4 Temmuz 2017 Salı

Ege`yi Bırakmak Kolay Değil: Ildırı (Erythrai)

Hazır bir önceki yazıda antik kentlerden, kültürel zenginliğimizden bahsetmişken konuyu dağıtmadan yine Ege`den devam edeyim. Çeşme`yi nasıl olsa iyi biliyoruz, daha önce gitmediğimiz bir yer olsun derken karşımıza yine güzel bir Ege köyü çıktı: Ildırı ya da antik dönemdeki adıyla Erythrai. Çeşme`ye 27 km. uzaklıkta olan Ildırı Köyü Çeşme Yarımadası`nın ilk antik yerleşim yeri olması dolayısıyla da görülmeye değer gerçekten.

23 Haziran 2017 Cuma

Efes Müzesi

Çocukluğumdan beri Efes ve civarına defalarca gittim. Rahmetli babam, Murat 121`in (sonraki yıllarda Şahin) arkasına dört kız olarak sıkışıp çıktığımız 1-2 haftalık yaz tatillerinde yol üzerinde belli başlı görülmesi gereken tarihi eserlere bizi mutlaka götürürdü. Üstelik bir süre sonra annemden gelen tüm itirazlara rağmen. Annem, "Bu sıcakta oraya çıkılmaz, hepsi taş, hepsi aynı zaten" der, kimi zaman bir köşede oturup bizim gelmemizi beklerdi. Oysa ki ne iyi etmiş babam, insan büyüdükçe nasıl da anlıyor bizim için yapılanların değerini. Yahu nasıl gitmişiz o sıcakta, o klimasız ve konforsuz arabada ve o yılların yollarında, hem de saatlerce! Bu da düşünülmesi gereken diğer konu.

Ben de rahmetli babamın izinden gidip fırsat buldukça çocukları tarihi eserlere, müzelere götürüyorum. Doğruya doğru, her zaman çok istekli olmuyorlar ya da gittiğimiz yer cazip gelmeyebiliyor. Hiç sorun değil, önemli olan bunu alışkanlık olarak kazanmak deyip devam ediyoruz. Tıpkı geçen hafta Kuşadası`ndaki aquapark dönüşü gibi. Birkaç saatlik su eğlencesinden sonra yorgun çocuklarla, biraz da isteksiz, Selçuk`taki Efes Müzesi`ne gittik. İtiraf etmem gerekirse bizim ekipte mutlu olan bir tek ben vardım, olsun bazen ısrar etmek iyidir. 😏 Hatta müze kapalı olsaydı çok sevineceklerdi de neyse ki yazın saat 19.00`a kadar açıkmış.
Güzel Artemis Heykeli, MS 2.yüzyıl

9 Haziran 2017 Cuma

Batik Şenliği

Geçtiğimiz cumartesi günü kumaşlarla, boyalarla haşır neşir olduğum tam benlik diyebileceğim bir atölyedeydim. Bursa`daki Hayat Ağacı Atölyesi`nin davetlisi olarak gittiğim yeni mekânlarında harika bir batik şenliği içinde buldum kendimi. Kumaşlar, boyalar, kaynayan sular, mandallar, ipler, kurumaya bırakılmış birbirinden güzel çalışmalar...


1 Haziran 2017 Perşembe

Oje ile Saksı Renklendirme

Geçenlerde oje alırken düşündüm de (içinde oje geçen bir cümle bana ne kadar yabancı) hayatımda hiç gidip oje seçip almamışım. Çocukken birkaç kere ablamların ojesinden sürdüğümü hatırlıyorum, ha bir de evlendiğim gün. O da son anda gelinliğimle evden çıkarken yakalandım, "ojesiz gelin mi olurmuş" diyerek azarlanmıştım bir de üstüne.
Ojeyi günlük rutini içine alan kadınlar için saçma gelecek bir düşünce ama ben oje sürersem o parmaklar artık bana ait değilmiş gibi hissederim. Ellerim benim için önemli (hişşt boşuna 'mutlu eller' demedik), yemek yaparken asla eldiven kullanamam, kullanan birini görürsem de o yemek bana batar, rahatsız olurum fena halde. Benim için malzemeyi hissetmek, dokunmak önemli. Yüksük bile takmıyorum parmağıma, düşün yani, illa o iğne batacak:)

24 Mayıs 2017 Çarşamba

Karaca Arboretum

Geçtğimiz hafta sonu yeşilin her tür tonunu gördüğümüz, bu kadar yakın olup yıllardır nasıl da gitmedik diye hayıflandığımız bir yerdeydik: Karaca Arboretum!