21 Eylül 2016 Çarşamba

Yaz Özeti, Kahve Çuvalı... Hayat!

Okul zilinin sesini duyduğumuza göre sahalara dönme vakti gelmiş demektir. Arada çabalamadım değil, halihazırda bekleyen, taslak olarak kaydedilmiş elimin altında birkaç post vardı hep. "Yayınla" demeden önce bir kez daha okuyunca ya beğenmedim ya da şurasını değiştireyim deyip bir daha dokunmamak üzere beklemeye aldım. Sanırsın yazdıklarımla dünyayı kurtarıyorum, altı üstü 3-5 kişi kaldık blog okuyan, yayınla gitsin:)

Temmuz ayındaki 5 günümüzü yıllarca düşünsem aklıma belki de hiç gelmeyecek bir yerde geçirdik: Tallinn! Buraları okuyan bilir, biz ailece sıcak seven, 'beach'lerde güneşlenen tipler değiliz. Bana kalsa güneşe hiç çıkmam o derece yani. Yıllar geçtikçe (yazar burda yaşlandıkça demek istiyor) güneşe olan hassasiyetim arttı, lekelenmelerim çoğaldı. Bu konuyu uzun uzun anlatmayı çok isterim ama çok sıkılırsın biliyorum. Tüm bu hepsini saymadığım sebeplerden ötürü yaz aylarında kuzey bize iyi geliyor. Tatillerimizi de genelde kış döneminden planlarız, hem belirsizlikten kurtulmak için hem de daha uygun fiyatlara tatil yapabilmek için. Bu defa Peer Ole`nin CISV kampına Costa Rica`ya gidecek olması ve bunun da neredeyse bayrama denk gelmesinden dolayı o haftayı boş bırakıp, sonradan da "biz de kaçalım ya birkaç gün" dediğimizde geç kalmıştık haliyle. İlk aklıma gelen yer Çamlıhemşin oldu ancak bayramda aklına burası gelen tek uyanık ben olmadığımdan yer bulmak ne mümkün! Daha önce gittiğimiz yerleri de eleyince ülke dışından alternatiflere kaydık, uçuş, bilet vs. bakınırken tesadüfen Tallinn`i gördüm. "Orası tam olarak nerde yaaa" diye başladığım kısa çaplı araştırma 1-2 tık ve birkaç fotoğraftan sonra karara bağlandı: evet Tallinn`e gidiyoruz ahali!

Bizim açımızdan durum netleşti netleşmesine ama Kai Felix`in kafa gitti. O sırada Peer Ole de Costa Rica`ya Madrid aktarmalı uçuyor ve hatta bir gece otelde kalacak. Kai Felix`e sorunca Münih`e gitti diyor, ona göre biz de Tallinn`e değil, Filipinler`e uçuyoruz! Annemin durumu da pek parlak değil. Telefonda bayramda ne yaptığımızı sorunca ben de Tallinn`i anlatırken kuzeyde, Finlandiya falan var ya diye anlatıyorum, o da tüm soranlara bizim Finlandiya`ya gideceğimizi söylüyor! Costa Rica`yı aklında hiç tutamadı, soranlara ne dediği soru işareti:)
Kai Felix ile tüm bu karmaşayı atlas üzerinde (Google Maps değil, bildiğin kağıt) ülke/şehir bulmaca oynayarak bitiriyoruz. Uzun zamandır bir atlas almamışım elime bunu fark ediyorum, bir de çocukken çok severek ülke/başkent bulmaca oynadığımı hatırlıyorum.
Neyse işte "hayaller Çamlıhemşin, gerçekler Tallinn" hikayesi böyle başladı. Fotoğrafları henüz düzenlemediğim için konunun devamı sonra gelecek. Özetin özetinin özeti; Tallinn güzel yer, gidin!

Peer Ole`yi bu yaz Costa Rica`ya Atatürk Havalimanı`ndaki terör saldırısından iki gün sonra yolcu ettik, darbeden birkaç gün sonra yine havalimanına karşılamaya gittik. Takdir edersiniz ki endişesi bol, kafa yorucu bir zaman dilimi oldu bizim için. Her şeye rağmen Costa Rica`da geçirilen güzel kamp, 10 küsür saat süren aktarmalı ama sorunsuz uçuşlar yüzümüzü güldürdü.

Bu yaz evin temposu da hiç düşmedi. Geleneksel hale getirdiğimiz Hamburg tatili de yapıldı, hatta ek olarak Güney Almanya eklendi. Yenildi, içildi, yine güzel yerlerde hoşça vakit geçirildi. Bunun da devamı sonra gelecek.

Gitmeyince bize küsen sevgili adamız Sakız`a bu defa yelkenle bir kez daha gidildi. Ama bu gezinin asıl yıldızı özellikle benim için Oinousses (Koyun Adası) oldu. Kendi küçük, etkisi büyük Oinousses ile birkaç gün flört edip kabına sığmayan hayaller iştahla kuruldu.

Tüm bu özet geçtiğim yaz bölümünü bir tarafa bırakıp aşağıdaki fotoğraflara gelelim hızlıca, nedir bu kahve çuvalı meselesi. Kahve merakımız bizi gittiğimiz her yerde iyi kahve arayışına iter. Herkesin elinden düşürmediği, "to go" kahvelerinin fotoğraflarını çekip çekip paylaşmaktan bıkmadığı zincir kahveciler çok zorunlu olmadığım sürece tercih dışı benim için. Hamburg liman şehri olduğundan aynı zamanda iyi kahvenin de doğru adresi. Bu defa uğradığımız kendi kahvesini kavuran geleneksel bir kahvecide kahve çuvallarından dikilmiş şahane ürünler gördüm. Alışveriş çantaları, sırt çantaları, mutfak önlükleri arasında gezinirken mest oldum, fiyatlarını görünce benimkilere dönüp "ben dikerim bunlardan yaw" dedim. Peer Ole unutmama fırsat bile vermeden eve dönünce çuval çuval diye sayıklamaya başladı. Zaten ben de dürtülmeyince iş yapan biri değilim kolay kolay. Oturdum araştırdım nerden bulurum, nasıl bulurum diye. Ve şak diye buldum, kolayca. Üstelik güzelim çuvalları bulmakla kalmadım, Unicef yararına satın almış oldum. Adresi de şuraya bırakıyorum, ilgilenenlere tavsiye ederim. http://www.probadorcolectiva.com/kahve-cuvali-unicef-e-destek-olun
İlk defa çuval gibi bir malzeme ile çalıştım. Kumaştan farklı, zor biraz. Makine diker mi dikmez mi diye düşünürken çuvalın birini kesiverdim. "Sen bundan kesin bir şey yaparsın" diyerek ablamın bana getirdiği kot pantolonlardan birini de kalın şeritler halinde doğradım. Ceplerini de kullandım, çantanın içine ve arkasına bir cep daha çıktı. Astarı ve sapı hariç geri dönüşüm bir çanta desek yanlış olmaz.
Böyle dikiyorum iyi güzel de beklentiyi de yükseltiyorum beraberinde. Özellikle evdekiler "bu çantanın daha şöylesi, daha böylesi" diye başladılar çoktan. El dikişinden sırt çantası isteyen bile var, düşün artık sevgili okur:)

Arayı çok açmam, yine gelirim. Arada uğrayın olur mu?

Not: Fotoğrafları lütfen izinsiz kullanmayınız.

3 Haziran 2016 Cuma

Babalar Günü Geliyor

Özel günleri sever misiniz bilmem. İşin pazarlama yönü bana çok itici gelse bile, öte yandan böyle günlerin birleştirici rolü olduğunu kabul etmem gerek. Öyle ya, Anneler Günü, Babalar Günü gibi zamanlar doğum günleri, bayramlar gibi tüm aile için biraraya gelmenin bahanesi olur, yenir içilir, muhabbet edilir, hoşça vakit geçirilir. Rahmetli babamın Babalar Günü mümkün olduğunca aynen böyle geçerdi. Malum eski nüfus cüzdanlarında yazan doğum tarihleri çoğu zaman doğru olmaz, bu nedenle biz babamızın doğum gününü kutlamak yerine Babalar Günü geldiğinde mütevazı hediyemizi, pastamızı alıp toplanırdık. Şimdi hafızamı yokladığımda ne güzel anılar çıkıyor bir bir... Ah ah diyorum, nur içinde yatsın babacığım...

30 Mayıs 2016 Pazartesi

Yine Bi` Gün Sakız`dayız...

Ne var bu adada bu kadar gidip görecek diye sorsanız cevabın herkesi memnun edeceğinden şüpheliyim. Öyle ya herkesin tatil, huzur, mutluluk beklentisi farklı. Bence şöyle, bence böyle kısmına uzun uzun girmiyorum, ki daha önce yazdığım birkaç Sakız Adası yazılarından durumu anlayabilirsiniz.
http://www.mutlueller.com/2015/04/pirgi-pyrgi.html
http://www.mutlueller.com/2015/04/mesta-mesta.html
http://www.mutlueller.com/2015/05/sakz-adasndan-notlar.html


18 Mayıs 2016 Çarşamba

2017 Takvimi

2017`ye ne kaldı, bu yılı yarılamak üzereyiz nerdeyse. Neden böyle bir giriş yaptığımı uzatmadan, hemen anlatayım. Evimizin tüylü üyesi Honig`in bir fotoğrafı, Giller 2017 365 Gün Kedi Takvimi`ne seçildi. Yani 365 günden birinde karşımıza bizimki çıkacak, minicik hikayesiyle birlikte.
Ne oldu şimdi, neden bu kadar sevindik bilmiyorum. Sevindik işte! Belki de artık ülke gündeminde 'normal' algıladığımız saçma sapan haberler, bitmeyen huzursuzluklar,  genel endişelerimiz bizi böyle basit bir mutluluğa itti.

12 Mayıs 2016 Perşembe

10marifet`i Bilmeyen Kaldı mı ki?

Sanırım yoktur. Yine de hızlıca bir özet geçeyim: 10marifet, adından da anlaşıldığı gibi Türkiye`de hobi denince aklımıza ilk gelen ve hâlâ alanında tek olan bir paylaşım sitesi. Elinden iş gelenler iyi bilirler, 10marifet`te blogunuz olsun ya da olmasın yaptığınız çalışmalar onaylandıktan sonra fotoğraflarla yayınlanır, isterseniz metin içersinde sosyal medya hesaplarınızı, blogunuzu link olarak verirsiniz ve böylece geniş kitlelere ulaşmış olursunuz. 10marifet aynı zamanda paylaştığı 'kendin yap' videoları sayesinde oldukça öğretici bir rol üstlenmiş durumda. Eminim ki birçok kişi bu vesileyle yeni hobiler edindiler, ediniyorlar. Asıl önemli olan ise aynı kafadan insanların paylaşımda bulunarak herkesin birbirinden bir şeyler öğreniyor olması. Yıllardır üyesi olduğum 10marifet sayesinde pekçok blogger tanıdım, marifetli insanlara tanık oldum. Bir hobiniz var ve üye değilseniz geç kalmadınız, bugün o gündür.