasa misafir ne etsin de...
    Enerji müzesini merak ettim gerçekten aklıma Devrim arabaları filmi geldi. O dönemin şartları, imkansızlıkları...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Seni her zaman affederim, bloğum hep açık:)
      Gene gezilir tabii ama insan yaşadığı şehri en çok gezdirirken tanıyor, bu da bir gerçek:))
      Başka gözle bakmak, işin sırrı belki de:)
      Bu tarz müzeler ilgi alanına bağlı. Meraklısına süper, ama orada ne var ne yok diye de gitmek lazım, en azından fikir sahibi olmak adına.
      Sevgiler Ülker`cim:)

      Sil