Kleine Welten etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kleine Welten etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Şubat 2014 Perşembe

İğnedeki Sanat

Bir dünya düşünün, küçük! Çok küçük, ne kadar küçük olabilir ki diye sorarsanız; iğne deliği kadar derim! Evet, bildiğimiz dikiş iğnesi; ne artısı var, ne eksisi...


Kim bu 'deli'?


Willard Wigan, 1957 Birmingham/İngiltere`de doğar. Küçükken disleksi yani öğrenme bozukluğu teşhisi konur, arkadaşlarının ve çevresinin kendisiyle dalga geçtiği zor ve yalnız bir çocukluk dönemi geçirir. Sanat hikayesi ise henüz beş yaşındayken karıncalara ev yaparak başlar. Şöyle ifade ediyor: 
“It began when I was five years old,” says Willard. “I started making houses for ants because I thought they needed somewhere to live. Then I made them shoes and hats. It was a fantasy world I escaped to. That’s how my career as a micro-sculptor began.”
Küçük şeyler, hatta bizim "hiç" olarak gördüğümüz ne varsa onun ilgisini çekiyor, geniş bir fantezi dünyasıyla birleşince ortaya akıl almaz işler çıkırıyor. İğne deliğine veya toplu iğne başı üzerine yaptığı heykelcikler ya da sahneler ancak mikroskop altında görülebiliyor. (0,005 milimetreden küçük) Hangi malzemelerle yaptığına inanamayacaksınız; halı tüyü, uçuşan toz tanecikleri, örümcek ağı, kum tanesi, ölü bir sinekten aldığı kıl (ki konuşmasında bu kılı boyamak için fırça olarak kullandığını söylüyor. Bazen de kendi kirpiğini), cam kırıkları, naylon, hatta altın...
Hamburg`da bulunduğumuz geçtiğimiz aralık ayında tesadüf sonucu bu sergiden haberim oldu. Çok kısıtlı bir süre orada olacağımız için çok fazla müze ya da sergi gezmeyi planlamamıştım. Ama Hamburg gibi bütünüyle şehirleşmiş bir yerden bahsediyorsak olup biten hemen hemen her şeyden istemeseniz de haberiniz olur. Yemek yediğiniz yerde, bir şeyler içtiğiniz kafede ya da herhangi başka bir mekânda broşür, sanat gazetesi, sergi iânları içeren kartlar vs. ile karşılaşmanız olası.
İşte böyle bir günde, yemeğimizi beklerken elime aldığım şehirdeki etkinliklerden bahseden bir sanat dergisini karıştırırken bu sergiden haberim oldu. Özellikle "iğne deliği" kısmını okuyunca iki elim kanda olsa gidecek duruma geldim:)
Çocuklar için mikroskoptan bakıp neler olduğunu keşfetmek, tüm detayları farkına varmak işin en güzel ve eğlenceli kısmıydı. Kimi zaman sadece tek bir figür, kimi zaman da bir masal sahnesi ya da tarihten alıntılar görmek mümkündü. Olayın ne boyutta olduğunu duvardaki ekranda kendi anlatımından izledim. Şöyle ki; kullandığı malzemeler bir yana, yaparken kalp atışlarını hesaba katarak yapması, nefes alıp verişlerini kontrol altında tutmasının ne denli önemli olduğunu vurguluyor, mükemmele ulaşmak için yıllarca çalıştığını, kalp atışlarını yavaşlatmayı öğrendiğini belirtiyordu.
Fotoğraf çekmek yasak olduğundan doğal olarak eserlerin fotoğrafları yok, izinsiz olarak başka yerlerden de kopyalamak istemiyorum. Kendi internet sitesinden bazılarını görebilirsiniz ama mutlaka videoları izleyin derim. Özellikle TED`e konuşmacı olarak katıldığı videoyu. Konuşma dili, anlatımı, esprileri çok hoş... (aşağıda link olarak mevcut)

Geçenlerde bu sergi hakkında bir blog dostuna yorum olarak: "bazı insanlar insan değil!" yazmıştım. O da bana: bağzı insanlar çok "şey" yazmıştı! 

Dünya küçük, hatta çok küçük...Willard Wigan adını not edin, çalışmalarını bir yerlerde görürseniz mutlaka uğrayın, sakın kaçırmayın...