1 Haziran 2017 Perşembe

Oje ile Saksı Renklendirme

Geçenlerde oje alırken düşündüm de (içinde oje geçen bir cümle bana ne kadar yabancı) hayatımda hiç gidip oje seçip almamışım. Çocukken birkaç kere ablamların ojesinden sürdüğümü hatırlıyorum, ha bir de evlendiğim gün. O da son anda gelinliğimle evden çıkarken yakalandım, "ojesiz gelin mi olurmuş" diyerek azarlanmıştım bir de üstüne.
Ojeyi günlük rutini içine alan kadınlar için saçma gelecek bir düşünce ama ben oje sürersem o parmaklar artık bana ait değilmiş gibi hissederim. Ellerim benim için önemli (hişşt boşuna 'mutlu eller' demedik), yemek yaparken asla eldiven kullanamam, kullanan birini görürsem de o yemek bana batar, rahatsız olurum fena halde. Benim için malzemeyi hissetmek, dokunmak önemli. Yüksük bile takmıyorum parmağıma, düşün yani, illa o iğne batacak:)

Peki konumuz neden oje? Cevap aşağıda ⬇


İnternette fazla vakit geçirince neyi nerde gördüğünü unutuyor insan. Birisi ojeyle kupaları renklendirmişti, "vay be, demek oje işe yarayan bir şeymiş" demiştim kendime. O gün baktım nasıl yaptığına, sonra üzerinden bilmem kaç zaman geçti. Unuttum gitti. Ta ki büyük marketlerden birinde dolanırken önüme sepet sepet oje çıkana kadar. Tabii en ufak bir fikrim yok, benim için ojelerin hepsi aynı. En ucuzundan (tanesi 3 tl.) dört rengi gözüme kestirip aldım. Kasada teyzenin biri "ah tam bahar renkleri, gençler için ne güzel" dedi bana bakıp. Üzerimde sabahın körü evden çıkış kostümüm: altta tayt, üstte tişört, ayağımda spor ayakkabı. Hımm, bir de mavi oje sürersem 10 yaş daha gençleşmemem için hiçbir neden yok:) Teyzeye ojeleri tırnaklarım için değil, saksı boyamak için aldığım gerçeğinden ise hiç bahsetmedim, kibarca gülümseyip çıktım.


Olur da yapmak istersen durum bu: Benim saksılar evde mevcuttu zaten. Ojeleri de temin ettikten sonra geriye bir tek ılık su kalıyor. Daldırma işi için günlük kullandığım cam kaseyi feda ettim, sen yapma. Bul bir plastik dondurma kabı onu kullan. Zira ojeyi çıkartmaya çalışmak hiç komik değil.
Kabın içine ılık olan suyu koyduktan sonra, istediğin renkleri dilediğin gibi karıştırmak serbest. Saksının tüm çevresini batırmak zor, o yüzden sadece bir taraftan tutup batırdım. Tasarımı zaten içinde olduğundan fazla bir şey yapmaya gerek yok. Batırdıktan sonra hiçbir yere bulaştırmadan gazete kağıdının üzerinde kurumaya bıraktım. Hepsi bu!

21 yorum:

  1. Şahane olmuş.. Ellerine sağlık

    YanıtlaSil
  2. Çok güzel olmuş, eline sağlık. Ama hakikaten ojesiz gelin olmamalı:)))şöyle French manikür dediklerinden en azından. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Olmaz mı dersin:)) Ne bileyim bana çok gereksiz geliyor işte:)) Bence oje en fazla böyle kullanılmalı, saksı boyanmalı, kupa vs. boyanmalı:)) (duymasın beni kozmetik bloggerlar, yolarlar saçlarımı:))

      Sil
  3. Her defasında nasıl yapılıyor bunlar diye şaşırıyorum Semi :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Şaşırma Bolat, her şey oluyor işte:) İnsanoğlu sınır tanımıyor:))

      Sil
  4. Cok guzel olmuslar. Bunu sirf yorum olsun diye soylemiyorum. Ilk defa ojenin bu sekilde kullanildigini goruyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkürler. Oje kullanım alanını böyle daha çok sevdim laf aramızda:))

      Sil
  5. Pinterestte görmüştüm ben de. Fincanlara desen vermişlerdi. Saksılar içinde güzel fikirmiş. Bende de oje yok edinmeli demekki....

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet evet, var oralarda:) Oje neyse ki ucuz bir malzeme, saksılar hoşuma gitti. Yapıp da hediye bile veririm arkadaşlarıma:)

      Sil
  6. Ya sen var ya:)) Neler neler yapıyorsun yine Semi? Ellerine sağlık şahane olmuş:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tırı vırı işler peşindeyim:)) Elimdeki onca iş yetmiyormuş gibi:))
      Teşekkürler Sezer`cim:)

      Sil
  7. Mavi yeşili bir arada çok severim. Bu yüzden o daha güzel olmuş gibi :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkürler:) Bir de mavi-yeşil biraz daha iyi dağıldı saksı yüzeyine:)

      Sil
  8. Harika, o mutlu ellerinize sağlık,

    YanıtlaSil