söyleşi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
söyleşi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Kasım 2020 Pazar

Tanıştırayım: gilimci

Instagram`ı eskisi kadar büyük bir iştahla takip etmiyorsam da kabul edeyim ki yetenekli insanlarla tanıştığım en etkin platform. Burada şimdiye kadar sayısını bilemediğim keşifler beni hep mutlu etti, dünyamı renklendirdi ve güzelleştirdi. İşte uzun zamandır sizinle tanıştırmak istediğim "gilimci" de bunlardan biri. gilimci, işini çok severek ve büyük özen göstererek yapan, buna ek olarak (ki bence çok önemli) kaybolmaya yüz tutmuş mesleklerden biri olan kilim dokumacılığını yaşatmaya çalışan değerli bir kadın girişimci. El emeği seven biri olarak görür görmez bayıldım, bu harika kilimlerin içinde zamanla kayboldum, renkleri, dokusu.... beraberinde bana geçmişi, ahşap kokulu evleri getirdi.
Pandemi günleri, yaz dönemi derken "gilimci"yi sizlerle tanıştırmam bugünü buldu. Evinde kurduğu dokuma tezgahında yoğun çalışan gilimci`ye işiyle ilgili merak ettiklerimi sordum, o da sağ olsun yanıtladı. 


1. "Gilimci" `nin hikayesini çok merak ediyorum. Öncelikle kilime olan merakınız nerden geliyor diye sormak isterim. 

7 Ağustos 2017 Pazartesi

Her Neyse O Hayal Sadece Adım Atmaya Bakıyor: Gezizone!

Bir yıldan fazladır ne zaman bir paylaşımını görsem için için kıskandığım biri var: 
Didem Mollaoğlu ya da benim için Dido. Çocukluğumuzun bir bölümünde yolumuzun kesiştiği, lojmanların lojman olduğu dönemde, birlikte büyüdüğümüz, hatta karşı komşuluk ettiğimiz yıllar... Ah, şimdi kime sorsak o zamanı geri ister, hem de tam o yılları... 
İşte o Didem İstanbul`daki işinden atıldığında, tası tarağı satıp, kedisi Cadı`yı arkadaşına emanet edip içinde hep var olan gezme isteğine bıraktı kendini. 2016 haziran ayında sırt çantası ve tek yön biletiyle Nepal`e doğru yola çıktı. Böyle özet yazınca ne kolay okunuyor, hâlbuki bırak tek başına ve kadın gezgin olarak dünyayı gezmeyi, bizim gibi kök salmışlar için şehir değiştirmek bile kafada milyon tane soru işareti demek! Hani en başta 'kıskandığım biri' dedim ya, gezip gördüğü, yaşadığı ne varsa ona kalsın, bana bu cesaretin onda birini versin yeter...