27 Kasım 2012 Salı

Bazı Günler Yaşarsın, Tadından Yenmez!

İlk kez bir kakao ağacı ve meyvesini taze olarak görmemizin üzerinden çok geçmedi. (bkz. Chocoversum)Elinde Kolombiya menşeli kakao meyvesi ile gelen görevli genci görünce benimkilerin gözleri parlamış, yanımızda içini açmasıyla da bu görüntü ışık hızıyla hafızaya kazınmıştı.
Sonrasında dünyanın farklı bölgelerinden gelen kakao tanelerinden büyük bir hevesle ağzımıza atıp çiğnemeye bile çalıştık da olmadı, yutamadık. "Tanrıların Besini" yaramadı bize, bu muydu yani çikolatanın içinde kullanılan kakao, iğrençmiş anneeeee... diye söylendi çocuklar!
(tamam kötü anne Semi işbaşı yapar bazen, bilir de söylemez ne menem bir şey olduğunu. Heyyooo hazır bilgi yok bizde, herkes kendi yaşasın hayatı:))
Diğer bölümlerde henüz yapılmakta olan çikolatalardan her birininin tadına bakarak ilerledik de, ağzımız bildiğimiz tada kavuştu nihayetinde!
Çikolatayı ayıla bayıla yiyoruz iyi güzel de ne biliyoruz ki hakkında?!
Şöyle bir karıştırdım, çikolata üzerine ne çok araştırma yapılmış. Falanca üniversite, filanca klinik, prof.bilmem kim... Gazetelerin çarpıcı başlıkları altında okuruz hepsini: aktioksidan içerdiği, yüksek tansiyonu düşürdüğü, zengin bir kalsiyum kaynağı olduğu, özellikle kadınlara endorfin salgılattığı gibi... En çok da insanları neden mutlu ettiği üzerinde durulur. Benim konuyla ilgili açlığımı dış kaynaklı okuduğum bir yazı giderdi. Şöyle ki; çikolatadaki Tryptophan,vücuttaki iki yararlı hormonun (seratonin ve melatonin) salgılanmasını sağlayan amino asitlerden biri ve çikolata gibi birçok gıda ürününde mevcut. Ancak Seratoninin, ceviz, muz ve domateste çikolataya göre çok daha fazla olduğu tespit edilmiş. Tryptophan`ın da çikolatadan daha fazla olduğu pek çok besin var: peynir, et, süt, yumurta, terayağ ve protein içeren diğer besinler. Mesela 100 gr.lık sütlü çikolatada 50-70 mg.Tryptophan varken, 100 gr.lık peynirde 250-500 mg. Tryptophan var! Ama çikolata dışında hiçbirinin mutlulukla bağlantılı bir imajı yok o ayrı:)
Peki nasıl oluyor?
Çikolatanın ağzımızda  erirken bıraktığı his, aroması, tatlı olması zaten çikolatayı çekici hale getiriyor. Bunlara ek olarak çikolatayı çoğu zaman özel anlarımızda yiyoruz. Bir şey başardığımızda, sevindiğimizde ödül veriyoruz kendimize, ya da teselli oluyoruz bazen. Bir başarı elde ettiğimizde ve bu ödül sisteminde sevdiğimiz bir şeyi de yiyorsak bu Dopamin salgılanmasına yol açıyor. Hatta çikolatayı çok sevenlerde bu durum daha yemeden, sadece çikolata gördüklerinde bile gerçekleşebiliyor. Yapılan testlerde çikolatayı çok da sevmeyen birinde aynı etkiyi göstermiyor mesela. Kişisel tercihlerimiz ön plana çıkıyor bu konuda.

Ben ne mi yapıyorum şu anda? 

Nefis bir kahve eşliğinde, kendi yaptığım çikotalarımı (çikolata artıkları diyelim) yiyip post yazıyorum:) Yani eğer varsa bir mutluluk, meşhur hormonları salgılıyor olabilirim şu anda:)) Ama bu daha çok çikolatadan değil, kendi payımdan kaynaklanıyor sanırım.
Uzun zamandır ertelediğim bir şey yaptım: Hafta sonu çikolata workshop`una katıldım. Her şehirde vardır mutlaka, efsaneleşmiş tatlar, ağızdan ağıza yayılan başarı öyküleri...Uzay Pastanesi de Bursa`da özellikle pasta konusunda fenomen haline gelmiş bir markadır. Herkesin yolu oradan geçer mutlaka. Kurulduğu 1973 yılından beri kendisini sürekli yenileyen, yeni tatlarla bizleri buluşturan Uzay, kendi alanında Bursa`da açık ara öndedir. (bkz.Uzay)
Workshop sırasında verdiğimiz molada çok da güzel bir şey oldu. Üretimlerini gezme fırsatını yakaladık. Üretim ziyaretlerini severim, tatile bile gitsem varsa böyle bir imkan hiç kaçırmam. Bu sektörde ilk kez böyle bir yer gezdim. Ne kadar titiz çalışıldığının yanı sıra gıda mühendisi bulmuşken birkaç soru da sordum; kullanılan yağ, pastanın ömrü, tazelik durumu vs.


Çikolataları eritip, kokusu mekanı sararken, aklımdan geçen bir film geldi yerleşti kafama: "Chocolat" 
Çikolata eşliğinde yaşanan ne romantizmdi öyle o! Vianne, yaptığı enfes çikolatalar ve çingene Roux ile yaşadığı aşk...
(kabul, en çok Johnny Deep aklımdan geçti:))

(Chocolat, 2000, Joanne Harris`in aynı adlı romanından uyarlama film. Johnny Deep, Juliette Binoche)

Workshop bitti. Ben böyle çikolataydı, filmdi, Johnny Deep`di diye istediğim havaya gireyim, ömrü evin kapısının önüne kadar....
Kapıda benimkiler ve Peer Ole`nin kankası tarafından törenle karşılandım.
Elimdeki kutu saldırmak suretiyle açılıp talan edildi! Ben "herkes birer tane alsın" diye mırıldanırken sesim o tarafa ulaşmadı sanırım, kaç tur döndü veletler:)

Bence çikolatanın mutluluk hikayesi araştırılsın tamam da, şu çamurun çocuklar üzerindeki etkisi de araştırılmalı! Bu ne mutluluktur! Koy önüne en kral oyuncağı bakalım aynı etkiyi alabilecek misin?
Umurlarında mı ki aylardan kasım olmuş, şimdi eve böyle nasıl gireriz?
Bu sorulara kafa patlatmanın ne lüzumu var! Yazdan kalma sebze bahçesine çukuru aç, hortumla suyu doldur, dal içine! Hatta içine birkaç terlik at ve kaybet ki, onları arayıp bulmak da ayrı bir keyif katsın aksiyona:)

Beni gördüklerinde söyledikleri ilk şuydu: "Terlikler düştü içine, onları arıyoruz!" 
Ha ondanmış tamam o zaman, ben de neler düşünmüştüm oysa ki:)
Eeee ne yapalım, zaten olan olmuş, zevk almaya bakalım:) Kaptım makineyi ben de keyiflerine ortak oldum:)
Onların muhabbetinden çıkan tespitleri can kulağıyla dinledim:
  • Çamur banyosu yapılabilecek bir ortam her bahçede olmalıymış.
  • Çamur saça sürülüp kuruduğunda aynı jöle etkisi yapıyormuş.
  • Çamur içine düşen terliğin etrafı tabaka olup acayip ağırlaşıyormuş.
  • Hiç üşümemişler.
  • Bugün acayip güzel geçmiş.
Konuya The Subways eşlik etsin en 'cuk' oturanından: We Don't Need Money To Have A Good Time

76 yorum:

  1. Bu yazıdan çıkardığım anafikir; peynir reklamlarını çikolatalardaki gibi yapmalı:):)

    Ah ah, sen bir de bana sor "Chocolat"ı, sırf müzikleri için aldığım cdsi kayboldu diye ne üzülmüştüm, yenisini buluncaya kadar da göbeğim çatlamıştı.
    Kendi yaptığı çikolatayı yemek, çook güzel olmalı.Afiyet olsun.
    Bir sonraki çekilişinde made by semi çikolata dağıtacakmışsın,şimdiden sıradayım bak!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Doğru bir tespit olmuş seninki:) Bence bir sakıncası yok, her tür peyniri iştahla yerim zaten:)

      Film hafızamda iyi yer etmiş benim de:) Öyle bulamadığın CD olursa haber ver bana, ben bulurum:)

      Çikolata konusunda öyle bir iddiam olmaz. Hoş, çocuklar benden çok umutlu. Artık marketten çikolata alma diyorlar mesela:))))
      Sevgiler:)

      Sil
  2. ne güzel,onların mutluluğunu ben fotoya bakıp hissettim.çikolata ile ilgili yazı için elinizr sağlık.bir şey var ki mutlu olmak yine insanın elinde,sevgiler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aynen dediğiniz gibi, mutlu olmak bizim elimizde. Kendinle mutluysan zaten sevdiğin bir şey yiyorsun ve daha mutlu oluyorsun:)
      Teşekkürler beğeniniz için:)

      Sil
  3. Bazı yazılar okursun tadından ekrandan ayrılamazsın: )

    Sevdim en çoklarından bu yazını.
    He bir de dikkatımi çekti tırnakların uzun değil/ne alaka demi?/

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkürler:)

      Tırnaklarım hayatımın hiçbir döneminde uzun olmadı. Sevmem, ojeyi de sevmem, tıpkı ruj sevmediğim gibi:)
      Annemin dediği gibi "kadın dediğin şöyle olur, şöyle süslenir" diye anlattığı kadın tipi olmadım hiç hayatımda.
      Neyse bu saatten sonra da değişmem zaten:)

      Sil
    2. Anneme yalnız olmadığımı göstermem için örneksin, bilesin: )

      Ben de hiç beceremedim kadınlık görünüşlerini. Belki de ondan dikkatimi çekişi...

      Sil
  4. yine harika bir post olmuş semi. çocukların çamurdan çıkardığı dersler postun top noktası ama:) biz nerden düşünücez de bulucaz bunları yoksa:P sana da her zamanki gibi bir kere daha hayran kaldım yok üşürsün kirlenirsin bu leke de nasıl çıkar şimdi annelerinden olmadığın için:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Beğenmene sevindim:))

      Çocuklar öyle öğreniyorlar ne yapalım:)
      Yasakçı anne değilim, onlar da bunu kullanıyorlar.
      Ama kuralsız bir ev değil bizimkisi. Yemek saati, yatma saati, tv izleme falan hepsi bellidir.
      Bunun dışında her tür izin var bende.(hemen hemen her tür:))
      Yeter ki kendilerine ya da birbirlerine zarar vermesinler.

      Sevgiler:)

      Sil
  5. çikolata kendine has bulunmaz bir lezzet...Chocolat filmi muhteşem, sanırım 4 kez seyrettim,Johnny Deep zaten hoş, filmin müzikleri nefis, yani bu film izlenmeli...çamurlu ayaklara ne denir ki bakılır sadece gülümseyen bir ifade ile...mutluluklar...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkürler güzel yorumun için:)

      Sil
  6. Çikolata kadar mutlu eden bir yiyecek yoktur beni şu fani dünyada :) Sayende çikolata hakkında da bilgi sahibi oldum. Ah bir de çamur hakkında :D
    Sevgiler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yazıda anlatmaya çalıştığım gibi, aslında insanlar çok sevdikleri bir şeyi yedikleri zaman zate mutlu oluyor:) Düşündüm bir yandan, mesela beni belki de yeni demlenmiş bir çay kokusu çok daha mutlu ediyor:))
      çikolata hakkında daha yazacak/okuyacak çok şey var aslında. Millet durmamış, yığınla araştırma yapmış:)
      Öptüm seni:)

      Sil
  7. Çikolata tadinda ve etkisinde bir post :)

    YanıtlaSil
  8. Kendine zaman ayırman çok şahane olmuş...bunun çikolata ile olması ise zirve olmuş :)))

    Bir gün blogger buluşmasını yapıp herkese bir kap yiyecek getirme kuralı mı koysak acaba....düşüneyim ben bu fikri :D

    Ayrıca çamur candır! Kirlenmek güzeldir!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kendime zaman hep ayırıyorum, bunu yapmazsam sanırım yaşayamam:)
      Dün akşam da Efes Pilsen Blues fest.idim mesela:)

      Perşembe günü İstanbul`da senin programının yaklaşık aynısını yapmayı planlıyorum:)
      Blogger buluşmasını sen ayarla, istediğini bir kap yiyecek olsun:)

      Sil
  9. sema ayın sekizine çukulata isterim valla ben bilmem ne yaparsın..çok canım çekti ne yapalım..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yapabilirsem neden olmasın Zuhal`cim:))

      Sil
  10. Semicim çikolata şahane birşey, başlayınca son vermem zor oluyor, çikolata atölyesi eminim çok keyiflidir, burnuma kokusu çalındı sanki postu okurken, ayrıca çikolata filmi de en sevdiğim filmler arasındadır, çocukların eğlencesi süpermiş, fırsat bulsa kuzu da neler yapar kimbilir, tespitler şahane yalnız :) sevgilerimle..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yılbaşına yakın bir kurs daha var, bakalım müsait olursam gene gideceğim:)
      Bu işe en çok çocuklar sevindi. Artık marketten çikolata alma diyorlar:))
      Kuzu`ya ve sana sevgiler:))

      Sil
  11. çikolatanın herşeyi güzel; tadı, kokusu, yazısı, filmi...

    YanıtlaSil
  12. Ben çikolataya bayılanlardanım, her türlüsüne varım özellikle antep fıstıklısına, bu yorumu yazdıktan hemen sonra bir parça yiyeceğim mesela.
    Çamur meselesine gelince en sevdiğim şey, hiç karşı çıkmam bu gibi eylencelere ben de dalarım, çocukken de en sevdiğim eylence çamurla oynamak kil yoğurmaktı olan oldu seramikçi oldum sonunda. Oğlanlar pek keyif almışlar belli,bütün elektriklerini atmışlardır sanırım, neşeleri daim olsun çocuklarımızın bizim de tabi:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sokaklarda ben de çok oynadım, onları o yüzden anlayabiliyorum. Killi toprak bulduk mu çok sevinirdik:)
      Bırakalım oynasınlar, daha kaç sene oynayacaklar sanki...
      Evet, mutluluğumuz hiç eksik olmasın Fadiş:)

      Sil
  13. Unutmadan senin deniz kabularını toplamakta çok eğlenceliydi ama onlara şöyle güzel bir torba dikip süsleyesim var ama bir türlü karar veremedim:(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne zahmet oldu sana Fadiş! Deniz kabukları yeterli zaten benim için, o kadar kafa yorma:)

      Sil
  14. Kirlenmek güzeldir:)))
    Çikolata kokusu ve tadıyla dayanamadığım ama tüketmekten imtina ettiğim eşsiz lezzet:)
    Sevgiyle kal, daima...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkürler Ayşım:)
      Sevgiler sana da:)

      Sil
  15. Alemsin Semi :)) Çocuklar mı mutlu olur, hayır, bende iyi çikolata olursa çocuklaşırım :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çikolata ama iyisi olmalı. Piyasadaki çikolata kalitesinden o gün usta da bahsetti. İçindekiler kısmını mutlaka okumak lazım.
      Çocuklaşmak herkese lazım Bolat:) En yaratıcı onlar, en dobra onlar, hayatla en çok dalga geçen de onlar:) Yanılıyor muyum?

      Sil
    2. Yanılmıyorsun arkadaşım yanılmıyorsun :))

      Sil
  16. Yemin ederim bu yazıyı okuduktan sonra mutfağa gidip ağzıma çikolata attım:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :)))) Kalmadı bende hiç. Olsa getirirdim sana:)

      Sil
  17. Yukarida yorum yazan bircoklari gibi su anda tadilat halindeki agzimla cikolata emiyorum :-)))

    Cok iyi yapmissin workshop'a giderek! Ben de acaip severim imalathane gezmeyi, firsat plmuyor pek ama bulursam kacirmam.

    Oglanlar cok sansli, camur bahcesi bulduklari icin degil, buna izin veren bir anneleri oldugu icin!

    Camurdan yaratilmadik mi kardesim, insan ozune donuyor demekki :-) Masumiyet azaldikca da ozunden kopuyorsun, kucumsuyorsun guzelim camuru!

    Bu arada Johnny benim ahretligim, umarim obur taraftaki Nurilere klon imkani vardir, yoksa kavga cikar :-))))))




















    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Üretim yerleri hep ilgimi çekmiştir. Malta`da gördüğümüz Playmobil fabrikası çok ilginçti mesela.
      Arada belgesellerde denk gelince de mutlaka izlerim:)

      Senin tadilat bitmedi mi?

      Anneleri ne yapsın? Onlarla o kadar çok şey paylaşıyorum ki, annem kızıyor bana. "Kızım bunlar ileride çok zorlanacaklar, çok şey biliyorlar" diyor:))
      Dolayısıyla onlara basit bir şekilde bir şeyi yasaklayamazsın. Geçerli, sağlam bir sebebin olması lazım:)) Öbür türlü yalancı durumuna düşersin de haberin olmaz:)) Yazın annemde kaldılar birkaç gün. Annem daralmış durumdaydı:) "Bunlar ne çok soru soruyor kızım" deyip durdu:)

      Valla Johnny konusunda yalnız kalacağını sanmam:) Başta ben ortak çıkarım:))
      Öptüm seni:)

      Sil
  18. Ama şimdi benim canım çikolata çekti.. :)
    Her ne kadar şimdi çikolatalar artık eski tatlarını vermeselerde güzeller. Cezbediyorlar. Ama çok yenmiyor, yiyemiyorum açıkcası. en iyisini bulmak lazım. :)
    Çamur banyosu da güzelmiş. Terlik bahane.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Açıkcası ben çok çikolata fanatiği değilim. Yani başlayınca durdurulamayan türden değilim:) Kahve yanında falan yerim, arada aklıma gelirse bir iki parça atarım ağzıma. Piyasadaki çikolatalara dikkat etmek lazım. İçindekiler kısmı mutlaka okunmalı. (o gün usta anlattı biraz ne tür yağlar kullandıklarını vs.)
      Kaliteli çikolata gerçekten farklı:)
      Sevgiler:)

      Sil
  19. O filmi çok severim. Seksen kere izledim daha da izlerim müziklerine de bayılırım Rachel Portman. Hatta düğünümde de kullanmıştık bol bol, hatta telefon melodisi :)
    Çikolata konusunda kesinlikle müptelalık düzeyindeyim ama bitter... Eti karam yiyorum ben genelde ama içindekileri hiç okumadım, dur bakayım neler varmış.
    Son olarak çocukken asla kirlenemedim ayrıca hiç çamura basamadım, yağmur suyu dolu çukura da. Niyetim hepsini kızımla yapmak :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bende müptelalık yok, yani büyük ihtimalle benim mutluluk hormonum yeni demlenmiş bir çay kokusunda daha çok salgılanır:))
      Yediğim zaman sütlü çikolata pek sevmem. Bitter tercihim ama illa kakao oranı yüksek olacak. Favorim Lindt %70-80 arası kakao.

      Benim çocukluğum sokakta geçti, toprakla çok oynadım:)
      Umarım oynarsın güzel kızınla:)

      Sil
  20. GENE SÜPER bir post Semi çikolata filmi benşm içinde başka bir özelliği önemi olan bir filmdi şimdi duyunca içim sızlıyor ama hayat işte yapacak birşey olmuyor bazen....

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İçin neden sızladı Begit? Film çok dokunaklı mı geldi?
      Güzel filmdi ama, benim hala aklımda. Özellikle Johnny Deep:))


      Sil
    2. benim olay tamamen duygusal... Hayata karşı artık kırgınlıklarım var Semi....

      Sil
    3. Buna bir yorum yazmam zor Begit.

      Sil
    4. Buna bir anlam vermeli miyim, yoksa seni seninle mi bırakayım Begit?

      Sil
  21. cocuk olmak ne guzel...
    cikolata yemek de ne guzel...
    canim cikolata istedi simdi gecenin bir yarisi olmaz ki!

    Bu arada Koln'de bir Cikolata muzesi var-sanirim gezdigim en guzel muzelerden biriydi su hayatta, olurda yolunuz duserse mutlaka gorun derim ;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Köln`e gitmiştim bir zamanlar ama çok kısa ve bahsettiğin müzeyi görmedim maalesef.
      Seviyorum müze ziyaretlerini, umarım bir gün oraya da giderim.
      Sevgiler buralardan:)

      Sil
    2. Köln'deki o fabrikayı gezmiş ve
      çikolota sevmememe karşın,
      kokusuna bayılmıştım:))

      Sil
    3. Umarım bir gün yolum düşer:)
      Üretim yerlerini çok seviyorum.

      Sil
  22. Tatli olan her seye bayiliyorum gerci tuzlu da olsa farketmez yenebilen her seyi cok seviyorum galiba :)

    Cikolata konusunda da sansliyim sanirim, memleketinde yasiyorum.. Her cesit cikolatalarin yaninda ev yapimi cikolata satan kucuk sirin dukkanlar da oluyor, mis gibi cikolata kokan.

    Benzer bir tecrubeyi Brugge’deki cikolata muzesinde ve cikolata festivalinde yasamistim. Kendimiz yapmamistik gerci. Sevimli bir amca bir yandan cikolata yapip bir yandan da cikolata hakkinda bilgi vermisti, ustune de hazirladigi cikolatalardan denemistik, harikaydi. Seninkilerden de denemek isterdim, artik bir dahaki sefere;)

    Johnny konusuna hiiiic girmek istemiyorum, cikolata gibi izlerken mutlu edenlerden diyeyim sadece :D

    Ben cocukken hem kucuk bir yerde yasadigimizdan hem de sehirlesme vs daha az oldugundan hep disarida oynardik, duser, yaralanir, berelenir, ustumuz basimiz kirlenir, toz toprak olurdu. Simdi kimi bilgisayar basindan kalkmayan kimi de istese de disarida oynayacak ortam bulamayan cocuklar icin uzulurken boyle fotograflar gorunce icim acildi. Orda olsaydim cektigin fotograflarda bir cift camurlu ayak daha olurdu :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet ya sen memleketinde yaşıyorsun gerçekten:)))
      Bizim yaparken kullandığımız çikolatalardan biri de Belçika`dan gelmişti:)

      Ben de dışarıda çok oynadım. (zaten evde olsak oynayacak oyuncak mı vardı!)
      Toprakla çok oynadım, killi toprak arardık sürekli. Bulunca çok sevinirdik. Bir de annemin ince çoraplarıyla toprağı elerdik:))

      Bizim ev çocuklu ev, dolayısıyla dağınık olur, pencerelerimde parmak izleri olur, musluklarım boyalı olur (genelde boyalı ellerini yıkamak için musluğu açarlar ve bu arada her yer boya olur:)) gibi gibi gibi....Ben böyle yaşanan evleri seviyorum, müze evleri değil.
      O gün çamurları temizledik ama tahmin edersin ki yürüdükleri her yer ve banyo çamurlu bir görünüme sahip oldu:))
      Ama nasıl eğlendiler! Anlat anlat bitiremediler. Evin boşuna kirlenmediğini çok iyi biliyorum:))

      Seni de bekleriz, daha büyük bir çamur banyosu yaparız:))
      Sevgiler:)

      Sil
  23. bayildim :) negzel vakit gecirmissiniz :) en cok da "hazir bilgi yok biz de " kismini sevdim hayat en iyi yasanilarak ogreniliyor di mi semi :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hoş geldin Doz:)
      Hazır bilgi yok gerçekten. Benimkiler zaten alışkın, sürekli bir soru sorma hali, sormuyorlarsa bir şeyleri deniyorlar:))
      Hayatı böyle tanıyacaklar. En çok akıllarında yaptıkları şeyler kalıyor, okudukları değil.
      Sevgiler Doz`um:))

      Sil
  24. çikolota mutluluk kaynağı değildir benim için ....
    örneğin çay...
    mutluluk lkaynağı olabilir ama:))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet, bahsettiğim buydu zaten:)
      Yorumlarda da yazmıştım, benim için beni motive eden, mutluluk veren başka şeyler var. Çikolata tutkusu yok bende:)

      Sil
  25. Tum yazdiklariniz paylastiklariniz okadarguzel ve keyif vericiki bayiliyorum:)) Cok seker biri oldugunuzu dusunuyorum..sevdiklerinizle mutlulugunuz hic eksik olmasin.. "Hazir bilgi yok bizde ":)) ne tatli yazis ve anlatis..sevgiler:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sizin de yorumunuz çok tatlı ve moral verici:))
      Çok teşekkürler:)

      Sil
  26. ben de istiyooom. Semi 3. çocuğun olabilir miyim????

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Seve sever, buyur gel!
      3 erkek, 1 kediye bakıyorum, sana da bakarım:))

      Sil
  27. Ne denir ki şimdi
    Hergün böyle geçsin tadından yenmesin inş.

    Bir de
    böyle güzel çikolataları bulamadığımız
    elimizde kalan üç beş kuruşla
    abartısız çamur tadında çikolatalar alıp arkadaşlarla kendimizi kandırdığımız o günler geldi aklıma.
    Çikolata olsun da çamurdan olsun sözü hiç bu kadar gerçek olmamıştır sanırım :D
    Aslında kendimizi çikolatadan soğutuyormuşuz ya neyse :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Her gün olsa keşke:)
      Arasıra olsun ben gene de razıyım ama:)
      Çikolatanın bu kadar çeşitli olduğunu ve kalitesinin çok değişken olduğunu ben de çok geç öğrendim:)
      Teşekkürler güzel yorumunuza...

      Sil
  28. bu saatte bu yazıyı okumak pek ıyı olmadı. buldum, damla cıkolata vardı bır kosede.

    YanıtlaSil
  29. O ne keyifli bir yazıydı öyle...

    Bu çamurun mutlulukla bağlantısı, çikolatayla aynı renk olmasından geliyor olabilir mi :D

    Harika bir workshop olmuş belli. Benim de canım çekti :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aynı renk? Doğru belki de Leyla`cım:))
      Sen bunların alasını yaparsın, ben eminim:)
      Sevgiler:)

      Sil
  30. Ne güzel yazmışsın. En çok da yasaksız ama otoriter anneliğini seviyorum senin. :) Harikasın.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkürler:))
      Teşhis tam olarak doğru sanırım: Yasaksız ama otoriter:))

      Sil
  31. Semi, Sen bu yazıyı yazdığın gün iş yemeğinde çikolata konusu açılmıştı. İsviçre çikolatasının aslında Belçikada kalıplar halinde üretilip, son şeklini alması için İsviçreye gönderildiğini ve bunun sebebinin de Belçikanın en iyi kakao üretimi yapan bölgelerini sömürgesi yaptığını konuşmuştuk. Otele bir döndüm ki, sende çikolata yazmışsın :) sana yazdım, Strasbourg'dan çikolata alayım mı diye ama yollayamadım bir türlü, sonra da vakit olmadı çikolata alacak :(
    O çamurlu ayakları da çikolataya batırır yerim :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çikolatayı senden almış ve yemiş kadar oldum. Çok teşekkürler:))
      Bahsettiğinden haberim yoktu. Bilgilendim sayende:)
      Bizim o gün yaptığımız çikolatalardan biri de Belçika`dan gelmişti.
      Çamurlu ayakları nasıl temizledik gel sen bir de bana sor:))))
      Sevgiler canım:)

      Sil
  32. ah çikolata ah, var mıdır hiç sevmeyen acaba, ben hiç rastlamadım. workshop ne güzel geçmiş, ben de geçen yıl Akara'da gitmişim bir çikolata kursuna ama biz bu kadar detaylı bir eğitim alamadık maalesef, ne güzel siz üretim tesisini de gezmişsiniz.
    Chcolat'taki çikolatalar tabi ki dikkat çekici, hatırda kalıcı ama Johnny Deep'in daha çok aklından geçmesi bence çok normal:))
    Seninkilerin çamura merakı, doğaya ve keşfetmeye meraklarıyla paralel bence. Ne güzel yaşayarak öğreniyor, keyif de alıyorlar kolayca elde edilebilecek şeylerden, ama artık aylardan aralık ve soğuklar pek yaman, üşütmesin afacanlar:) sevgiler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çikolatayı sevmeyen ben de duymadım ama az yiyen biliyorum:)
      Ben mesela çok düşkün değilimdir. Evde her daim var (çocuklardan dolayı) ama yediğim nadirdir.
      Üşütmek falan yok onların sözlüğünde:))
      Eğlence ilk sırada:))
      Görüşelim diyorum artık, ne dersin bilmem. Epey zaman oldu.
      Çok öptüm:)

      Sil
  33. Ben bu postu nasil olmus da kacirmisim? Demek ki cok fazla isim vardi. Ahhhhhh cikolataaaa ozellikle de Leonidas olursa hayir demem.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Benim de arada kaçırdığım oluyor mutlaka. Olsun geldin ya:))
      Leonidas hiç yemedim. Yorumlarda da yazdığım gibi aslında aşırı bir çikolata arsızlığım yok. Yeni tatlara her zaman açığım. Bulursam bir yerlerde denerim mutlaka Leonidas`ı da:))
      Sevgiler:))

      Sil
  34. çikolata filminin aynı zamanda, kitabı da vardır. ben almıştım çok güzeldi gerçekten.

    YanıtlaSil