2 Şubat 2016 Salı

"İşte Benim Zeki Müren" Bursa`da

Geçtiğimiz yıl "İşte Benim Zeki Müren" Sergisi ile ilgili paylaşılan çok sayıda haber ve blog yazısını imrenerek okumuştum, "keşke, tüh, ah vah" diyerek. İstanbul`dan sonra Ankara, Bodrum, İzmir`e giden sergi bu yıl ayağımıza geldi, 12 Kasım 2015`ten beri Bursa`da. Geçen haftayı fırsat bilip evdeki Zeki Müren hayranlarının sayısı da artınca doğru Tofaş Anadolu Arabaları Müzesi`nin yolunu tuttuk.

Aynı dönemde çocukluğumuzun, gençliğimizin denk düştüğü birçok kişi için Zeki Müren ile ilgili hatıralarımız sanırım aynı. Plak olarak olmasa da annemler çıkan her kasetini alırdı, yılbaşı akşamları özellikle Zeki Müren`in çıkması beklenirdi, sonraları video aldığımızda Beta kasetlere mutlaka kayıt edilirdi, kendine has Türkçesiyle her konuşması, tavrı bizi kendisine hayran bırakırdı.
Sergi, Tofaş Anadolu Arabaları Müzesi`nin bahçesinde yer alan, aslında tarihi hamam olan (Umurbey Hamamı) sonradan Tofaş Sanat Galerisi`ne dönüştürülen mekanda. Soğuk olması dışında çok güzel hazırlanmış, kulağınızda Zeki Müren`le geziyorsunuz sergiyi. Binlerce fotoğrafın, şiirlerin, resimlerin, kostümlerin, gazete ve dergi haberlerinin, defterlerinin, film afişlerinin içinde hayranlıkla dolaştık.



Sadece bakıp geçmiyoruz tabii, yaşamının detaylarını okuduğumuz çok sayıda yazı ve not var. Kimi kendi ağzından, kimi yakınlarından, dostlarından...
Evde vişne reçeli yapıldığı bir gün, beyaz gömleğine vişne damlatmıştı. O günün kötü hatırasını hiç unutmadı ve 1965`te yayımladığı Bıldırcın Yağmuru kitabındaki "Vişne Lekesi" şiirinde andı: "Anamın ilk tokadı/Yaradana ilk kinim/Kendime ilk inancım/O meşhur reçel günü."




Ses dergisinin Artistler ve Otomobilleri" dizisinde şu satırlar dikkat çekiyordu: 
"Her şeyin en yenisini ve son modelini kullanmaktan hoşlanan Zeki Müren`in arabasında air-condition denilen sıcak ve soğuk hava tertibatı ile buzdolabı vardır. Buzdolabı 3 büyük, 1 küçük şişe ile 5 bardak ve 1 konserve kutusu alır. 105 bin liraya satın alınmıştır. Pikabı ve teybi sanatçının beste ve şiir çalışmalarına yardımcı olur. Türbo-jet motörlü olan Chevrolet, 6 silindirlidir ve en çok 200 kilometre sürat yapar."
Ortaokul yıllarımdı. Annemlerle yaz aylarında bir iki hafta Ege`de dolaşır, kafamıza göre beğendiğimiz yerde daha uzun kalırdık. Böyle bir yaz yolumuz Bodrum`a düştü. Bir akşam Bodrum sokaklarında dolaşırken Zeki Müren`in -adını hatırlamadığım- her akşam uğradığı restoranın önünden geçerken her zamanki masasında oturduğunu görüp yanına gittik. Fotoğrafını çekmek için izin istedik, bizi kırmadı. Hepi topu kısacık bir andı, hiç unutmadım.

"Sanat Güneşi" Zeki Müren tüm mirasını Türk Eğitim Vakfı (TEV) ve Mehmetçik Vakfı`na bağışlamış.
Zeki Müren son bestesi olan "Gece Kirpikli Kadın, Aşkıma Siyah Bakma"yı okuyamadan vefat etmiş. Serginin girişinde yer alan şarkının sözleri şöyle:


Gece kirpikli kadın aşkıma siyah bakma
Zaten yakanlar yakmış bir alev de sen yakma
Beyaz papatyalar tak at o siyah gülleri
Sensiz nefes alamam beni bana bırakma
Zaten yakanlar yakmış bir alev de sen yakma

Tofaş Anadolu Arabaları Müzesi`ni defalarca gördüğüm halde oraya kadar gitmişken yine ziyaret ettim. Yolunuz düşerse atlamayın. Bursa`da İskender de yiyin, Uludağ`a da çıkın ama böyle güzel müzelere de uğrayın mutlaka. Oradan ayrılırken bir kez daha Türkiye`de iyi ki varlar dediğim Koç ailesinin kültür ve sanata yaptıkları katkılardan dolayı sevgiyle andım.

"İşte Benim Zeki Müren" sergisi 19 Şubat 2016`ya kadar Tofaş Anadolu Arabaları Müzesi`nde.

http://www.tofasanadoluarabalarimuzesi.com


Not: Fotoğrafları lütfen izinsiz kullanmayınız.

10 yorum:

  1. Çok yetenekli bir o kadar da garip bir adam.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Çok yetenekli olduğu kesin. Hakkında çok şey söylenebilir aslında ama kalıplara sığmayan bir adamdı benim gözümde.

      Sil
  2. Gece kirpikli kadını, üç hafta önce gittiğim konserde dinlemiştim. Onun ağzından duymayı arzuladım biran.
    Bu ülkenin sahip olacağı, yegane hazinelerinden biri!

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Ne mutlu sana! Ben henüz dinlemedim, uzun zamandır Türk Sanat Müziği`nden uzağım aslında.

      Sil
  3. Bir Bursalı olarak gelir gelmez oraya ilk ziyaret edeceğim yerlerden biri...
    Zeki Müren benim için ayrı bir yeri olan sanatçıydı...aile dostlarımızdan birinin arkadaşı Zeki Murenin teyzesiydi ve Zeki Mürenin yasadıği bir aşkı anlatmıştı ve bir kez daha hayran olmuştüm...bilinmeyen o kadar sey varmışki..yakın çevresinden bunları duymak ayrı bir his...Allah tekrar rahmet eylesin bir içinde yatsın ...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Bizim aile için de yeri ayrıydı. Çocukken evde en çok Zeki Müren dinlenirdi. Sanırım genel bir araştırma yapılsa sevmeyeni çıkmaz.
      Umarım sergiyi de gelip görme şansınız olur, sevgiler...

      Sil
  4. Ne güzel anlatmış ve ne güzel fotoğraflamışsın. Geçen sene biz de gitmiştik İstanbul'da ve çok beğenmiştim sergiyi. Kalıplara sığmayan bir adam tabirine katılıyorum:)Çok güzel bir post olmuş. Sevgiler :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkürler:)
      İstanbul`daki sergiyi o kadar çok bloggerdan okudum ki, çok kıskanmıştım:) Nihayet Bursa`ya geldi. Fotoğraf makinesi yoktu yanımda, cep telefonu ile anca bu kadar çekebildim.
      Benden de sevgiler:)

      Sil
  5. Sergini Bursa'ya gelmesine sevindim.
    (Bu müzeye götüreceksin beni bak. Aklımda:))

    YanıtlayınSil
  6. Gecenin bu saatinde uykumdan fedakarlık edip, okuduğum için hiç pişman değilim. Zeki Müren, Türk Müziğinin unutulamaz seslerinden biri olduğu gibi sanatına saygılı, dinleyicilerine karşı da her zaman çok kibar ve nazik bir insandı. Kendisini her zaman rahmetle anmamız gerekir. Türk Sanat müziğine kazandırdığı eserlerin yanısıra yorumladığı diğer tüm şarkılara da ayrı bir lezzet katardı. Çok temiz bir Türkçe ile konuşur ve şarkı söylerdi. Bu özelliği bile bence onun daima yaşatılması için yeterlidir. Bu vesileyle ben de Koç Ailesine şükranlarımı sunarım. Semi Hanım size de Zeki Müren'i anmamızı sağladığınız için ve fotoğraflar için teşekkür ederim. İyi geceler...

    YanıtlayınSil