hindistan cevizi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hindistan cevizi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Ekim 2011 Perşembe

Hindistan Cevizine Tam Kadro Müdahale

Aslında her gün yazmak isterim buraya bana sorsanız. Dalıyorum bazen, nasıl toparlarım diye düşünüp erteliyorum belki de, sonuç konular birikiyor...Bu birikinti içinde boğulmadan bugün aktarmaya kararlıyım!

Efendim bu salı önce kendi aramızda Kai Felix`in doğum gününü kutladık. Hafta sonu da arkadaşlarıyla birlikte kutlamaya devam etmek üzere. İyi ki doğdun ve aramıza katıldın Kai Felix, Kayfocan, Ferit, Fixi, Dayı...(Kai Felix ona söylenen tüm isimlerini çok seviyor, çocuk kendisiyle çok mutlu ne yapsın:)


Akşamları otururken lavantalı kuşlar için gözümü kapatınca da kuş görecek kadar kuş kestim. Bir de kediler kestim, sonraki yazılarda çıkar ne yaptıklarım, henüz hazır değil.

Dün sinema sezonunu nihayet açtım, artık her hafta devam. Keyifli bir zamandı...

Epeydir hindistan cevizi avındaydım, bazen böyle takıntılıyım işte, nedeni bilinmez:) Kolay bulunabilen bir şey değil, daha önceleri çok kez gördüm kendisini, ama ne zaman ki aramaya başladım yok oldu hepsi. Birkaç gün önce ise-üstelik her gün alışveriş yaptığım markette- yakaladım bir tane, küçük ama iyidir diyerek aldım getirdim eve. Fotoğraflarken biraz fareye benzettim:)


Gelelim işin operasyon kısmına. Alet edevat ve bir erkek lazım! Yok yok erkeksiz de yapılır da hazır evde varken neden olmasın:)


Delip içini boşalttık, suyunu bir güzel içtik, çok lezzetliydi. İşin kesme kısmı en zor bölüm, aslında çekiçle birkaç tık tık yapıp kolay bir açılma yöntemi de var ama biz düzgün olmasını istediğimiz için kesmeyi tercih ettik.


Etli kısmını da bıçak yardımıyla kazıyıp zımpara yapmaları için çocukların eline teslim ettik. Zımparalama işi bitince kabukları zeytinyağı ile yağladık.


Aslında ikisine de el koymayı düşündüm ama Kai Felix "bu benim, ben çok çalıştım" deyip ağlamaklı rol kesip kendi payını isteyince soldaki onun oldu. Ben küpelerimi koyunca, o da kolyesini koydu:))


Kuru kuru iş yapmak yok, bakın hindistan cevizi hakkında neler öğrendim:

Endonezya başta olmak üzere, Filipinler, Hindistan, Brezilya en çok Hindistan cevizi bulunduran ülkeler.
100 gr.`da 45 gr.su, 36,5 gr.yağ, 20 mg.kalsiyum, 39 mg.magnezyum, 2 mg.C vitamini mevcut.
Ağaçtan toplamak bir sorun olduğundan bu iş için eğitilmiş maymunlar kullanılıyor.
İçinden su, süt, yağ ve bal elde ediliyor.
Bol bulunduğu ülkelerde kırıp taze olarak suyunu tüketiyorlar.
Dışını kaplayan lifli kısımdan halat, paspas, sepet, balıkçı ağı, halı vb.yapılarak değerlendiriliyor.
Ağacın yaprakları çatı kaplaması olarak kullanılıyor.
Hindistan cevizinin içinden çıkan su, etli kısmıyla püre haline getirilip süzülerek sütü elde ediliyor.
Hindistan cevizi yağı hem sıçramaz, hem de yanmaz özelliğinden dolayı kızartma yağı olarak kullanılmaktadır.
Kabuk kısmından pek çok hediyelik eşya yapılmaktadır.

Ben de biraz araştırınca bazılarını şaşırarak okudum, ağacının da, meyvesinin de bu kadar değerlendirildiğini düşünmezdim. Bu yazdıklarım özet hali gibi oldu, daha çok öğrenmek isteriz diyenler "coconut palm" ya da "kokospalme" olarak arayabilirler.

Şimdi geriye bana içinden çıkarıp ayırdığımız beyaz etli bölüm kaldı. Ev halkı benden rendeleyip hindistan cevizli kurabiye yapmamı bekliyor. Güzel bir tarifi olan var mı?