Hamburg`da bir müzede kahve içip beklerken tanıştım
İsigami ile. Elime aldığım Hamburg müzelerinin yaz programlarının tanıtıldığı dergiyi incelemeye henüz başlamışken önce başlık dikkatimi çekti. Origami`yi bilmeyen mi var, peki ya
"İsigami"de neyin nesi diye okurken
İsmet Apaydın ismiyle daha çok meraklandım. Adres
Hamburger Kunsthalle idi, Hamburg Sanat Müzesi.
Elimde bu dergiden kopardığım sayfa, kafamda nedense eksik olan "hadi kalk git" diyen ses. Zaman zaman gölgesine sığınsam da bahanelerin, aslında bu kendini aldatma halini pek de sevmem. Bir şeyi istersin ve yaparsın! Sonuç; öyleydi böyleydi derken bir türlü gidemedim, gitmek ve tanışmaktı oysa ki niyetim. Sonrasında ben döndüm ama orada kalan aklımı rahatlatmak için
İsigami yaratıcısı
İsmet Apaydın`nın blogu sayesinde mail adresini bulup yazışmaya başladım. İsmet Bey`in samimiyetle anlattığı hayat hikayesiyle birlikte İsigami`nin de nasıl ortaya çıktığını daha net öğrenmiş oldum.
İsmet Bey, 1956 yılında Koyulhisar/Sivas`ta dünyaya gelir, 1-2 yaşlarında ailesiyle birlikte Ankara`ya göç eder. İlk, orta, lise eğitimini Ankara`da tamamlar ve üniversite hayatına ise büyük bir heyecanla Ankara Devlet Mühendislik ve Mimarlık Akademisi Mimarlık Bölümü`nü kazanarak başlar.
Ancak daha 2.sömestre sonrasında eğitim hayatı kesintiye uğrar. Ülkenin içinde bulunduğu siyasi kargaşa nedeniyle artık eğitimine devam etmesi imkansızdır ve bunun üzerine 1980`li yılların başında tahsiline devam etmek amacıyla Hamburg`da yaşamını sürdüren ablasının yanına gider. Hamburg Üniversitesi`nin onayı ve daveti ile öğrenci pasaportu da alır.
Hikayenin bundan sonrasını daha doğrusu İsmet Bey`in kaderini değiştiren olay ise Almanya`ya girişte yaşanır. Pasaport kontrol memuru keyfi bir şekilde İsmet Bey`in yasal hakkı olan öğrenci pasaportunu iptal eder ve pasaporta turist damgası vurur!
O zamanlar henüz 24 yaşında olan İsmet Bey Hamburg`da kalmayı başarır ancak tahsiline devam edemez. Hayatında kendisine yeni bir yol çizmesi için çalışması ve para kazanması öncelik taşır. İş şartları, ailevi sebepler derken hem çalışıp, hem de tahsiline devam etmesi mümkün olmaz. Kendi deyimiyle "Almancı olduk yani"diyor. Çeşitli işler yapar, bundan 10-12 sene önce ise Hamburger Kunsthalle`de müze görevlisi olarak çalışmaya başlar.
Bu başlangıç dönüm noktası olur onun için. Geçmişinde amatör olarak sanatla da uğraştığından (resim, şiir, tiyatro, heykeltraş) burada çalışmaktan mutlu ve ayrıca gurur duyuyor. Bundan yaklaşık yedi yıl önce Kunsthalle`nin bilet koçanlarını kesmeden, yapıştırmadan sadece katlayarak, bükerek ve yuvarlayarak yaptığı modülleri birbirinin içine sokarak küçük figürler üretmeye, beğenen mesai arkadaşlarına ve müzeyi ziyarete gelen çocuklara hediye etmeye başlar.
İşte İsigami böyle doğar. Kendi geliştirdiği bu kağıt katlama tekniğine arkadaşlarının kendisine kısaca "İsi" demesinden ötürü "İsigami" adını verir. Origami`den ayrılan özelliği ise İsmet Bey`in sadece ve sadece 25 x 64 mm. ebatlarındaki müze giriş bileti koçanlarını kullanması.
Bir süre sonra tesadüf sonucu Alman NDR kanalında film yapımcısı olan Jan Gehrken sayesinde İsigami ilk kez Alman izleyici ile buluşur, arkasından ZDF, NDR Logo gibi diğer kanal ve TV programlarında yer alır, İsigami ile ilgili ropörtajlar da yapılır. Örneğin, GEO Lino, Welt am Sonntag, MorgenPost gibi...
Hamburger Kunsthalle Direktörü Hubertus Gaßner`in isteğiyle bu şansı değerlendiren İsmet Bey, iki yıl önce ilk İsigami sergisini Kunsthalle`de açar. Ziyaretçiler tarafından büyük bir ilgiyle karşılanır. Yaklaşık dört yıldan beri de gene Kunsthalle`de belli aralıklarla İsigami kursları ve 'workshop'lar vermektedir.
İsigami`yi de, İsmet Bey`in hikayesini de çok sevdim. O`nun bir şekilde şanssız başlayan Hamburg yaşamı tabii ki öncelikle kendi müthiş yaratıcılığı ve sonrasında tesadüflerin de yardımıyla İsigami`yi doğurmuş. Buna sadece el becerisi demek yanlış veya eksik olur. Nasıl yaptığını ve yaratıcılığını görünce haksız bir tanım olarak kalır. Kendisine
"Lebenskünstler"(yaşam sanatçısı) diyen İsmet Apaydın`nın bilet koçanından başka ne figürler yaptığına bir bakın veya videoları izleyin, İsmet Bey`in blogunda çok daha fazlası olduğunu göreceksiniz. (bkz.
İsigami)
Benim için İsigami dosyası kapanmadı. Bir sonraki Hamburg ziyaret listemde Kunsthalle var ve tarihler uyarsa elbette bir İsigami kursuna/atölyesine katılmak şart!
Tüm fotoğraflar İsmet Apaydın`ın izniyle kullanılmıştır.