5 Ekim 2018 Cuma

Mardin`i Geziyoruz

Hatırlarsanız Mardin gezisine Mardin Müzesi`ni anlatarak başlamıştım. Bugün müzenin dışına çıkıp coğrafi ve kültürel zenginliklerin kadim şehri Mardin civarında gezmeye başlıyoruz. İlk durak dünyanın en büyük üzüm işliği olan, Kürtçe "kırk kuyu" anlamına gelen Çelbira Üzüm İşliği. Roma Dönemi 5.yüzyıla ait olduğu tahmin edilen Çelbira Üzüm İşliği, Mardin Nur Mahallesi`nde 2008 yılında yapılan kazılarda ortaya çıkarılmış, kazılar devam ettikçe artan sarnıç sayısı bugünlerde 100`e yakın. İşin ilginç tarafı bu olağanüstü yerin Google sayesinde keşfedildiğini öğrendik.

Çelbira Üzüm İşliği, etrafında başlayan yapılaşma nedeniyle ne yazık ki imar tehdidi altında. Hemen yakınında binalar yükselmiş çoktan. 

Çelbira Üzüm İşliği 
Mardin`e ulaştığımızın ertesi günü kahvaltı etmeden Dara`ya doğru yola çıktık. Dara Antik Kenti Mardin`in 30 km. güneydoğusundaki Oğuz Köyü`nde yer alıyor. Dara adının kökeninin nereye dayandığı bilinmese de Pers Kralı III.Darius'tan geldiği söyleniyor. Dara, Doğu Roma İmparatoru Anastasios tarafından doğu sınırını Sasanilere karşı korumak için garnizon kenti olarak seçilip, Mezopotamya bölgesinin idari ve askeri merkezi haline getirilmiş. Bölgenin su kaynaklarına yakın ve ovaya hakim bir noktada bulunması buranın seçilmesinde belirleyici yol oynamış. 11.yüzyıl sonlarına kadar Selçuklu ve Doğu Roma arasında el değiştiren Dara, M.S. 1150`de Artuklu Beylerinden Timurtaş tarafından kuşatılıp Artuklu Beyliği'ne bağlı bir kent haline gelmiş. 1251-1259 yılları arasında ilhanlılar tarafından tahrip edilmiş, 14. yüzyılda küçük bir köye dönüşmüş. 
Mardin Müzesi Müdürlüğü 1986`dan beri Dara`da arkeolojik kazı çalışmalarına devam ediyor. Doğrusu bu kadar ihtişamlı bir kent beklemiyordum. Etrafıma baktığımda uçsuz bucaksız kent kalıntılarını görünce nasıl bir büyüklükten bahsedildiğini anladım. Üstelik günümüzde Dara Antik Kenti`nin büyük kısmı hala toprak altında, şehir kalıntılarının ancak %30-40`lık bir bölümü çıkarıldığı söyleniyor. Antik kent yerleşiminin özel mülkiyete ait yapıların altında kalmasından dolayı günümüzde ancak belirli bir alanda kazılar yapılabiliyor.  


Büyük Galeri Mezar
Dara Antik Kenti`nde en etkileyici bölüm kaya nekropol alanında tamamen oyularak yapılmış olan üç katlı büyük galeri mezar. Buradaki kazı çalışamalarına 2009 yılında başlanmış. 1400 yıllık galeri mezar 2017 yılında ilk defa ziyarete açılmış. Galerinin girişi üzerinde yer alan dinsel süslemelerde kutsal kitaplardaki yeniden diriliş sahnesi canlandırılmış. Galeri mezar, 573 istilasında Sasaniler tarafından savaşta öldürülenler için Doğu Romalılarca yapılmış. Çoklu gömünün yapıldığı bu oda mezarlara Dara`daki halk Hristiyanlığa geçmesine rağmen pagan geleneklerine bir süre daha devam etmiş. (Paganizm, ister insan, ister hayvan, toprak, bitki ya da kaya olsun, yaşayan her ruhun kutsallığına ve doğaya duyulan saygıya dayanan çok eski bir inanç sistemi)


Alt katında yeniden dirilecekleri gün için bu mezarda toplanıldığına inanılan 3 binin üzerinde kişiye ait olan kemikleri görünce ister istemez ürküyor insan. Mezarlık içine yapılan yürüyüş platformu ve aradaki cam penceler sayesinde alt kattaki kemikleri görmek mümkün. Burayı gezdiğimiz gün Mardin Müzesi Müdürü Nihat Bey`in özgüveniyle beni hayretler içinde bırakan 8 yaşındaki oğlu da bize eşlik etti. Tüm bölgeyi zaten defalarca gezmiş olduğundan konuya hakimdi. Mezardaki platformun altındaki kemiklerin yanına gidince gruptakiler "korkmuyor musun hiç?" diye sordular. "Niye korkayım, zaten ölmüşler" dedi:)


Dara`yı gezmeye devam etmeden kahvaltı için Şerif Amca`nın evine misafir olduk. Bizim için hazırlanmış masada gerçekten yok yok! Zaten bu topraklarda duyulan misafirperverliğin özeti gibi "başım gözüm üstüne". Yediklerimizin tadı damağımızda Şerif Amca ile vedalaşıp Dara`yı gezmeye devam ettik.

Maksem (üstü örtülü su haznesi binası)
Agora Caddesi
Şehrin ana kapılarından biri
Zindan Sarnıç, M.S.VI.yüzyıl
Altı sarnıç, üstü ev
Buraya halk arasında zindan dense de mimari tarz ve ebatlarına bakıldığında sarnıç olduğu anlaşılıyor. Üstüne sonradan ev yapılmış olduğundan içine girmeden nasıl bir şeyle karşılaşacağımızı bilmiyordum. Fotoğraftan derinliğini de anlayabileceğiniz yapı müthiş! Aydınlatılması güneş enerjisi ile sağlanan sarnıç, Mardin Müzesi tarafından düzenlenen çeşitli etkinliklerde kullanılıyor. 


Unutmadan yazayım Dara Antik Kenti`ne girişler ücretsiz. Çocuklara denk gelirseniz size çok güzel rehberlik ederler. Hatta şiir okurlar. Hangi çocuğu gördüysek şiir okumak istedi. Müze Müdürü Nihat Erdoğan`ın anlattığına göre çocuklar müzedeki şiir atölyelerine katılıyorlarmış, ondanmış bu şiir okuma sevdası.

Dara Antik Kenti için Mezopotamya`nın Efes`i denilmesi boşuna değil, gördükten sonra diyebilirim ki gayet anlaşılabilir bir tanım. İpek Yolu üzerinde bulunan Dara, bize binlerce yıllık geçmişi aktarıp, bu zengin çoğrafya ve kültüre bizi bir kez daha hayran bıraktı. Yolumuza devam etmeden Zindan`ın ordaki kahvehanede ayran molası verip, sonrasında Deyrulzafaran Manastırı`na (Mor Hananyo) doğru yola koyulduk. Devamı gelene kadar sizi Mardin sesleriyle başbaşa bırakıyorum.

 

1 Ekim 2018 Pazartesi

TONGUÇ İLE EĞİTİMDE KALİTE



Öğrenciler için en önemli hedeflerden birisi de eğitimde başarıyı sağlamaktır. Bu durumun en tabii sonucu olarak ise sevdikleri mesleğe yapmak ve diledikleri hayatı yaşamak olmaktadır. Dolayısıyla eğitim büyük önem arz etmektedir.

Yeni Sezon Erkek Mont Modelleri


Her sene kendini yenilemeye devam eden sonbahar kış erkek modası, bu yıl yine birbirinden şık ürünleri ile moda tutkunlarıyla buluşmaya devam ediyor. Kendine has bir tarzı olan erkekler için piyasaya sunulan erkek mont, ceket, gömlek ve kazak modelleri özgün tasarımlarıyla olduğu kadar son derece kaliteli kumaş yapıları ile de dikkat çekiyor. Buna göre sezonun erkek giyim ürünlerini merak edenlere ilk olarak yeni sezon erkek mont modelleri söz edilebilir.