3 Haziran 2016 Cuma

Babalar Günü Geliyor

Özel günleri sever misiniz bilmem. İşin pazarlama yönü bana çok itici gelse bile, öte yandan böyle günlerin birleştirici rolü olduğunu kabul etmem gerek. Öyle ya, Anneler Günü, Babalar Günü gibi zamanlar doğum günleri, bayramlar gibi tüm aile için biraraya gelmenin bahanesi olur, yenir içilir, muhabbet edilir, hoşça vakit geçirilir. Rahmetli babamın Babalar Günü mümkün olduğunca aynen böyle geçerdi. Malum eski nüfus cüzdanlarında yazan doğum tarihleri çoğu zaman doğru olmaz, bu nedenle biz babamızın doğum gününü kutlamak yerine Babalar Günü geldiğinde mütevazı hediyemizi, pastamızı alıp toplanırdık. Şimdi hafızamı yokladığımda ne güzel anılar çıkıyor bir bir... Ah ah diyorum, nur içinde yatsın babacığım...

30 Mayıs 2016 Pazartesi

Yine Bi` Gün Sakız`dayız...

Ne var bu adada bu kadar gidip görecek diye sorsanız cevabın herkesi memnun edeceğinden şüpheliyim. Öyle ya herkesin tatil, huzur, mutluluk beklentisi farklı. Bence şöyle, bence böyle kısmına uzun uzun girmiyorum, ki daha önce yazdığım birkaç Sakız Adası yazılarından durumu anlayabilirsiniz.
http://www.mutlueller.com/2015/04/pirgi-pyrgi.html
http://www.mutlueller.com/2015/04/mesta-mesta.html
http://www.mutlueller.com/2015/05/sakz-adasndan-notlar.html


18 Mayıs 2016 Çarşamba

2017 Takvimi

2017`ye ne kaldı, bu yılı yarılamak üzereyiz nerdeyse. Neden böyle bir giriş yaptığımı uzatmadan, hemen anlatayım. Evimizin tüylü üyesi Honig`in bir fotoğrafı, Giller 2017 365 Gün Kedi Takvimi`ne seçildi. Yani 365 günden birinde karşımıza bizimki çıkacak, minicik hikayesiyle birlikte.
Ne oldu şimdi, neden bu kadar sevindik bilmiyorum. Sevindik işte! Belki de artık ülke gündeminde 'normal' algıladığımız saçma sapan haberler, bitmeyen huzursuzluklar,  genel endişelerimiz bizi böyle basit bir mutluluğa itti.

12 Mayıs 2016 Perşembe

10marifet`i Bilmeyen Kaldı mı ki?

Sanırım yoktur. Yine de hızlıca bir özet geçeyim: 10marifet, adından da anlaşıldığı gibi Türkiye`de hobi denince aklımıza ilk gelen ve hâlâ alanında tek olan bir paylaşım sitesi. Elinden iş gelenler iyi bilirler, 10marifet`te blogunuz olsun ya da olmasın yaptığınız çalışmalar onaylandıktan sonra fotoğraflarla yayınlanır, isterseniz metin içersinde sosyal medya hesaplarınızı, blogunuzu link olarak verirsiniz ve böylece geniş kitlelere ulaşmış olursunuz. 10marifet aynı zamanda paylaştığı 'kendin yap' videoları sayesinde oldukça öğretici bir rol üstlenmiş durumda. Eminim ki birçok kişi bu vesileyle yeni hobiler edindiler, ediniyorlar. Asıl önemli olan ise aynı kafadan insanların paylaşımda bulunarak herkesin birbirinden bir şeyler öğreniyor olması. Yıllardır üyesi olduğum 10marifet sayesinde pekçok blogger tanıdım, marifetli insanlara tanık oldum. Bir hobiniz var ve üye değilseniz geç kalmadınız, bugün o gündür.

6 Mayıs 2016 Cuma

Banksy

Yazarken o kadar serbest takılıyorum ki neyi ne zaman yazacağım bazen belli olmuyor, hatta "bu şimdi durup dururken aklıma nerden geldi diye" kendime şaşırıyorum. Ama geliyor işte. Bugün de Banksy yazasım var mesela.
Mart ayında Karaköy`e gitmişken ve serginin önünden geçiyorken girelim hadi deyip kendimizi Banksy`nin "The Art of Banksy"sergisinde bulmuştuk. Hani şu "Banksy’nin haberinin olmadığı Banksy sergisi" diye haberlerin çok yapıldığı sergide. Sergiden çok bu konu konuşulmuştu hatırlarsanız.
Habersiz olmasının sebebi belliydi: serginin küratörü olan Steve Lazarides. Kendisi, kimliği gizli olan grafiti sanatçısı Banksy ile uzun yıllar çalışmış, son 10 yıldır da Banksy ile görüşmeyen bir adam. (Bu arada Banksy`nin gerçek kimliğinin ortaya çıktığı iddia ediliyor: http://onedio.com/haber/ingiliz-bilim-insanlari-banksy-nin-kim-oldugu-tespit-edildi--687681)

Doğrusunu isterseniz sokak sanatının 8 sponsora rağmen bu şekilde paraya dökülmesi birçoğumuz için rahatsızlık verici. Eserler sistem karşıtı, yapan sanatçı da ama görmek için para bayılmanız gerekiyor. Evet, bu saçmalığa rağmen 'dört duvar arasındaki sokak sanatını' görmekten kendimizi alıkoyamadık. Merak ağır bastı, paraya kıyıp ortak olduk anlayacağınız.