yelken etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yelken etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Eylül 2011 Perşembe

Komşuya Kadar Gidip Geldim

Elimdeki pek çok fotoya bakarsam "komşuya doğru yola çıkma" kısmından hikayeye devam etmem şart sanırım. Sığacık, Teos marinadan yola çıkıp önce beton ve turizm harikası Kuşadası`na gelmemiz ve oradan Samos`a uzanan yolculuğumuz iyi başladı. Kuşadası`na gelmişken 'çocukların da gönlü olsun' kısmında Adaland'a gitmek olmazsa olmazımızdı. Avrupa`nın en büyüğü ve dünyanın en iyi 10 su parkı arasına sayılan Adaland`ı merak ederseniz tık tık yeterli:)
İşin komşu tarafı gayet kısa ama keyifliydi. Samos adası (Sisam), Türkiye`ye en yakın ada olup, matematikçi Pisagor`un doğum yeri olduğunu hatırlatsam ve de başka birşey yazmasam da olur sanki. Yemekler komşu teyze yemekleri, onlar mı bizden, biz mi onlardan konusunu geç, hemen hepsi lezzetli. Yanında Rakı yerine Ouzo, Efes yerine de Mythos....Daha fazla bilgim olsun derseniz yemek kitabının ötesinde bir kitap tavsiyem olur: Aynı Sofrada İki Ülke: Türk-Yunan Mutfağı, Engin Akın-Mirsini Lambraki (Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, ISBN 975-458-484-2) Yok komşu yemeklerini daha çok merak ederseniz iki kitap daha tavsiyem  olur: A Culinary Voyage around the Greek Islands, Theodore Kyriakou (ISBN 978 184400 604 5) Kitabın yazarı guletiyle Yunan adalarını gezip turistlere yemek kursu vermekte diye de ekleme yapayım...Diğer kitap Chios (Sakız) adasından, sakızla yapılan yemekler üzerine: Mastiha Cuisine, Diane Kochilas (ISBN 978 960 89844 1 7)
Tamam tamam yetti sanırım, sevgili bloğumu yemek bloğuna çevirmeden önce birkaç fotoğraf da eklemem lazım:



2 Haziran 2011 Perşembe

Kalbim Ege`de Kaldı, Aman Aman...



Haftasonu Alaçatı`nın en güzel zamanını, henüz o kadar havalı ve vıcık olmamışken büyük bir keyifle yaşadık. Alışılagelmiş bir sokak turundan sonra daha önce de ayıla bayıla yemek yediğimiz Kalamata`da karar kıldık. Mezeleri saymama hiç gerek yok, hepsi olması gerektiği gibi, ahtapot ise harikaydı. Birkaç tur meze,salata yiyince balığa yer kalmadı haliyle, tatlı-kahve (tabii ki sakızlısından!!) ikilisi ile geceyi noktaladık. Kalamata Baileys diye bir tatlı yedim ki hımmmm...



Peer Ole ile yemekten sonra biraz dolaştık ve kaktüsleri çok seven oğlum bakın nasıl bir kaktüs buldu sokakta:


Teknede gün erken başlar deyip ertesi gün hava şartlarının bize yaptığı kıyaktan faydalanıp iki saat tekneyle açıldık.


Çocuklar her zamanki gibi çok eğlendiler, güldüler ve çok da yoruldular...

Eve doğru yola çıkmadan önce daha öncesinde kulağımıza fısıldanan Sığacık`taki ekolojik pazara uğradık. Ev yapımı reçeller, taze otlar, börekler, baklavalar, gözlemeler ve el işleri....
Hepsi harika, kaybettim kendimi. Emekli bir öğretmen hanımın iğne oyalarında takılıp kaldım.

Kendime seçtiğim küpeleri nasıl buldunuz?