Özlemişim...
Hani hep derler ya "küçükken hiçbir şey değil, büyüsünler sen o zaman gör" diye. Henüz bir şey gördüğüm yok, küçükler daha. (uyyy...duymasınlar!) Ama şu var ki, eskisi gibi gelin faaliyet yapalım kısmı pek sökmüyor! O kadar çok şey yaptık ki birlikte; kağıt kesmekten, boyamaktan, dikişten, hamurdan tutun da, hindistan cevizinden mumluk yapmaya, kumaş boyamaya kadar... Durum böyle olunca öyle çok da kolay değil "hadi gelin bir şey yapalım" demek. Kaldı ki bir de hemfikir oldukları konular azaldı. Birinin beğendiğini öbürü beğenmiyor, öbürünün ak dediğine diğeri kara diyor. Koskoca 6.sınıfı yarıladı Peer Ole, dile kolay! Üzerine bir de ön ergenlik ve kardeş faktörünü ekle, bak bakalım nasıl keyifli:))
Bu kez şeytanın bacağını kırdık ve uzunca bir süre ara verdiğimiz faaliyetlere porselen kalemleri ile kısa bir "merhaba" demeyi başardık!
Atla deve değil yaptığımız. Ama hep diyorum; önemli olan zorluk derecesi de değil, keyifli bir zaman geçirmek. Yaparken mümkün olduğu kadar yardım almadan yapmaları önemli bir kriter benim için. Yoksa okulların verdiği proje ödevleri gibi olmasın sonu:) Öyle proje ödevleri gördüm ki bırakın çocuk yapmamış, resmen bir mimarın, mühendisin elinden çıkmış! Bu durum verilen projenin zorluğundan değil (konuyla ilgili istinalar vardır kesin), velilerin işi üzerlerine almalarından, "iyi bir şey olsun" yaklaşımlarından kaynaklanıyor sanki. Tabii ki ufak tefek yönlendirmeler olabilir de bu kadar insanın da gözüne sokulmasın yahu!
Konumuza dönersek; uzun zamandır bir köşede kullanılmayı bekleyen porselen kalemleri konusunda uzlaşma sağlanıp, gidip en basitinden çay-kahve fincanı alınca da işi bitti saydık. Ne yapacaklarını bilmeden (biraz da şaşkın) kalemleri ellerine aldılar. Onlarla birlikte ben de durmadım tabii, fazla amatörce ve bir yandan fotoğraf çekerek mümkün olduğunca hızlı bir şeyler karaladım. Bu arada küçük bir not: internette, hobi marketlerde bulabileceğiniz porselen kalemlerini kullanmak hiç de zor değil, gerisi ise yaratıcılık meselesi.
Sonuç bu! Aslında iyice kurumalarını beklememiz lazımdı ama biz üç sabırsız bitki çaylarımızı yapıp içtik bile. Kabul edelim ki sonuca baktığımızda göreceğimiz gibi çok harika işler çıkarmadık. Neticede bu daha porselen kalemleriyle ilk flörtümüzdü ama umudumuzu yitirmedik, eylemlerimiz sürecek!


