19 Şubat 2012 Pazar

Bir Pazar Gününün Miskin Hali

Sabah saatleri:
O kadar çok dağılmış olamam diye başladım güne. Üstelik yalnız, ev halkı komple şehir dışında. Bu durum değerlendirilmeli mutlak ama iki gündür enerjimi o kadar bol keseden harcamışım ki bugüne bir şey kalmamış zulada. Bu halimle hiç olmadığım kadar sıkıcıyım, çekilmezim. Bu durumdan nemalanırsam eğer, her günü bayram havasında geçirecek kadar deli değilim demek ki diye kendime pay çıkarabilirim.

Öğle ve sonrası:
Pratikte yaptığım gereksiz ataklar bir yana ruh temizliğim için neyin terapi olduğunu iyi bilirim genelde. Önce dostlar derdim belki de ama bugün mecalim yok konuşmaya, pas geçip ikinci sıraya ilerliyorum.
Müzik, benim için hep önemli oldu, hayata kafa yormanın, anlamanın ya da anlamaya çalışmanın müzikle ifadesi etkiler beni.
Üniversitenin çömezlik aylarında kaldığım ilk ev, ev arkadaşlığı bile değil, sadece ortak kullanılan bir mekandı. Kayıt olmak için geldiğim bu şehre eşyalarımı bırakmış, sonradan ev arkadaşım, can dostum ilk olarak eşyalarımı inceleyip, daha çok da getirdiğim kasetlere takılmıştı. Çoğu kayıttı, eciş bücüş yazılmış isimleri vardı, kimileri için epey uğraşmış hatta çakma kapak yapacak kadar ileri gitmiştim. Onun müziği hiç değildi aslında ama benimle anlaşacağının garantisi olarak görmüştü bu durumu. Öyle de oldu.....Uzun yıllar birlikte birçok ev paylaştık, yaşanılası ne duygular varsa hepsi yaşandı, tecrübe olarak hayattaki kâr hanesine itinayla yazıldı.

Evet, ruh temizliği dikişsiz de olmaz benim için. Hele de makinenin sesine Iron Maiden eşlik ederse. (A Matter of Life And Death, 2006) Bu albümden sonra bir de eskilerden en sevdiğim albümü bu kez kasetten dinledim. (Seventh Son Of A Seventh Son, 1988)

Akşama doğru
Bugün okuyabildiğim kadar blog okudum, biraz meraktan, biraz sıkıntıdan, biraz da dostluktan ötürü...
Biraz gazetelere göz attım, köşe yazarlarını ziyaret ettim. Can Dündar`ın cep telefonsuz bir gününü tebessümle okudum:)
Ya ben ne yapardım cep telefonsuz, çok mu bağlıyım sanki?
Nasıl hissederim kendimi acep yok olsa?

Kötü beslendim, karnım acıktığında o çok sevdiğim mutfağa bile girmek istemedim, epey bir süre bekledim açlığımın beni terketmesini. İnatla gitmedi, ben de dünden kalanlarla besledim onu, yeter ki beni rahat bıraksın diye. (iğrençsin Semi:)

Akşam
Çocuklar geç geleceğinden çantaları toparlama işini ben üstlendim. Aziz Nesin`in Pırtlatan Bal adlı oyununa çalışıyorlar bu ara. Benimkinin rolüne baktım, aslında muhtar olacaktı ama uzun diye gidip değiştirdi. Şimdi 3.köylüyü oynuyor. Oyunu iki sene önce de çocuklardan izlemiştim, sahnede onları pırtlaya pırtlaya konuşurken görmek nasıl da hoş:))
Gün bitti ve sanki güzelim gün heba oldu. Şu ana kadar yazdıklarımı okudum, yüz ifademe de bakarsam sıkıcı bir post sanki...Hem sık yazma, yazdığında da sıkıcı yaz olacak iş değil!

58 yorum:

  1. Iron Maiden her zaman insanı kendine getirir :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kulağımın pası gitti, kendime biraz olsun gelip en azından önlüğü diktim:)

      Sil
  2. Iron Maiden sallar insanı:) Miskin ruhlar bile harekete geçer:)
    Her gün aynı enerjiyi taşıyamıyoruz. Varsın bir gün de böyle geçsin:)
    Önlük ve kumaş çok hoş. Ellerine sağlık.
    Sevgiyle kal.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkürler Okuyan. Salladı beni sorma:)))
      Enerjim düşüktü bugün gerçekten, iki gündür o kadar çok konuştum ve güldüm ki, bugüne hal kalmadı:))

      Sil
  3. Kendi kendine naz mı yaptın:)Yazı hiç de sıkıcı değil, zevkle okudum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Biraz öyle oldu galiba:))
      Teşekkürler zevkle okuduğun için!

      Sil
  4. Semi, hayvanlarla barışık olmak iyidir :) ben de gün boyu evdeydim, dün çok yoruldum ordan oraya :)

    YanıtlaSil
  5. Evet ya, bloğunda okudum Bolat. Ne çok gezmişsin:)
    Ben de iki günde harcadım enerjimi, çok güldüm, çok konuştum, az yedim ama çok içtim:)

    YanıtlaSil
  6. Mutfak önlüğü çok cici:)
    Kendi sıkıcı pazar günümden sonra bu yazıyı okumak iyi geldi.
    Farklı evlerde farklı insanlarız ama aynı pazar gününü paralel paylaşmışız ne tuhaf!
    Pazarlar yasaklansın hafta da salı'dan başlasın tanrım yaaa :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler Muzurella:)
      Kim bilir başka başka evlerde neler yaşandı...
      Salıdan başlasın, sonuna kadar katılıyorum, hele bugünden sonra:)

      Sil
  7. Bazen "alternatifim varsa tembelliği seçerim" iyidir diyeceğim de:)) o dikilmiş önlüğü görünce bu durum pek bu lafa da uymadı galiba... sevgilerimle

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Semaca, teşekkürler. Laf uydu merak etmeyin. Koca günde bir önlük tembellik olarak değerlendirilebilir:))
      Benden de sevgiler...

      Sil
  8. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  9. Hiçte sıkıcı olmamış keyifli postlarından biri olmuş.Sonra üretmişsin kumaşın desenide önlükte çok güzel ,bende unutkanlık başladı galiba çok yaşlıda değilim ama:)) üstteki fotoğraflı bölümün ismini hatırlayamadım ,çok hoş görünüyor ellerine sağlık:))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne yaşı, ne yaşlısı! Unutalım böyle lafları:))
      Teşekürler, sizin gibi zevkli biri beğendiyse beni daha bir mutlu kılar bu durum.
      Header`dan mı bahsediyorsunuz, geçen hafta uğraştım epey. Neden ben de bilmiyorum, saçma bir şekilde uğraştım:)

      Sil
  10. vallai ben tebessümle okudum, hhoooppp bir lokmada gelivermişim sonuna... biraz geçmişten ve hatıralardan, biraz şimdiden ve müzikten, biraz beceri, biraz tembellik derken bitti :) tabii bir yandan da canlandırdım gözümde senaryoyu :)
    önlük harika mı ne?! herzaman ki gibi. renkler çok uyumlu, ben o kuzucukları tek tek sayarıımm, şirineler!
    plak aklımda, dinlemeye geliiciim bigün umarım...
    iron maiden kendine getirmiştir az da olsa sanırım, eee cuma cumartesi dağıttı demek seni, yok oraya yok buraya derken pazar'a oldu olanlar :) amaaaan ne şanslıyız ki tembelliği de seçme şansımız olabiliyor yeri geldiğinde, güzel şey be hayat!
    semi'cim, ilk yorumu ben yapmak isterdim ama nette sorun var, saatlerce açmadı naammmkkööğğğ!
    öperim, sevgiler...

    YanıtlaSil
  11. Özge`cim, çok teşekkürler. Yalnız olmadığımı hissettiriyorsun bana:)
    Beklerim gel bana, zevkle...
    Öyle oldu, cuma akşamı konser, cumartesi akşamı evde iç...pazar gününe bitik pille başladım.
    Üzülme canım, böyle sorunlar oluyor zaman zaman. Benim de başıma geliyor bu açılmama sorunları...
    Öptüm ben de:))

    YanıtlaSil
  12. olurmu semacım nefis bir gün bence..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Zuhal`cim sen güzel bir pazar geçirmişsin belli:)))

      Sil
  13. gece saat bir ve sizin postunuzu okurken esneye esneye, üstüme acayip bir enerji getirdi sizin o samimi içten ifadeleriniz. sabaha kadar oturup yüzümde tebessümle yazdıklarınızı defalarca okuyabilirim. Aslında bloglarda yazılan o uzun uzadıya yazıları okumaya hep üşenirim ööööylesine bi göz atarım ama bir kaç blog varki sayfalar dolusu yazsalar bıkmadan usanmadan okurum. sizin bloğunuzda onlardan birisi. Yüzünüzden tebessüm hiç eksik olmasın yeni postlarınızı sabırsızlıkla bekliyorum Sevgilerimle...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de sabah sabah bu yorumunuzu okuyunca güne daha bir motive oldum. Nasıl övdünüz beni öyle:))
      Çok teşekkürler.
      Çok uzun yazıları ben de bazen ya çok hızlı okuyorum, ya da es geçiyorum. Ama kalemini sevdiğim arkadaşları mutlaka okurum:)
      Biraz daha sık yazabilirsem daha iyi olacak...

      Sil
  14. Ben de keyifle okudum bu yazıyı. Galiba bu aralar genel olarak hepimizin enerjisinde bir kendi içine yöneliş, garip bir hüzün ve anlayamadığım bir yavaşlama var. Olsun, kendimizi dinlemek - Iron Maiden eşliğinde de olsa- iyidir her zaman. Kış uykusu diyelim. Bu arada önlüğü çok beğendim ve desenini de çok sevdim, eline sağlık.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ehlikeyf, çok teşekkürler. Genel olarak kışı severim aslında, çok derdim yoktur "yaz gelsin yaaaa" dememe mesela:)))
      Ama kış uykusu her bünyeye lazım, arada iyi olur ama sık olmasın lütfen:)))
      Önlüğü beğenmene sevindim, teşekkürler.

      Sil
  15. Mutfak önlüğü çok güzel, pütikare herzaman gönlümü çeler, iron maiden hiç dinlemedim ama şimdi sizi okuyunca birşeyler kaçırmışım galiba diyorum, en kısa sürede dinleyeceğim, tembellik güzeldir, kendimden biliyorum :) Yazılarınızda hiçbir zaman bir sıkıcılık veya tıkanlıklık olmuyor, inanılmaz akıcı, sonuna kadar keyifle okudum :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Derya`cım beğenmene sevindim, teşekkürler.
      Iron Maiden`ı dene, beğenecek misin bilemiyorum, insanı kendine getirir:)
      Yazımın keyifle okunması ise doğrusu hoşuma gitti...

      Sil
  16. Ben çok beğendim bu postu hiç sıkılmadan sonuna kadar okudum..Pazartesi olduğunu unutturdu bir ara:)

    YanıtlaSil
  17. sikiciliktan ziyade bence sen yalnizliktan sitem etmissin.sana yalnizlik yaramiyor anlasildi.ama kendini de cok guzel ifade etmissin,yuregine saglik onluge bayildim.sevgilerle.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sıkıldım ya, üzerine yalnızlık ta eklenince, eee enerji de sıfır...
      Önlüğü beğenmene sevindim,yorumuna da:))

      Sil
  18. : ) ben de hafta sonu bir aşkla aldığım makinada mutfak önlüğü diktim. İlk işimdi: ) Sizinki ile yanyana koyarsam sizin önlük "alın beni burdan, yanıma hiç yakışmadı bu çirkin kız" diye bağrınır: )

    Ellerinize sağlık, çok güzel olmuş, kendinize de haksızlık etmeyin, keyifliymiş...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hiç pes etmeyin. Bloğunuza baktım, makineniz benimkinin markasıyla aynı ama başka bir model. Ben yıllardır kullanıyorum çok memnunum.
      Diktiğiniz önlük bloğunuzda yok ama eminim ufak tefek hatalar da olsa çok kötü değildir.
      Ben de alaylıyım merak etmeyin, annemden öğrendim ve kendim geliştirdim. Ne kadar sık dikerseniz makinenizi çok daha iyi tanırsınız ve dikişler her seferinde çok daha iyi olur. Temel de öğrenilecek bir takım şeyler var tabii ama anneniz varken bana laf düşmez:))
      Teşekkürler yorumunuza...

      Sil
  19. Semi' cim hiç haksızlık etme kendine. Son derece içten, sıcak ve sevimli bir post olmuş. Sevdim ben :)
    Kimi zaman (çoğunlukla)evde yalnız kalmak çok keyifli gelir bana. Malum evde iki kişiyiz akşamları genellikle, yoksa gündüz yalnızım zaten (yine genellikle). Eşimin bazen maksimum 2 günlük iş gezileri olur, bendeki duygu klasiktir, ailesi dışarı çıkan çocuğun evde parti yapma heyecanı gibi bi durum. Gün içinde her yere yayılırım, her yeri dağıtırım, yemek yapmam, etrafı toplamam, okurum, el işleri ile uğraşırım film izlerim ve bir sürü dondurma yerim :))
    Hoş adam geldiğinde de acaip özlemiş olurum :) Nasıl geçti diye sorduğunda da "hiiiiç derim bildiğin gibi işte." Hayatta anlayamaz bir kilo dondurma yediğimi ve evi nasıl dağıttığımı bir görse bir daha hayatta ona "çok dağıtıyorsun ama eşyalarını aaaa" filan demeye de yüzüm olmaz :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ülker`cim güzel yorumuna teşekkürler.
      Ben de benzer şeyler yapıyorum aslında. Arada iş gezileri muhabbeti olup yalnız kaldığımda uyumam da öyle hemen. Akşam otururum çay-kahve üstüne, sanki üniv.gidiyorum da finallere çalışıyorum gibi:))
      Saçma sapan şeyler yerim. (bunların hepsi çocuklar uyuduktan sonra tabii:))
      Bebişin doğduktan sonra yalnız kalmayı bir süre çok özleyebilirsin. Emzirme dönemleri ve ilk aylar öyle kolay kolay birine bırakılamıyor bebiş, kıyamıyor insan. (ben en azından öyleydim:))
      Merakla bekliyorum güzel haberlerini:))

      Sil
    2. Semi' cim haklısın, yalnız kalmayı unutmam lazım bir süre. Bebekle birlikte olmak beni bozmaz sanırım da anneler ve babalar da benimle olacak. Ben asıl ondan korkuyorum. 70 m2 de 6 kişi ne süre ile yaşayacağız bilemiyorum ki... :))

      Sil
    3. Okuyunca ben de korktum Ülker`cim:))))
      Ben yapamazdım doğrusu, yapmadım da, her doğum da yalnızdım ve kimseyi istemedim burnumun dibinde, misafir de kabul etmedim epey bir süre.
      Tabii bu seninle alakalı sen idare edebilirsen yanında insanların olması çok da kötü değil. Benim karakterim gereği hiç yapamayacağım bir şey, uyuzum bu konuda uyuz:))))

      Sil
    4. Semi' cim korkmuyor değilim. Ben sadece annemle olduğumda bile 3 gün sonra hafiften daralmaya başlıyorum. Değil ki iki olgun deneyimli, hafiften çok bilmiş anne, bir mühendis, detaycı, irdeleyen, sorgulayan baba, bir doktor abla, bir de pimpirikli tedirgin taze baba...
      Üstelik check-in tarihleri biliniyor da check-out tarihleri bilinmiyor. :)) Korkuyorum korkmasına da kimseye bir şey diyemiyorum, gün sayıyorlar heyecanla. Benim hastane çantamdan önce hazırdı her birinin bavulu :)))

      Sil
    5. O zaman sana çok ama çok kolay gelsin ve bol sabır diliyorum:))
      Bavulları hazırladılar çoktan ha, ilk torun mu?
      Kadro feci yalnız:))

      Sil
    6. İki tarafın da ilk ve muhtemelen tek torunu :)) O yüzden as kadro bu kadar kalabalık :)

      Düşünüyorum kendi çapımda, diyorum ki kendimi bir sit-com içindeymişim gibi düşünürüm. En gerildiğim anlarda fonda kahkaha sesleri hayal ederim :)) Daha da daralırsam uyuyormuş gibi yaparım :)

      Sağol :)

      Sil
  20. Hiç de sıkılmadım okurken, çok içten yazmışsın.Ben yalnızken senin gibi elimden bana göre yetenek gerektiren işler çıkmasa da yaptığın şeylere benzer şeyler yapıyorum,müzik dinliyorum ve aç geziyorum:))Abur cubur varsa onları yiyorum,ama oğlum olduğundan beri o yer diye kıyamıyorum,aç geziyorum:)

    Bazen böyle sadece kendini dinlemeli insan:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Nil, sıkılmadığına sevindim.
      Demek ki benziyoruz bir şekilde. Bir ıvır zıvır dolabımız var ki dopdolu. Çocuklar hafta sonları biraz daha geç yattığından hep birlikte yiyoruz bazen. Hafta içi zaten vakitleri yok zavallıların, yemekti, ödevdi derken yatağa....
      Yalnızlık bazen iyi ama ömür boyu olmasın lütfen:))))

      Sil
  21. Yaziniz hic de sikici degildi, kaleminize saglik, tüm yazilarinizi vakit buldukca keyifle okuyorum.Selamlar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkürler Babu, okunduğumu bilmek çok güzel:))

      Sil
  22. yine pek keyifli bir sohbet olmuş ,önlük harika olmuş ,kumaşlarınıza bayılıyorum
    sevgiler :)...

    YanıtlaSil
  23. En sevdıgım blogger arkadasım...takıpteyımmm ;}

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Demi, vay kimleri görüyorum burda:))))
      Canım benim, öptüm seni:)))

      Sil
  24. Arada sırada yalnız kalıp soluk almak iyi ama insan kalabalığın içinde olmaya alışıyor mudur nedir yalnız kalınca da şaşkınlığa uğruyor :) Böyle zamanlarda Iron Maiden kurtarıcı olabilir evet :) Önlük çok güzel olmuş...Ellerinize sağlık. Sevgiler :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Rüzgarın Rüyası, aynen dediğiniz gibi, yalnızlık biraz da şaşkınlık oluyor bazen:))
      Çok teşekkürler yorumunuza:)

      Sil
  25. Yoo ben hiç sıkılmadım,böyle içten durum bildiren yazıları seviyorum...
    Perşembe günü yemeğe gelmedin?Merak ettim seni?
    İyisindir umarım,görüşmek üzere cnm.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Banu`cum sıkılmadıysan ne mutlu!
      Perşembe günü benim aklımdan tamamen çıkmış ve ben o gün sinemaya gittim:))
      Çok sonra fark ettim:))Kusura bakma olur mu, bir sonraki sefere...

      Sil
  26. Semi harika şeyler yapıyorsun.önlük modelini çalabilirmiyim.kumaş aldım dikicam.çift kat olması ne güzel.ellerine sağlık.harikasın.İron Maiden de iyi seçim.bende Pink Floyd ile pek rahatlıyorum :)))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Smilena, tabii ki çalabilirsin, dikebilirsin ve keyifle kullanabilirsin:))
      Teşekkürler yorumun ve beğenin için:))

      Sil
  27. paylasiminizi buyuk bir keyifle okudum.....
    nedense bilmem neselendim:)
    sizi kocaman opuyorum

    YanıtlaSil
  28. yalnız kaldığımda yapacaklar listem çok uzun olur, ama gün geldiğinde çok verimsiz olurum nedense. sanırım herkese aynısı oluyor. önlük şahane. eline sağlık semicim. çokta verimsiz bir gün değilmiş:)) iron maiden harika bir seçim... ayrıca sıkıntı senin içine işlemiş, hiçte sıkıcı bir yazı değildi:)
    sevgiler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Nagehan, sen de aynı durumdasın yani:))
      Aslında o sıkıntı zaten bundan kaynaklanıyor, yapacak çok şey olsa da nerden başlanacağını bilememek insanı sıkıntıya götürüyor.
      Çok teşekkürler güzel yorumuna:))

      Sil