9 Mart 2018 Cuma

Sen ne Muhteşemsin Foz do Iguaçu!

Bu yıl sömestr tatilinde beklemediğim kadar çok "en" ve "ilk" yaşadım. Tatile gidilen yer Brezilya olunca bu durum çok da şaşılacak bir şey değil aslında. Şimdiye kadar yaptığım en uzun uçak yolculuğu, kıta ve mevsim değiştirdiğim ilk tatil olarak Brezilya adını altın harflerle çoktan kazıdım. İki hafta böylesine büyük bir ülke için az ancak güzel ve şahane şeyler yaşamak için iyi bir zamandı.
Aslında anlatmaya şu noktadan başlasam iyi olur, neden durduk yere Brezilya`ya gittik? Sadece tatil değil elbet, bir süredir gönül bağım var Brezilya ile. Eşimin bir proje için orda olması doğal olarak bu yılki tatil rotasının yönünü değiştiriverdi. "İyi ki" dedirten güzel ve bir o kadar da ilginç günler yaşadık.
Evet, ülke büyük, çok büyük hatta. São Paulo ve Rio de Janeiro`yu gezdik gezmesine de benim için tatile damgasını vuran tek yer vardı: Foz do Iguaçu! (Iguazu Şelaleleri)


16 Ocak 2018 Salı

Bir Sergi ve bir Kitap Önerisi: 1970`li Yıllarda Hayatımız

Şehrimizdeki en iyi müzelerden biri olan Bursa Kent Müzesi`nde aralık ayından beri şahane bir sergi var: Bursa`da Arabesk Yıllar 
1970`li yılları anlatan sergi elbette sadece Bursa ile sınırlı değil. O yıllarda bizi neler etkiledi, radyodan sonra televizyon hayatımızda neleri değiştirdi, dönemin sanatçıları, dizileri, Bursa ve ülkemizden haber başlıkları ile hem gülümseten hem de duygulandıran bir sergi.
Yaşımdan dolayı benim de birçoğunu hatırladığım o yılların anlatımı, sergiyi annemle gezince daha bir anlamlı hale dönüştü. Bir eşyanın önünde durup "a bu bizde vardı" dediğimiz ya da bir şeyin reklamını görüp cıngılının kulağımızda çınladığı anlar çok oldu.
Sergi, o yılları bilenler için çok anlamlı ve duygu yüklü olsa da bilmeyenlere de ülkemiz tarihinden önemli bir kesit aktarıyor. Çocukluğumdan ufak tefek bazı notları da yazdığım sergi izlenimim umarım size keyifli bir okuma sunar.


23 Aralık 2017 Cumartesi

Çekiliş Zamanı

Yılın sonu geldi malum. Değişen bir şey yok aslında ama aralık ayını hep heyecanlı bulurum. Evin havası değişiverir, ufak tefek hediyeler düşünülür, kurabiyeler, kekler yapılır... Güzeldir işte, bazen nedensiz mutlulukların suratında bıraktığı şapşal ifade gibi.
Geçen yıl olduğu gibi bu yıl da bu heyecanlı ayı bir de çekilişle taçlandırayım diye sizler için iki hediye seçeneği düşündüm. Biri elbette yine kitap, diğeri ise beni tanıyanların veya takip edenlerin yakından bildiği gibi kendi diktiğim bir "mutlu eller" çantası...


Kitabımızın adı "Böyle mi Olacaktı?" Orjinal adı: It Ended Badly. Kitap, kapağında da yazdığı gibi tarihte iz bırakan 13 ayrılık hikayesi anlatıyor, öyle bildiğimiz gibi ayrılmalar değil tabii. Gayet fena.
"Çok, çok, çok sevdiğiniz eski sevgilinizin ardından yanaklarınızdan süzülen yaşlarla yatağınıza uzanıyorsanız durumla bu kadar iyi başa çıktığınız için kendinizi tebrik etmelisiniz. Çok daha fenasını yapıyor olabilirdiniz. Çok daha fenasını. Eski sevgilinizin kellesini alıyor, hiç tanımadığınız tipleri hadım ediyor veya bir şişme bebekle yeni bir hayata yelken açıyor olabilirdiniz. Siz bir kahramansınız."