23 Temmuz 2017 Pazar

Bursa`da Yeşil Adreslerden Biri: Gököz Göleti

25 yıldır Bursa`da yaşadığımdan Bursa ve civarında birçok yeri gördüğümü/bildiğimi düşünür(d)üm. Yakın bir arkadaşımız Gököz Göleti`ne gidip, çok etkilenip, döndüğünde bize bahsedene kadar. Haziran ayında bir pazar gününü denk getirip çoluk çocuk hep birlikte nefes almaya gittik.


Böyle doğal kalabilmiş yeşil köşeleri anlatma konusunda kararsız kalıyorum. Bir yandan bu güzellikler bilinsin istiyorum, diğer yandan herkes öğrenirse kalabalık olup bir süre sonra çöplüğe döneceğini düşünüyorum. Ama öğrenmek gerekiyor artık, bir noktada insanların bu doğayı kendi malları gibi kullanmalarına son vermeleri gerekiyor. Ne yazık ki olumsuz örnekler o kadar çok ki! Geldin tadını çıkar, çöpünü de topla giderken bi` zahmet. Haftalık çemkirmemi de yaptığıma göre konuya geri dönebilirim.


Gököz`e gittik, peki ne yapalım? Bisiklet turu ya da yürüyüş yapmaya, fotoğraf çekmek için ya da sadece tertemiz havası için bu şahane yere gelebilirsin. Biraz aksiyon olsun dersen alternatif çok: gölde balık tutabilir, sandalla gezebilir, çadırını yanında getirip göl kenarında kalabilir, ATV`ye binebilir ya da attan yana tercihini kullanabilirsin.



Göl kenarında tek tesis var, umarım öyle kalır. Adı Gököz Natural Park, kendilerine Doğal ve Sağlıklı Yaşam Tesisi diyorlar. Burada kahvaltı, yemek gibi ihtiyaçlar giderilebilir, aynı zamanda bungalovlarda konaklamak için buradan bilgi alınabilir. Tesisin yanındaki ekili alandan istediğin bir şey olursa taze taze satın alabilirsin. Mesela biz çilek aldık, mis kokulu olanından.



Birlikte gittiğimiz çoğunluk ATV`ye binmek isteyince, hiç aklımda yokken hayatımda ilk kez (ve bence son kez) ben de bindim. Ne kötü, ne iyi diyebilirim. Doğanın içinde yeşile doymak varken zort zort gitmek çok gerekli mi, cevap veriyorum: hiç sanmıyorum. Üstelik çevreci bir yaklaşım da değil ve aslında tehlikeli de. Bisikletle git ya da yürü, çok daha keyifli.


Biraz yürüdük ormanın içinde. Daha doğrusu bir yatır varmış, onu bulmaya çalıştık ama bulamadan döndük. Tabii yatır bahane oldu, yürürken ne güzel çiçekler, ağaçlar, mantarlar gördük!



Buraya gelirken Gököz Köyü`nden geçtik, köy gibi köy. Gerçekten öyle kalmış, çok hoş.
Gököz Göleti, Bursa merkezden neredeyse 62 km. Benden söylemesi, güzel bir hafta sonu için ideal rota.

4 Temmuz 2017 Salı

Ege`yi Bırakmak Kolay Değil: Ildırı (Erythrai)

Hazır bir önceki yazıda antik kentlerden, kültürel zenginliğimizden bahsetmişken konuyu dağıtmadan yine Ege`den devam edeyim. Çeşme`yi nasıl olsa iyi biliyoruz, daha önce gitmediğimiz bir yer olsun derken karşımıza yine güzel bir Ege köyü çıktı: Ildırı ya da antik dönemdeki adıyla Erythrai. Çeşme`ye 27 km. uzaklıkta olan Ildırı Köyü Çeşme Yarımadası`nın ilk antik yerleşim yeri olması dolayısıyla da görülmeye değer gerçekten.

23 Haziran 2017 Cuma

Efes Müzesi

Çocukluğumdan beri Efes ve civarına defalarca gittim. Rahmetli babam, Murat 121`in (sonraki yıllarda Şahin) arkasına dört kız olarak sıkışıp çıktığımız 1-2 haftalık yaz tatillerinde yol üzerinde belli başlı görülmesi gereken tarihi eserlere bizi mutlaka götürürdü. Üstelik bir süre sonra annemden gelen tüm itirazlara rağmen. Annem, "Bu sıcakta oraya çıkılmaz, hepsi taş, hepsi aynı zaten" der, kimi zaman bir köşede oturup bizim gelmemizi beklerdi. Oysa ki ne iyi etmiş babam, insan büyüdükçe nasıl da anlıyor bizim için yapılanların değerini. Yahu nasıl gitmişiz o sıcakta, o klimasız ve konforsuz arabada ve o yılların yollarında, hem de saatlerce! Bu da düşünülmesi gereken diğer konu.

Ben de rahmetli babamın izinden gidip fırsat buldukça çocukları tarihi eserlere, müzelere götürüyorum. Doğruya doğru, her zaman çok istekli olmuyorlar ya da gittiğimiz yer cazip gelmeyebiliyor. Hiç sorun değil, önemli olan bunu alışkanlık olarak kazanmak deyip devam ediyoruz. Tıpkı geçen hafta Kuşadası`ndaki aquapark dönüşü gibi. Birkaç saatlik su eğlencesinden sonra yorgun çocuklarla, biraz da isteksiz, Selçuk`taki Efes Müzesi`ne gittik. İtiraf etmem gerekirse bizim ekipte mutlu olan bir tek ben vardım, olsun bazen ısrar etmek iyidir. 😏 Hatta müze kapalı olsaydı çok sevineceklerdi de neyse ki yazın saat 19.00`a kadar açıkmış.
Güzel Artemis Heykeli, MS 2.yüzyıl

9 Haziran 2017 Cuma

Batik Şenliği

Geçtiğimiz cumartesi günü kumaşlarla, boyalarla haşır neşir olduğum tam benlik diyebileceğim bir atölyedeydim. Bursa`daki Hayat Ağacı Atölyesi`nin davetlisi olarak gittiğim yeni mekânlarında harika bir batik şenliği içinde buldum kendimi. Kumaşlar, boyalar, kaynayan sular, mandallar, ipler, kurumaya bırakılmış birbirinden güzel çalışmalar...


1 Haziran 2017 Perşembe

Oje ile Saksı Renklendirme

Geçenlerde oje alırken düşündüm de (içinde oje geçen bir cümle bana ne kadar yabancı) hayatımda hiç gidip oje seçip almamışım. Çocukken birkaç kere ablamların ojesinden sürdüğümü hatırlıyorum, ha bir de evlendiğim gün. O da son anda gelinliğimle evden çıkarken yakalandım, "ojesiz gelin mi olurmuş" diyerek azarlanmıştım bir de üstüne.
Ojeyi günlük rutini içine alan kadınlar için saçma gelecek bir düşünce ama ben oje sürersem o parmaklar artık bana ait değilmiş gibi hissederim. Ellerim benim için önemli (hişşt boşuna 'mutlu eller' demedik), yemek yaparken asla eldiven kullanamam, kullanan birini görürsem de o yemek bana batar, rahatsız olurum fena halde. Benim için malzemeyi hissetmek, dokunmak önemli. Yüksük bile takmıyorum parmağıma, düşün yani, illa o iğne batacak:)