Karanlıkta Diyalog etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Karanlıkta Diyalog etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Şubat 2014 Pazartesi

"Karanlıkta Diyalog" Zamanı

"Dialogue in the Dark" ya da "Karanlıkta Diyalog" adını bu blogu sıkı takip edenler iki yıldan beri biliyor. Hamburg`daki ziyaretimden öylesine etkilenmiştim ki burada yazdığım gibi herkese de anlattım. Böyle bir şeyi ne duymuştum, ne okumuştum öncesinde. Çocuklarla Hamburg planı yaparken daha önce hiç bilmediğimiz bir yer olsun diye listeye eklenmişti. Tam olarak bizi neyin beklediğini bilmeden üstelik. Evet karanlık olacaktı, orası tamam da, ne kadar karanlık olabilirdi ki gören bir insan için?!
Sonuç; daha önce de yazdığım gibi çocukların hâlâ dilinden düşürmediği, müthiş etkilendikleri bir deneyim oldu. Şöyle bitirmişim eski yazımı: "Son aşamada bir kafeye gelip bir şeyler içtik, gene karanlık ve servis elemanları görme engelli. Bir yandan da soru cevap şeklinde sohbet ettik. Yanımda oturan Kai Felix bir ara kulağıma eğilip "anne burası ne güzel bir yer değil mi?"dedi! Evet, bence de. Çıktık, "gören" dünyamıza geri döndük ama kafamız allak bullak!!! Dünyada 6000 kişiden fazla görme engelliye iş imkanı sağlayan proje bizi çok etkiledi. Öyle ki unuttuk gözlerimizle gördüklerimizi, soranlara anlattığımız ilk şey "göremediklerimiz" oldu!"
"Bizim ülkemizde neden yok?" diye hayıflanırız ya bazen, işte ben de bu deneyim için o durumdaydım.  Neyse ki sosyal girişimcilik yanı kuvvetli, elini taşın altına koyabilen güzel insanlar yaşıyor memleketimizde. Blogger olarak davet edildiğim Karanlıkta Diyalog sergisinde, serginin kurucu ortaklarından Hakan Elbir`in konuşmasını dinledikten sonra bu düşüncemde ne kadar haklı olduğumu anladım.
Sergi alanında sohbeti hoş insanlarla tanıştım, bizi çok keyifle karşıladılar. Böyle bir etkinlik için biraz kalabalıktık, bu sebeple bize iki rehber eşlik etti. Öncelikle içeriye girip toplantı yapılan salonda karanlıkta Hakan Bey`i dinledik. O, bize projenin nasıl ortaya çıktığını, Hamburg`da Karanlıkta Diyalog`u ilk defa ziyaret ettiklerinde nasıl etkilendiklerini, çok kısa bir sürede (hatta aynı gün) bunu İstanbul`a getirmeye karar verdiklerinde oluşumun kurucusu Andreas Heinecke`nin bu hızlı karardan onları vazgeçirme çabasını anlattı. Konuşmasında dikkat çekici çok şey vardı. Bunlardan biri başlangıçta düşündükleri gibi rehber bulma sıkıntısı yaşayıp yaşamayacaklarıydı. İlân verdiklerinde hiç beklenmedik şekilde iyi eğitim almış, dil bilen, evde oturan çok sayıda görme engelli rehber adayı ile karşılaşmaları bana doğrusu çok acı geldi. Diğer nokta Hakan Bey`in özellikle altını çizdiği bir konu. Kendi yaşamında bu proje öncesinde görme engelli hiç arkadaşı olmadığını, bunun ne denli bir eksiklik olduğunu dile getirdi. Ve aslında çocuklarımızın da mutlaka çevrelerinde engelli biriyle arkadaşlık kurmaları gerektiğini vurguladı. Bir yandan dinlerken, diğer yandan çocukları düşündüm. Evet yoktu gerçekten. Kasıtlı bir şey değil elbette ama nedenini de bulamadım. Biz mi çok izole şekilde yaşıyoruz ya da bilmeden, farkına  bile varmadan yaşamımızda onları yok mu sayıyoruz? 
Konuşmadan sonra iki grup olarak içeriye girdik. Bizi kuş seslerinin karşıladığı deneyimde zamanın nasıl geçtiğini anlayamadan küçük İstanbul`u gezmiş olduk. Manavda meyveleri sebzeleri tanıdık, köprüden geçtik, banklara oturduk, şehir trafiğine karıştık (hatta ben yola çıkmışım:)), İstiklâl`de tramvaya bindik, parka gittik, uçağa bindik... Zaman zaman birbirimizi kaybettik, seslerimiz ve rehberimiz sayesinde yolumuzu bulup ilerleyebildik. 
Diğer ülkelerle kıyaslandığında Karanlıkta Diyalog`un en büyüğü İstanbul`da (1500 metrekare). Şimdilik haziran sonuna kadar Gayrettepe Metro İstasyonu Diyalog Sergi Alanı`nda ziyaret edilebilir. Hakan Bey`in de, benim gibi düşünen pekçok kişinin de dileği serginin kalıcı hale gelmesi yönünde. Rehberimizin belirttiği gibi Karanlıkta Diyalog onlara bambaşka bir dünyanın kapısını açtı, inanarak ve isteyerek çalıştıkları bir iş imkânı sundu. "Görme engelli" dendiğinde bizler acıma duygusunu bir tarafa bırakarak, belki de ilk kez empati yapabileceğimiz bir ortamda bunu deneyimleme fırsatını bulduk.
Başta Hakan Elbir olmak üzere tüm Karanlıkta Diyalog ekibine çok teşekkürler. Tarifi zor ama kolay kolay unutulmayacak bir gün yaşattıkları için...