16 Kasım 2017 Perşembe

Ambalajsız Hayat Mümkün mü?

Olsa ne iyi olur, hatta şahane olur. Düşünsenize, plastiğe ait ne varsa çıkmış hayatımızdan. Kese kâğıdı, file geri dönmüş, bez torbalar herkesin elinde. Sadece bunlar mı, ihtiyacımız olan ne varsa açık olarak alıyoruz, yanımızda getirdiğimiz taşıma kaplarına koyuyoruz. Fazla mı ütopik?
Son yıllarda "zero waste" yani sıfır atık hareketini sık sık duyuyoruz, okuyoruz. Henüz çöp ayırma, geri dönüşüm, pil kutusu gibi kavramlarla yeni tanışmış ülkemizde bir de bu sıfır atık meselesinin fazlasıyla gerçek dışı duyulduğunun farkındayım. Olsun, dünyada yapılanlardan feyzalıp bireysel de olsa katkı sağlayabilirsek ne mutlu!
2016 temmuz ayında Karlsruhe'de önüme bir dükkan çıktı. "Unverpackt" adındaki bu dükkan modern bir bakkala benziyordu. Unverpackt yani ambalajsız adındaki dükkanda her şey gerçekten ambalajsız satılıyordu. Ben de yıllardır bez çanta kullanıyorum, poşetin eve girdiği sayılıdır. Ama ya marketten aldığımız ürünlerin ambalajları? Üstelik bu çoğu plastik olan ambalajların sadece bir kısmında geri dönüşüm sağlanabiliyor. Bir de buna plastikle temas eden yiyeceklerimizin durumunu ekleyin. Gözle görünür bir etkisi olmadığından farkında bile değiliz ancak plastik ve yiyecek bir araya geliyorsa tehlikeli sulardayız demektir.

2 Kasım 2017 Perşembe

Elma Kurusu

Biz ev ahalisi olarak hiçbir mevsim gözetmeden, hava soğuk mu sıcak mı bakmadan çay veya kahve içeriz. Kışın nispeten bitki çayları ağırlıkta olur. Geçenlerde aktara uğradım, çeşitli meyve kurularından yapılmış karışık bir çay aldım, "Osmanlı Çayı" yazıyor üstünde. Gerçekten böyle bir karışımı Osmanlı içmiş mi bilmiyorum, son yıllarda önümüze gelen her şeyin başına Osmanlı ismi verdiğimizden ismine karşı şüpheyle yaklaşıyorum. Tadını sorarsanız güzel, meyvemsi, içimi rahat.
Meyve kurusu gündeme gelince uzun süredir aklımda olan elma kurusu yapmak için mutfağa girdim. Bir; yapması hiç zor değilmiş, iki; yaparken ve sonrasında yediğim elmalar sayesinde uzun süre elma yemesem aramam.

 

27 Ekim 2017 Cuma

Yaşasın Cumhuriyet!

Cumhuriyetimizin 90.yılı kutlamaları benim için çok özeldi. Fotoğrafçı Cumhur Aygün liderliğinde Türkiye`nin birçok yerinden gelen insanlarla birlikte Atatürk portresi oluşturmak için 5.990 kişi #durduk ve bir rekorun parçası olduk. Burada o unutulmaz günü gururla anlatmıştım: http://www.mutlueller.com/2013/10/durduk.html

Cumhuriyetimizin 94. yılını kutladığımız bu yıl yine Cumhur Aygün imzasıyla bu kez çocukların okulunda muhteşem bir proje gerçekleştirildi. Gönüllüler ve TED Bursa Koleji öğrencileri ile birlikte 32.000 adet renkli bardak kullanarak 25 metreye 12 metre boyutlarında Türkiye haritasının içinde Atamızın gözlerinden oluşan görseli oluşturdular! Projede emeği geçen herkese çok ama çok teşekkürler. Çocuklarımızın da katılımı olan bu eşsiz projeyle gerçekten gurur duydum.


29 Ekim Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun!

"Benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır fakat Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır."


Mustafa Kemal Atatürk

20 Ekim 2017 Cuma

Toplanıyoruz: 3.Blog Yazarları Çalıştayı


Heyecanlıyım! 17 Kasım 2017'de Kadir Has Üniversitesi Yeni Medya Bölümü ev sahipliğinde düzenlenen Blog Yazarları Çalıştayı`nın üçüncüsü için bir araya geliyoruz. 2015 yılından beri düzenlenen çalıştayın ilk ikisine katılamamıştım. Bu sene büyük bir aksilik olmazsa 17 Kasım günü tüm gün ordayım. Öncelikle Evren`in başkanlığını yapacağı Gelecek Vadeden Bloglar-Blogların Geleceği oturumunda olacağım. Bugüne kadar Gelecek Vadeden Bloglar`ın jüri üyesi olarak birçok blog değerlendirdik, birçok blog yazarıyla sanal da olsa tanışma fırsatımız oldu, hatta yeni dostluklar ekledik. Çalıştay sayesinde jüri üyesi diğer arkadaşlarım ve Gelecek Vadeden Bloglar listesine giren yeni blog yazarlarının da bazılarıyla görüşüp, çalıştayın diğer oturumlarında bizlerden tecrübeli olan blog yazarlarını dinleme fırsatı bulacağız. 

Yıllardır sayısını bilemediğim kadar çok sayıda blog takip ediyorum. Bazı isimler var ki hepsinden biraz daha özel bir yerde durur benim için. Bu çalıştayın arkasında da canla başla çalışan çok sevdiğim bir isim var: Evren Soyuçok. Blog yazarları ve blogların geleceği için bitmek tükenmek bilmeyen enerjisiyle gönülden çalışan ve blog denilince ilk aklıma gelenlerden biri Evren. Teşekkürden çok daha fazlasını hak ediyor. Bir diğer teşekkür de biz blog yazarlarına ev sahibi olarak kapısını açan Kadir Has Üniversitesi`ne gidiyor.

Konuyu çok dağıtmadan buyrun gelin diyorum. Çalıştay herkese açık ve ücretsiz. Eş zamanlı üç oturumdan oluşacak olan çalıştayın içeriği nedir, konuşmacılar kimlerdir ve çalıştay hakkında çok daha fazlasını öğrenmek isterseniz sizi şöyle alayım: http://www.evrengunlugu.net/blog-yazarlari-calistayi-2017/

3.Blog Yazarları Çalıştayı`nda görüşmek üzere...

9 Ekim 2017 Pazartesi

Fujifilm Sokak Fotoğrafçılığı

Bir pazar gününü evde kahvaltı masasında uzun uzun muhabbet ederek, gün boyu yayılarak günün hakkını vermek bir yanda, bir de erkenden kalkıp güne anlam kazandıracak bir etkinlikte bulunmak diğer yanda... Ben bu pazar ikinciyi tercih edip yağmurlu ve serin bir Bursa sabahında Fujifilm Sokak Fotoğrafçılığı X-Workshop `a katılmak için yollara düştüm.