Aylar öncesinden planlandığı gibi CISV* kampından misafir çocuklarımız geldi. 'Open Day' sonrası aldık onları okuldan. Çocuklar tarafından güzel bir karşılama oldu. Katılan tüm ülkeler bizlere küçük bir tanıtım yaparken, daha önce hiç duymadığım bir ülke kısa filmiyle bana çok şey anlattı: Faroe Islands! Biliyorsanız benim cahilliğim olsun:)
Kuzey ülkeler havasından suyundan ilgimi çeker benim, onların bu sakin havası, muhteşem doğası gizemli gelir bana. Bundan dolayıdır ki tüm kamp hikayesini bir tarafa bıraktım, şu an ben Faroe Adaları`nda geziyorum çoktan:) Nüfusu, yerleşimi, dili, geçim kaynağı, nasıl ulaşılır...derken 'ne zaman gideriz' planlarına başlamışım farkına varmadan...(bkz.Faroe Islands)
Bunu bir tarafa bırakalım, kamptan iki çocuğumuz vardı: Norveçli (Stavanger şehrinden) ve Amerikalı (Cincinnati/Ohio`dan). Dolu dolu ama tahminimden çok daha sakin günler geçirdik, Amerikalı Perrin biraz daha fırlama olsa da, Clement`in sakinliği dengeledi olayı.
| Çocukların yanlarında getirdikleri tanıtım broşürleri, haritalar, kendi hazırladıkları kitapçıklar |
Bu kadar genç nüfusuyla övünen, her eve üç çocuk kampanyaları düzenlenen, çocuk sevgisinden, kürtaj yasağından, sık sık çocukları-gençleri koruma kanunundan bahsedilen ülkemde çocuklar adına yapılanlara bir bakın! Bahsettiğim iki milyonluk nüfusuyla Türkiye`nin en çok nüfusuna sahip 4. şehri...
Bunu yeni fark etmedim tabii ki. Ama insan günlük yağında kavrulurken, alışkanlıkların da etkisiyle hasır altı ediyor düşüncelerini. Ta ki birileri çıkıp çocuk gözüyle şehri keşfetmek isteyene kadar...
Havanın çok sıcak olmasından dolayı zaten var olan imkanlar da kısıtlı hale geliyor ister istemez.
| Bunlar bize gelen hediyeler |
Çocuk her yerde çocuk, işin eğlence kısmı mutlaka olmalı.
Özetle; benim memnuniyetsizliğim bir yana çocuklar hoş vakit geçirdiler, yüzlerinden okunan buydu:)
(Çocukların fotoğraflarını ailelerinin izni olmadan buraya koymak istemiyorum.)
Bize gelirken misafir eden aileyi unutmayıp hediyelerini de alıp gelmişler. Cincinnati`yi tanıtan bir kitap ve Norveç`ten bir Troll. Troll kardeşimiz Norveçli mitolojik bir kahraman, ormanlarda ve dağlarda yaşadığına inanılıyor. Trollerin el ve ayak parmakları dört tane, burunları uzun ve kuyrukları var. Kimisi çok büyük, kimisi küçük ama hepsi epey yaşlı ve doğaüstü güçleri var. Hava karardığında veya gece görünüyorlar, hatta görünüp hemen kaybolduğu söylentiler arasında. Bir de filmini çekmişler, 2010 Norveç yapımı: Troll Hunter. Macera-korku filmi, izlemedim ama sanırım benim bu sevimli bulduğum yaratıklar pek iyi gösterilmemiş:)
*Bir de şu yazının içinde yıldız koyduğum CISV`nin açılımını yapayım biraz. Kısalmadan önceki hali bu: Cildren’s International Summer Villages. Kendilerini ise şöyle ifade ediyorlar: "CISV uzun süreli barışın, ancak bireylerin ve grupların arkadaşça bir arada yaşamayı öğrenebilmeleriyle mümkün olduğuna inanır ve bu inancı geliştirmeyi amaçlar. CISV 'ye göre bu vizyonu geliştirmenin anahtarı, işe çocuklardan başlamaktır. CISV programları gençlere diğer ülkelerden gelen yaşıtlarıyla tanışma ve uluslararası arkadaşlıklar kurma fırsatı verir."
(Daha detaylı bilgi için bkz.CISV)
Yazımı burada törenle bitirirken sizleri Yeşil(!) Bursa manzarasıyla yalnız bırakıyorum. Aman dikkat edin, gözleriniz fazla yeşilden kamaşmasın, alışkın olmayan gözlerde yan etki yapıyor:))
