Safranbolu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Safranbolu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Kasım 2011 Salı

Geriden Takip

Bayram da geçtikten sonra yılbaşı ve Noel ile haşır neşir durumum arttı. Beni takip edenleriniz bilir, diktiğim ve bloğumda gördüğünüz her şey beni yansıtır, benim zevkimdir, renklerimdir. Yani herkes gibi aslında, fikirler, kafamdan geçenler de kendi ihtiyaçlarımdan doğuyor.
Hediye vermeyi çok önemserim, vaktim olduğu sürece plastik mağaza poşetlerinde hediye vermemeye özen gösteririm. İçindeki çok basit olabilir ama sunumu göz doldurmalı. Yukarıda gördükleriniz ve benzerleri bu düşünceyle çıkıyor ortaya.
Kurabiye Adam`ın böylesini ilk kez çalıştım. Hikayenin kötü bitmesine rağmen ailece severiz kendisini, daha önce kurabiye olarak da lüpletmişliğimiz oldu:)



Günlerden pazartesi olmasına rağmen kahve keyfimi eksik etmedim. Yanında çifte kavrulmuş fıstıklı Safranbolu Lokumu eşliği ile keyif doruklarda. Bayramda hangi diyarda gezdiğimi tahmin etmek zor değil herhalde. Biraz annemi ziyaret, biraz da yol üstü olan Safranbolu. Yıllar önce de gittiğim ve çok sevdiğim yer orası, şimdilerde beğendiğim yerleri çocuklarla bir kez daha ve çocuk gözüyle keşfediyorum. 1994 yılından beri Unesco Dünya Kültür Mirası listesinde yer alan Safranbolu`yu pek çok yönüyle beğenirken 'keşke' dediğim şeyler de yok değil. Mesela dünyayı saran 'Made in China' salgınından korunması gereken bir yer burası. Böyle bir yerde sadece ve sadece el emeği ve yöreyi anlatan, yöreye ait işler görmek ister gözüm ve paşa gönlüm.

Bu arada "Food Styling" , yemek stilistliğinin neden gerekli olduğunu yandaki fotoğrafı çekme çabalarımda köpüğüyle cebelleşirken anladım. İyi bir kare yakalayana kadar köpüğün güzelliğinden eser kalmadı. 

Yanımızda bir de o çok değerli safran bitkisinden getirdik. Bu kadar çabuk açıp güzelliğini sergileyeceğini bilmezdim.
Bilenleriniz vardır mutlaka ama gene de not düşeyim: 80.000 çiçekten yarım kilo safran çıkarılıyor. Kendi ağırlığının 100.000 katı suyu sarı renge boyar. Ağırlığına göre dünyanın en pahalı baharatı, kilosu 15.000 TL! İnanılmaz değil mi?




Gitmeyenler için biraz daha Safranbolu.....



Sadrazam İzzet Mehmet Paşa tarafından yaptırılan "İncekaya Su Kemeri". Sonbaharın boyadığı renklerde yürüyüş için ideal!



Gene İzzet Mehmet Paşa tarafından 1797`de İngiltere`den getirtilen saat kulesi günümüzde hala çalışıyor. Saatin bakımını üstlenen aslında kundura ustası olan İsmail Ulukaya kırk yıldır bu işi gönüllü yapmakta olduğunu söyledi.Yarım saatte bir ve her saat başı çalan çanı duyabilirsiniz.

Fotoğraflardan biri de "Bulak (Mencilis) Mağarası" na ait. Türkiyenin 4.büyük mağarası, gerçekten etkileyici. Toplam uzunluğu 6042 metre. Birbirine bağlı 3 kattan oluşuyor ve mağaranın sadece 400 metresi ziyarete açık.

*Safranbolu fotoğrafları eşimden, teşekkürler kendisine:)