20 Nisan 2018 Cuma

Park Deyip Geçme: Parque das Aves

Iguazu Şelaleleri`nin olduğu bölgede kaldığımız yerden devam ediyorum. Şelalelerin hem Arjantin hem Brezilya tarafını anlatmıştım. (Hatırlamak isteyenleri buraya alayım.) Konudan pek de uzaklaşmadan yine Brezilya tarafında yer alan, şelalelerin girişine yürüyüş mesafesinde olan ve çocuklarla mutlaka görülmesi gereken parkı anlatmam gerekiyor. Bölgede şelalaler gibi bir "highlight" varken Parque das Aves tur şirketlerinin mutlaka uğradığı yerlerden değil. Bence büyük hata! (Ya da belki de kuşların ve orada yaşayan pek çok canlının kendi halinde sakin yaşamaları ve bu doğal ortamı korumak için en iyisi mi demeliydim bilemedim.)

1994 yılında Dennis ve Anna Croukamp tarafından kurulan Parque das Aves bir hayvanat bahçesinden çok öte; 1400`den fazla kuş barındıran ve 150`den fazla kuş türüyle yakından tanışacağınız, hasta veya nesli tükenmekte olan hayvanları destekleyen, içerisinde bir bakım evi de mevcut olan kuş cenneti. Hediyelik eşya satışından elde edilen gelirin bir kısmı da yine bu amaca yönelik kullanılıyor. Park için söyleyebileceğim özet: pekçok kuş türünü görünce "hiç bu kadar yakından görmemiştim" dediğiniz şahane ötesi bir deneyim!







Daha önce de bahsettiğim gibi Brezilya genelinde doğa sıradışı ve inanılmaz. Yol kenarlarında muz ağaçları, sarmaşıklar, iri gövdeli ve dalları birbirine geçmiş ağaçlar görmek gayet normal. Koca koca yaprakları görünce fotoğraf çekmeden yapamazdık.


Brezilya`da sokakta, sağda solda hindistan cevizi suyu çok içiliyor. Bizim bildiğimiz kahverengi, tüylü hindistan cevizi değil de tazesi içiliyor. Bir zamanlar hindistan cevizini kesip kâse yapmıştık o geldi aklıma yazarken:) Neyse, bu içilen hindistan cevizinin çöpünü de ayrı topluyorlar, parkta olduğu gibi şehirlerde de toplama sepetleri var.



Muz ağacı nasıl ama? Her yerde rastlamak mümkün ve her defasında dayanamayıp fotoğrafını çektim. Bu fotoğrafta pek fark edilmiyor olsa da çiçeğin rengi acayip! Ne zaman çiçekleniyor, olgunlaşıyor vs. henüz araştırıp öğrenemedim. Bir dönem muz ağacına bakmaya niyetlenmiştik ama Bursa`da iklim malum, yaprakları büyüse de muz verecek duruma hiçbir zaman gelemedi.


Hiç bu kadar büyük bir kelebeğe rastladınız mı? Epey bir süre Kai Felix`in paçasında bu vaziyette kaldı, mest olduk tabii. Bu bölgede yaklaşık 800 çeşit kelebek türü yaşıyor diye boşuna demedik. Parkta da hatırı sayılır şekilde fazla. Kelebekler için meyvelerden özenli sofralar kurulmuş, öyle böyle değil resmen ziyafet sofrası. Bizde bu tropikal meyveler kaç para haberin var mı senin ey Brezilya:)



Parque das Aves çok büyük değil. Şelalelerin Brezilya tarafını dolaşıp hemen çaprazında yer alan bu parka da kolayca gidilebilir. Park için yaklaşık 2 saat ayırmak rahatlıkla yeter.

http://www.parquedasaves.com.br/en/

Not: Fotoğrafları izin almadan kullanmadığınız için teşekkürler. 

9 Mart 2018 Cuma

Sen ne Muhteşemsin Foz do Iguaçu!

Bu yıl sömestr tatilinde beklemediğim kadar çok "en" ve "ilk" yaşadım. Tatile gidilen yer Brezilya olunca bu durum çok da şaşılacak bir şey değil aslında. Şimdiye kadar yaptığım en uzun uçak yolculuğu, kıta ve mevsim değiştirdiğim ilk tatil olarak Brezilya adını altın harflerle çoktan kazıdım. İki hafta böylesine büyük bir ülke için az ancak güzel ve şahane şeyler yaşamak için iyi bir zamandı.
Aslında anlatmaya şu noktadan başlasam iyi olur, neden durduk yere Brezilya`ya gittik? Sadece tatil değil elbet, bir süredir gönül bağım var Brezilya ile. Eşimin bir proje için orda olması doğal olarak bu yılki tatil rotasının yönünü değiştiriverdi. "İyi ki" dedirten güzel ve bir o kadar da ilginç günler yaşadık.
Evet, ülke büyük, çok büyük hatta. São Paulo ve Rio de Janeiro`yu gezdik gezmesine de benim için tatile damgasını vuran tek yer vardı: Foz do Iguaçu! (Iguazu Şelaleleri)


16 Ocak 2018 Salı

Bir Sergi ve bir Kitap Önerisi: 1970`li Yıllarda Hayatımız

Şehrimizdeki en iyi müzelerden biri olan Bursa Kent Müzesi`nde aralık ayından beri şahane bir sergi var: Bursa`da Arabesk Yıllar 
1970`li yılları anlatan sergi elbette sadece Bursa ile sınırlı değil. O yıllarda bizi neler etkiledi, radyodan sonra televizyon hayatımızda neleri değiştirdi, dönemin sanatçıları, dizileri, Bursa ve ülkemizden haber başlıkları ile hem gülümseten hem de duygulandıran bir sergi.
Yaşımdan dolayı benim de birçoğunu hatırladığım o yılların anlatımı, sergiyi annemle gezince daha bir anlamlı hale dönüştü. Bir eşyanın önünde durup "a bu bizde vardı" dediğimiz ya da bir şeyin reklamını görüp cıngılının kulağımızda çınladığı anlar çok oldu.
Sergi, o yılları bilenler için çok anlamlı ve duygu yüklü olsa da bilmeyenlere de ülkemiz tarihinden önemli bir kesit aktarıyor. Çocukluğumdan ufak tefek bazı notları da yazdığım sergi izlenimim umarım size keyifli bir okuma sunar.