22 Mayıs 2019 Çarşamba

Zeka Gelişimini Destekleyici Okul Öncesi Oyunları




Okul öncesi dönemde oyun oynayan çocukların hayata 1 adım önde başladığını siz de biliyorsunuz değil mi? Okula başlamadan önce ailesi ya da arkadaşları ile oyun oynayan çocukların hem düşünme hem de öğrenme becerilerinin daha çabuk geliştiği uzmanlar tarafından ifade ediliyor. Okul öncesi oyunları oynayan çocukların etkili iletişim kurma becerileri de gözle görülür oranda artıyor. 

Anaokulu Oyunları Neden Önemli?
Henüz hayata hazır olmayan çocuğunuz anaokuluna gidiyorsa çeşitli oyunlar oynadıklarını görüyor ya da ondan dinliyorsunuzdur. Sizin de bazen aklınıza takılıyor mu “Anaokulu oyunları ne işe yarar?” sorusu? Bu soruya kısa bir cevap vermek pek de kolay değil. Zira anaokulu oyunlarının çocuklara faydaları saymakla bitecek gibi değil. Yine de en önemlilerini kısaca özetleyelim.

Okul Öncesi Oyunların Faydaları
Çocuğunuzun henüz okula başlamadan, anasınıfı oyunları olarak da bilinen okul öncesi oyunlar oynaması durumunda yaşamının her anında kendine güvenmesini sağlamış olursunuz. Ayrıca eğitim hayatına başladığında, okul öncesi oyunlar sayesinde kazandığı tecrübeler ile okula hazır hale gelecektir. Oyun oynayan çocukların problem çözme yetenekleri de gelişmiş olur. Böylelikle yetişkin olduklarında bile yaşayacakları problemlere kolaylıkla çözüm bulabilirler.

      Çocuğun muhakeme yeteneğinin gelişimine katkı sağlar.
      Öğrenme becerilerinin edinilmesine destek sunar.
      Kavrama ve anlamlandırma için destekleyicidir.
      Birlikte çalışma ve takım olma bilinci kazanırlar.
      Okul, onlar için bir “Öcü” değil; gitmek için can attıkları bir yer olur.
      İletişim becerileri artar ve daha kolay iletişim kurarlar.
      Motivasyon ve odaklanma konusunda ilerleme kaydederler.



En Güzel Okul Öncesi Oyunları
Oyunlar, çocuklar için doğal öğrenme ortamlarıdır. Zeka gelişimini destekleyici okul öncesi oyunlar, bir çocuğun daha kaliteli bir hayat sürmesi için de olanak sunar. Okul öncesi oyunları ile çocuklar, yaşadıkları dünyaya daha kolay uyum sağlarlar. Şimdi gelin, en güzel ve faydalı okul öncesi oyunlara bir göz atalım:

1- Şapka Bende Oyunu

Çocuklar bir yuvarlak oluştururlar. Bu sırada bir müzik çalar. Şapka sırayla her çocuğun başında dolaşır. Müzik bir anda durduğunda şapka hangi çocuğun başında kaldıysa; bir şarkı söyler ve oyun böyle yeniden devam eder. Bu oyunda çocukların dikkat becerileri, topluluk önünde konuşma yetenekleri gelişir.

2- Aynada Kim Var Oyunu

Çocuklardan biri “ayna” olarak seçilir. Ardından bir başka çocuk karşısına geçer ve ayna olan çocuğun yaptıklarını taklit eder. Mesela ayna saçıyla oynuyorsa karşısındaki çocuk da saçıyla oynar. Bu tip taklit içeren oyunlar çocukların daha çok gülmesine ve eğlenmesine olanak sağlar. Dilerseniz tüm çocuklar ayna olan çocuğun karşısına geçerek onu taklit edebilirler.


3- MentalUP Okul Öncesi Oyunları


Yeni nesil, sadece fiziksel oyunlara değil akıllı telefonlar, tabletler ya da bilgisayar üzerinden oynanabilen oyunlara da ihtiyaç duyuyor. Çocuk gelişim uzmanları da yasaklamak yerine, günlük belirli bir süre kullandırılmasını öneriyor. Elbette, faydalı içeriklerle! Örneğin, MentalUP okul öncesi oyunları, çocukların dikkat, hafıza, mantık gibi bilişsel becerilerini geliştirici nitelikte. Pedagojik ürün sertifikasına sahip olan MentalUP, alanında öncü birçok anaokulu tarafından tercih ediliyor. Kendiniz de ücretsiz deneyebilirsiniz.


4- Beş - On BOM Oyunu

Çocuklar yuvarlak oluştururlar. Sırasıyla 1’den 10’a kadar sayarlar. Sayma esnasında bir çocuk 5 sayısına denk geldiyse 5 demek yerine “BOM” der. Yine aynı şekilde 10 sayısına gelen çocuk da 10 demek yerine “BOM” der. Dilerseniz çocuklara yardımcı da olabilirsiniz. Bu çalışma ile çocuklarda matematik dersine yatkınlık oluşur ve matematiksel zeka desteklenebilir.


5- Batar mı Çıkar mı Oyunu

Bir kovaya ya da leğene su doldurun. Sonra çocuk ile birlikte doğadan; taş, yaprak, çimen gibi şeyler toplayın. Topladığınız her bir nesne için çocuğa şu soruyu sorun: “Batar mı, çıkar mı?  Çocuk bu oyunda çok eğlenecektir. Ayrıca bu oyun çocuklarda muhakeme yeteneğinin gelişimini de destekler.

6- Renkli Toplar Oyunu

Elinde farklı renklerde toplamda 10 tane top olsun. Mesela; mavi, sarı, kırmızı, yeşil ve turuncu. Her renkten 2 top olmasına dikkat edin. Bu topları çocuğunuza gösterin ve bir sepetin içine koyun. Ardından da sepeti her renk farklı bir yere gidecek şekilde dağıtın. Çocuktan 1 dakika içerisinde tüm topları sırasıyla toplamasını isteyin. Bu oyun ile çocuğun renkleri tanıma, hızlı ve pratik hareket etme gibi becerileri desteklenir ve gelişir.



7- Benim Resmim Oyunu

Gazete veya dergilerden çocuğun hoşuna giden figürleri, resimleri ve fotoğrafları birlikte kesin. Birlikte ve dikkatli bir şekilde kesmeye dikkat edin. Sonra bir panoya ya da sizin belirlediğiniz bir yere bu kesilen görselleri yapıştırın. Böylece çocuğun hayal gücünün gelişimine ve el becerilerini geliştirmesine katkı sağlamış olacaksınız.

8- Ağzımda Kaşıklı Top Oyunu

Bir yemek kaşığı alın ve içine bir masa tenisi topu (pinpon topu) koyun. Çocuğa bu kaşık ağzındayken topu düşürmeden bir hat üzerinde yürümesini söyleyin. Topu düşürmeden en kısa sürede yürüyen çocuk kazansın. Bu okul öncesi oyunu sayesinde çocuklarda dikkat becerileri gelişir ve denge anlamında da ilerleme kaydederler. Ayrıca hedefe odaklanma yeteneklerinde de gelişme sağlanır.

9- Burnuma Kokular Geliyor Oyunu

Çocuğun gözlerini bağlayın. Bir kap içine de çeşitli kokuları olan şeyler koyun. Mesela; nane, limon, portakal, sabun, gül, soğan, sarımsak gibi… Siz de kendi seçtiğiniz nesneleri koyabilirsiniz. Bu kabı çocuğa yaklaştırın ve sadece koklayarak hangi kokunun hangi nesneye ait olduğunu bulmasını isteyin. Bu oyun ile çocuğun koku alma duygusu gelişir, kokular ve nesneler arasında sağlıklı bir eşleştirme kurma yetisi gelişir.

17 Mayıs 2019 Cuma

Milano

Geçtiğimiz ekim ayında çocukların sonbahar tatilinden faydalanıp Milano`ya gittik. Her ne kadar fazla turistik ve kalabalık bir hedef olsa da yeni bir şehir görmek beni her zaman heyecanlandırır. Tatillerde çok sıkışık bir program yapıp kendimizi helak etmeyi pek sevmeyiz ancak şehri anlamak adına biraz araştırıp büyük taşları koyar, ötesini güne teslim ederiz. Milano için de planımızı öyle yaptık, çocukların önceliği belliydi: Ferrari! Oralara kadar gitmişken onları kıracak halimiz yoktu elbette. Hem müzelerde hem yollarda gördüklerimizle tüm gün Ferrari`ye doyduk. Beni Milano konusunda asıl heyecanlandıran ise bambaşkaydı. Tatil planları yapılırken gideceğimiz yer netleşince ablamı arayıp rahmetli babamın iş için gittiği Milano ziyaretinden albümde olan fotoğraflarını göndermesini rica ettim. Hepi topu 4 fotoğraftı, birisi çok kolaydı ama diğerlerinin çekildiği yerleri bulamadım. Gönül isterdi ki elimde daha çok fotoğraf olsun, babamın gözüyle Milano`yu gezeyim. Ama o dönemin şartları belli, kim bilir kimin makinesinden çıktı bu fotoğraflar... Sordum ama tam olarak hangi yıldı hatırlayan olmadı aramızda, 1977 ya da 1978 olmalı. Babamın gidişini hayal meyal, dönüşünü ise daha net hatırlıyorum. Heyecanla daha ayakkabı yerinde valizini boşaltmamızı, bize getirdiği hediyeleri gördükçe nasıl sevindiğimizi... Hâlâ sakladığım bir kol saatim, 3 tane bebeğim (ve evet, küçüklüğüm onlara elbise dikmekle geçti😍) ve bozuk paralarım (İtalyan Lirası) var.
Söz konusu Milano seyahati babamın ilk ve tek yurt dışı gezisi oldu. Göz kamaştıran heybetiyle Duomo Katedrali`ni karşısında görünce ne hissetti acaba? O zamanlarda Milano yılın her günü böyle kalabalık mıydı? Katedralin önünde turistlere güvercin yemi satmaya çalışanlar var mıydı? İçeri girmek için saatlerce sıra beklemek gerekiyor muydu? Ya diğer fotoğraftaki gülerek dondurma yediği kafe, hâlâ duruyor muydu?
Karışık duygularla gezdim Milano`yu... Evet, 5 günlük Milano tatilini anlatacaksam tam buradan yani Milano ile yıllar önce babamın sayesinde ilişkimin kurulduğu yer olan Duomo di Milano`dan başlamalıydım.

23 Nisan 2019 Salı

En Sevdiğim Bayram!


Fotoğrafta ilkokul 1. sınıftayım ve benim katıldığım ilk 23 Nisan Çocuk Bayramı. Üzerimde annemin diktiği uçuk pembe renkli elbisem, kolumda hasır ama krapon kağıdıyla kaplanmış sepette özenerek yaptığımız renkli çiçekler, yanımda apartman komşumuzun (çok sevgili Birsen Teyzemin) yakışıklı oğlu Murat! Unutmam mümkün değil, dün gibi aklımda her detay.
O yıllar çok özeldi, özenliydi her şey belki de ondan. Hepimizin bayram kıyafetlerini annem dikerdi, evimizde 19 Mayıs`a katılan da vardı, 29 Ekim`e de... Ayakkabımız, elbisemiz ve saçımızdaki tokamıza kadar bayram hazırlığı yapılırdı. Ah ne güzel telaşlardı...

Değerini her geçen gün daha iyi anladığımız Atatürk`ün bize (ve tüm dünya çocuklarına) armağan ettiği bu güzel ve anlamlı bayramımıza sımsıkı sarılmamız lazım.

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramımız kutlu olsun, daha nice coşkulu bayramlara!