16 Ocak 2018 Salı

Bir Sergi ve bir Kitap Önerisi: 1970`li Yıllarda Hayatımız


Şehrimizdeki en iyi müzelerden biri olan Bursa Kent Müzesi`nde aralık ayından beri şahane bir sergi var: Bursa`da Arabesk Yıllar 
1970`li yılları anlatan sergi elbette sadece Bursa ile sınırlı değil. O yıllarda bizi neler etkiledi, radyodan sonra televizyon hayatımızda neleri değiştirdi, dönemin sanatçıları, dizileri, Bursa ve ülkemizden haber başlıkları ile hem gülümseten hem de duygulandıran bir sergi.
Yaşımdan dolayı benim de birçoğunu hatırladığım o yılların anlatımı, sergiyi annemle gezince daha bir anlamlı hale dönüştü. Bir eşyanın önünde durup "a bu bizde vardı" dediğimiz ya da bir şeyin reklamını görüp cıngılının kulağımızda çınladığı anlar çok oldu.
Sergi, o yılları bilenler için çok anlamlı ve duygu yüklü olsa da bilmeyenlere de ülkemiz tarihinden önemli bir kesit aktarıyor. Çocukluğumdan ufak tefek bazı notları da yazdığım sergi izlenimim umarım size keyifli bir okuma sunar.


23 Aralık 2017 Cumartesi

Çekiliş Zamanı

Yılın sonu geldi malum. Değişen bir şey yok aslında ama aralık ayını hep heyecanlı bulurum. Evin havası değişiverir, ufak tefek hediyeler düşünülür, kurabiyeler, kekler yapılır... Güzeldir işte, bazen nedensiz mutlulukların suratında bıraktığı şapşal ifade gibi.
Geçen yıl olduğu gibi bu yıl da bu heyecanlı ayı bir de çekilişle taçlandırayım diye sizler için iki hediye seçeneği düşündüm. Biri elbette yine kitap, diğeri ise beni tanıyanların veya takip edenlerin yakından bildiği gibi kendi diktiğim bir "mutlu eller" çantası...


Kitabımızın adı "Böyle mi Olacaktı?" Orjinal adı: It Ended Badly. Kitap, kapağında da yazdığı gibi tarihte iz bırakan 13 ayrılık hikayesi anlatıyor, öyle bildiğimiz gibi ayrılmalar değil tabii. Gayet fena.
"Çok, çok, çok sevdiğiniz eski sevgilinizin ardından yanaklarınızdan süzülen yaşlarla yatağınıza uzanıyorsanız durumla bu kadar iyi başa çıktığınız için kendinizi tebrik etmelisiniz. Çok daha fenasını yapıyor olabilirdiniz. Çok daha fenasını. Eski sevgilinizin kellesini alıyor, hiç tanımadığınız tipleri hadım ediyor veya bir şişme bebekle yeni bir hayata yelken açıyor olabilirdiniz. Siz bir kahramansınız."

11 Aralık 2017 Pazartesi

Nihayet Nar Ekşisi Yaptım!

Yılbaşı ile ilgili bir şeyler mi yazsam yoksa ufak bir yıl sonu hediye çekilişi mi düzenlesem derken uzun zamandır bekleyen bahçedeki narlar bu kez sırayı kaptı. Uzun zamandır diyorum ya şaka değil, her sene bu mevsim narlarla göz göze gelip üşengeçliğimden kalkıp bir türlü nar ekşisi yapmadım. Epey ekşi olmasından dolayı bir oturuşta fazla yenmediğinden bugüne kadar sadece salatalarda kullandım ve eşe dosta dağıttım. Herkesten gelen "nar ekşisi yapsana" önerilerini ise ciddiye aldım ama yine de bir şey yapmadım. Yıllar yılları böyle kovaladı ve insanın gözü bir kere korktu mu saçma bir şekilde daha da büyütüyor her şeyi.
Bu yıl kafamdaki anlamsız zorluklara veda edip "el mi yaman bey mi yaman" deyip attım kendimi mutfağa. Nar ekşisinin nasıl yapıldığını hep duyuyordum da yine de rahat edemedim, araştırdım. Narların suyunu çıkarıp kaynatıyorsun, kaynatıyorsun, kaynatıyorsun, kaynatıyorsun.... olayımız bu. Kıvamlansın diye içine şeker ekleyenleri de okudum, "e o zaman nar ekşisini evde yapmamın bir anlamı yok" dedim içimden. Maksat doğalını yapmaksa rafine şekerin ne işi var içinde! Varsın daha cıvık olsun, benim için hiçbir sakıncası yok.