Hamburger Kunsthalle etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Hamburger Kunsthalle etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

31 Aralık 2013 Salı

İsigami - Bölüm II

İkinci bölüme girmeden İsigami`nin birinci bölümünü bilmeyenler için hemen bir hatırlatma linki vereyim: http://www.mutlueller.com/2013/10/konumuz-isigami.html
Evet, biz İsmet Apaydın ile buluştuk Hamburg`da. Bu dar zamanda karşılıklı planlarımızın uyması ise büyük bir şanstı aslında.
Noel tatilinden dolayı çalışmadığı bir gündü ama biz yine de Hamburger Kunsthalle yani Hamburg Sanat Müzesi`nin kafesinde buluştuk. Daha önceki yazışmalarımızdan onun yaratıcı olduğu kadar içten ve sevecen biri olduğunu düşünmüştüm, ki hiç yanılmadığımı gördüm.
Biz biraz muhabbet ederken çocuklar merakla İsigami`yi beklediler elbette. İsmet Bey bir ara kalkıp masaya geri geldiğinde elinde kocaman bir poşet vardı. Çocukların şaşkın bakışlarıyla Matruşka misali içinden İsigamiler çıktıkça çıktı. Hepsini gruplara ayırmış, bana da içinde harika İsigami figürlerinin olduğu şık bir kutu kısmet oldu. Çocuklar için hazıra konmak yok, onlara İsigami yapmaları için bir torba dolusu müzenin giriş biletinin koçanlarından getirdi. Yani İsigami için temel malzememiz.
İsmet Bey sabırla İsigami`nin en temel taşından başladı anlatmaya, biz de uslu öğrenciler olarak bir yandan yaptık. Bu arada soruma karşılık olarak figürleri hiçbir yere çizmeden ya da ön hazırlık yapmadan tamamen kafasında nasıl hayal ediyorsa öyle yaptığını öğreniyorum. Yaratıcılığı ve el çabukluğu zaten takdir edilesi...
Müzedeki İsigami kurslarının aralıklı olarak devam ettiğini ve kurslara katılanların çoğunun orta yaş üstü olduğunu söylüyor İsmet Bey.
Kai Felix ve Peer Ole`nin yaptığı ancak henüz isimlendiremedikleri İsigami figürleri
Merak ettiğim konulardan biri de İsmet Bey`in daha önceleri Origami ile ilgilenip ilgilenmediğiydi. Hayatında hiç Origami yapmadığını net bir şekilde belirtti.
İsmet Bey`in beraberinde getirdiği, bazılarını bana hediye ettiği figürler
Çocuklar sevdi mi diye sorarsanız abartmadan söyleyebilirim ki, bayıldılar! Origami onlar için yabancı değil, çok severek yapıyorlardı. Ancak İsigami`yi çok daha yaratıcı ve ilginç buldular. Herhangi bir talimata bağlı kalmadan birleştirmeyi ve bir figür oluşturmayı çok daha özgür bulduklarını söylediler. Buluşmadan dönerken metroda bile yaptılar, eve geldiğimizde henüz ayakkabılarımızı çıkarmadan babaanne ve dedeye anlattılar, gösterdiler. İsmet Bey`in yakınlığının, anlatışının ve sempatik tavırlarının İsigami`yi sevmelerindeki payı büyük elbette.
Ve güzel bir haber: Önümüzdeki yaz İsigami`nin kitabı çıkacak! Bu heyecanlı haberi de bu buluşma vesilesiyle öğrenmiş oluyorum.

İsmet Bey`e bize zaman ayırdığı için tekrar çok teşekkür ediyorum. İsigami kitabı ile büyük kitlelere ulaşıp ve çok başarılı olacağına gönülden inanıyorum.

İsmet Bey`in yaptığı yeni figürleri, bazen de videoları blogundan takip edebilirsiniz.
http://isigami.blogspot.com/

Not: Bu yılın son postu olmasından dolayı yeni yıl dileklerimi de ileteyim, duymayan kalmasın:)
Öncelikle hepimize hayallerimizin peşinden koşmak için sağlıklı bir vücut, sağlam bir kafa diliyorum. Ülkemiz için temiz bir yıl dilerken; her tür yalan dolana, hukuksuzluğa, haksızlığa, ırkçılığa, kadın şiddetine, çocuk istismarına, homofobiye vs. karşı durabileceğimiz güç ve sabır diliyorum.
Mutlu Yıllar!

Tüm fotoğraflar bana aittir, lütfen izinsiz kullanmayınız.

22 Ekim 2013 Salı

Konumuz: İsigami

Hamburg`da bir müzede kahve içip beklerken tanıştım İsigami ile. Elime aldığım Hamburg müzelerinin yaz programlarının tanıtıldığı dergiyi incelemeye henüz başlamışken önce başlık dikkatimi çekti. Origami`yi bilmeyen mi var, peki ya "İsigami"de neyin nesi diye okurken İsmet Apaydın ismiyle daha çok meraklandım. Adres Hamburger Kunsthalle idi, Hamburg Sanat Müzesi.
Elimde bu dergiden kopardığım sayfa, kafamda nedense eksik olan "hadi kalk git" diyen ses. Zaman zaman gölgesine sığınsam da bahanelerin, aslında bu kendini aldatma halini pek de sevmem. Bir şeyi istersin ve yaparsın! Sonuç; öyleydi böyleydi derken bir türlü gidemedim, gitmek ve tanışmaktı oysa ki niyetim. Sonrasında ben döndüm ama orada kalan aklımı rahatlatmak için İsigami yaratıcısı İsmet Apaydın`nın blogu sayesinde mail adresini bulup yazışmaya başladım. İsmet Bey`in samimiyetle anlattığı hayat hikayesiyle birlikte İsigami`nin de nasıl ortaya çıktığını daha net öğrenmiş oldum.
İsmet Bey, 1956 yılında Koyulhisar/Sivas`ta dünyaya gelir, 1-2 yaşlarında ailesiyle birlikte Ankara`ya göç eder. İlk, orta, lise eğitimini Ankara`da tamamlar ve üniversite hayatına ise büyük bir heyecanla Ankara Devlet Mühendislik ve Mimarlık Akademisi Mimarlık Bölümü`nü kazanarak başlar. 
Ancak daha 2.sömestre sonrasında eğitim hayatı kesintiye uğrar. Ülkenin içinde bulunduğu siyasi kargaşa nedeniyle artık eğitimine devam etmesi imkansızdır ve bunun üzerine 1980`li yılların başında tahsiline devam etmek amacıyla Hamburg`da yaşamını sürdüren ablasının yanına gider. Hamburg Üniversitesi`nin onayı ve daveti ile öğrenci pasaportu da alır.
Hikayenin bundan sonrasını daha doğrusu İsmet Bey`in kaderini değiştiren olay ise Almanya`ya girişte yaşanır. Pasaport kontrol memuru keyfi bir şekilde İsmet Bey`in yasal hakkı olan öğrenci pasaportunu iptal eder ve pasaporta turist damgası vurur! 
O zamanlar henüz 24 yaşında olan İsmet Bey Hamburg`da kalmayı başarır ancak tahsiline devam edemez. Hayatında kendisine yeni bir yol çizmesi için çalışması ve para kazanması öncelik taşır. İş şartları, ailevi sebepler derken hem çalışıp, hem de tahsiline devam etmesi mümkün olmaz. Kendi deyimiyle "Almancı olduk yani"diyor. Çeşitli işler yapar, bundan 10-12 sene önce ise Hamburger Kunsthalle`de müze görevlisi olarak çalışmaya başlar.
Bu başlangıç dönüm noktası olur onun için. Geçmişinde amatör olarak sanatla da uğraştığından (resim, şiir, tiyatro, heykeltraş) burada çalışmaktan mutlu ve ayrıca gurur duyuyor. Bundan yaklaşık yedi yıl önce Kunsthalle`nin bilet koçanlarını kesmeden, yapıştırmadan sadece katlayarak, bükerek ve yuvarlayarak yaptığı modülleri birbirinin içine sokarak küçük figürler üretmeye, beğenen mesai arkadaşlarına ve müzeyi ziyarete gelen çocuklara hediye etmeye başlar.
İşte İsigami böyle doğar. Kendi geliştirdiği bu kağıt katlama tekniğine arkadaşlarının kendisine kısaca "İsi" demesinden ötürü "İsigami" adını verir. Origami`den ayrılan özelliği ise İsmet Bey`in sadece ve sadece 25 x 64 mm. ebatlarındaki müze giriş bileti koçanlarını kullanması.
Bir süre sonra tesadüf sonucu Alman NDR kanalında film yapımcısı olan Jan Gehrken sayesinde İsigami ilk kez Alman izleyici ile buluşur, arkasından ZDF, NDR Logo gibi diğer kanal ve TV programlarında yer alır, İsigami ile ilgili ropörtajlar da yapılır. Örneğin, GEO Lino, Welt am Sonntag, MorgenPost gibi... 
Hamburger Kunsthalle Direktörü Hubertus Gaßner`in isteğiyle bu şansı değerlendiren İsmet Bey, iki yıl önce ilk İsigami sergisini Kunsthalle`de açar. Ziyaretçiler tarafından büyük bir ilgiyle karşılanır. Yaklaşık dört yıldan beri de gene Kunsthalle`de belli aralıklarla İsigami kursları ve 'workshop'lar vermektedir.
İsigami`yi de, İsmet Bey`in hikayesini de çok sevdim. O`nun bir şekilde şanssız başlayan Hamburg yaşamı tabii ki öncelikle kendi müthiş yaratıcılığı ve sonrasında tesadüflerin de yardımıyla İsigami`yi doğurmuş. Buna sadece el becerisi demek yanlış veya eksik olur. Nasıl yaptığını ve yaratıcılığını görünce haksız bir tanım olarak kalır. Kendisine "Lebenskünstler"(yaşam sanatçısı) diyen İsmet Apaydın`nın bilet koçanından başka ne figürler yaptığına bir bakın veya videoları izleyin, İsmet Bey`in blogunda çok daha fazlası olduğunu göreceksiniz. (bkz.İsigami)
Benim için İsigami dosyası kapanmadı. Bir sonraki Hamburg ziyaret listemde Kunsthalle var ve tarihler uyarsa elbette bir İsigami kursuna/atölyesine katılmak şart!

Tüm fotoğraflar İsmet Apaydın`ın izniyle kullanılmıştır.