23 Haziran 2017 Cuma

Efes Müzesi

Çocukluğumdan beri Efes ve civarına defalarca gittim. Rahmetli babam, Murat 121`in (sonraki yıllarda Şahin) arkasına dört kız olarak sıkışıp çıktığımız 1-2 haftalık yaz tatillerinde yol üzerinde belli başlı görülmesi gereken tarihi eserlere bizi mutlaka götürürdü. Üstelik bir süre sonra annemden gelen tüm itirazlara rağmen. Annem, "Bu sıcakta oraya çıkılmaz, hepsi taş, hepsi aynı zaten" der, kimi zaman bir köşede oturup bizim gelmemizi beklerdi. Oysa ki ne iyi etmiş babam, insan büyüdükçe nasıl da anlıyor bizim için yapılanların değerini. Yahu nasıl gitmişiz o sıcakta, o klimasız ve konforsuz arabada ve o yılların yollarında, hem de saatlerce! Bu da düşünülmesi gereken diğer konu.

Ben de rahmetli babamın izinden gidip fırsat buldukça çocukları tarihi eserlere, müzelere götürüyorum. Doğruya doğru, her zaman çok istekli olmuyorlar ya da gittiğimiz yer cazip gelmeyebiliyor. Hiç sorun değil, önemli olan bunu alışkanlık olarak kazanmak deyip devam ediyoruz. Tıpkı geçen hafta Kuşadası`ndaki aquapark dönüşü gibi. Birkaç saatlik su eğlencesinden sonra yorgun çocuklarla, biraz da isteksiz, Selçuk`taki Efes Müzesi`ne gittik. İtiraf etmem gerekirse bizim ekipte mutlu olan bir tek ben vardım, olsun bazen ısrar etmek iyidir. 😏 Hatta müze kapalı olsaydı çok sevineceklerdi de neyse ki yazın saat 19.00`a kadar açıkmış.
Güzel Artemis Heykeli, MS 2.yüzyıl

Efes büyüleyici bir yer, Antik Efes`ten her defasında çok etkilenmiş olarak dönerim. Efes, bir ticaret şehri olarak çok güçlüydü ama sadece bu değil. Aynı zamanda dünyanın yedi harikasından biri olan Artemis Tapınağı`ndan dolayı bir hac merkeziydi. Bu dünya misası antik kent ülkemizdeki tarihi zenginliğin müthiş bir göstergesi. Eğer gitmediyseniz size tavsiyem bahar aylarını tercih edin, zira yazın inanılmaz sıcak ve kalabalık. Biz çocuklarla daha önceki yıllarda gittiğimizden dolayı bu defa doğrudan Selçuk`taki Efes Müzesi`ne yöneldik.
Efes Müzesi daha çok Efes kazılarında ve yakın çevresinde ortaya çıkan eserlerden oluşuyor. Müze buluntulara göre bölümlere ayrılmış:
Yamaç Evler Buluntuları Salonu
Çeşme Buluntuları Salonu
Yeni Buluntular ve Küçük Buluntular Salonu
Büyük Avlu
Mezar Buluntuları Salonu
Artemis Ephesia Salonu
İmparator Kültü Salonu
Küçük Avlu

Büyük Artemis Heykeli, MS 1.yüzyıl
İmparator Domitianus başı ve kolu, MS 81-96





Tahmin edersiniz ki müze bu birkaç fotoğraftan ibaret değil. Biraz da ilginiz varsa saatlerce kalabilirsiniz orda. Doğurganlığı, bereketi, verimliliği simgeleyen Artemis heykelini yakından görmek bile tek başına heyecan yaratıyor. Efes Müzesi ülkemizdeki önemli müzelerden biri ve gerçekten görülmeye değer. İstanbul Arkeoloji Müzesi`nden sonra en çok beğendiğim müze diyebilirim. Gerek müzenin zenginliği ve eserlerin sergilenişi, gerekse müzenin düzenli ve açıklayıcı olması en büyük etken. Bütün bu buluntular Efes Antik Kenti`nin büyüklüğünü ve muhteşemliğini bir kez daha anlatıyor bize.


Müzenin bahçesinde rastladığımız 'antik kedi' ile yazıyı sonlandırayım. Nasıl bir mirasın üzerinde uyuduğunun farkında olmadan miskinliğinin tadını çıkarıyordu. Antik kedinin isim babası ise Peer Ole. 😻

Efes Müzesi her gün açık. 
Yaz dönemi 08.00-19.00
Kış dönemi 08.00-17.00
Giriş ücreti: 10 TL.
Müze Kart geçerli.

22 yorum:

  1. Ben de çok severim ve razı ettikçe götürmeye çalışıyorum evin erkeklerini. Malesef biz de tam tersi Devrim'e göre taş buralar. Ama yaşanmışlıklar, yüzyıllar önce buraya basan ayaklar....ne bileyim ben çok severim işte

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Ben de çok severim, çocuklar da seviyor genelde. Bazen de zorlamak gerekiyor:)

      Sil
  2. Efes Harabeleri nin de bulunduğu bölgeye üniversitede okul gezisiyle gitmiştim. Hocamız Şadan Gökovalı bize rehberlik yapmıştı. Bu tür yerleri gezerken tarihten anekdotları bilen ve anlatmayı seven biri olunca çok daha zevkli oluyor. O zaman taş yığını olmaktan çıkıp miras olduğunu hissediyor insan. Farklı bir kültürün ülkemize zenginlik katan miraslarından oraları da. Okul gezisi olduğu için de çok güzel anılarım var.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Elbette tarih bilen biriyle gitmek daha iyi ve bir ayrıcalık. Çok acayip bir bölge, müthiş bir tarih. Ve daha bilinmeyen de çok şey var. Ben çocukluğumda ailemle, sonradan da eşimle, sonra tekrar çocuklarla, sonra da yabancı misafirlerimizle falan gittik:) Eskiden kitap da yoktu doğru dürüst anlatan. Son yıllarda çok da güzel kitaplar çıktı artık. Çocuklar için aldım bir tane.

      Sil
  3. Müzelerde çocuklar o kadar çok şey öğreniyorlar ki. Bazen içeri girerken herkes en beğendiği şeyi bulsun çıkışta diğerlerine onu anlatsın diyorum. Bazen bir ismi kim aklında tutacak oyunu yapıyoruz. Aheste Aheste gezip okuyoruz. Girerken isteksiz oluyorlar ama çıkışta her daim mutlular :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Evet müzelerin ben de çok öğretici olduğunu düşünüyorum ve bu yüzden bazen isteksiz de olsalar zorluyorum. Biliyorum ki keyif alacaklar zaten. Öyle de oluyor zaten:)

      Sil
  4. Ah, Semi'cim ben de ortaokul birinci sınıfta (o zaman Manisa'ya tayini çıkmıştı babamın)rahmetli babam, annemlerle gitmiştim. Hakikaten büyülü bir yer, kedinin ismi çok hoş olmuş:)))İmparatorun yüzüne baktım da sinirli, asabi biriymiş gibi geldi. :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. İmpatator lanetlenmiş okuduğum kadarıyla zaten:))
      Fırsat bulursan tekrar gidebilirsin, o tarihlerden sonra genişledi bölge.
      Kedi çok tatlıydı ya sorma:)) Uyuşmuş sıcaktan:))

      Sil
  5. Antik kedi şahane bir isimmiş gerçekten :)))

    Çocukluğumda hep annemle babam da metazoriyle götürürlerdi beni tarihi yerlere. Şimdi koşa koşa gidiyorum. Aynısını bende Oytuna yapıyorum ama o benden daha iyi bu konuda. Alışkanlık oluşturabildim sanırım erken erken :)


    İyi bayramlar diliyorum Semi, musmutlu geçsin bayramınız ♥

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Alışkanlık önemli gerçekten. Babam ne güzel bir alışkanlık kazandırmış bize.
      Çocuklar da seviyor genelde, yorgunlarsa falan mırın kırın oluyor ama girince keyif alıyorlar:))
      Umarım güzel bir bayram geçirmişsindir, öpüyorum:)

      Sil
  6. Efes Müzesi'ne değil de Efes' e gittiğimiz o kızgın yaz gününü anımsıyorum. Sanırım en çok sıcaktan, beynimin erime kıvamına gelmesinden ben şikayetçi olmuştum. Keşke geceleri açık olsa bu tür yerler diye oracıkta hemencecik bir beyin fırtınası yapmış, süper çareler bulmuştum duruma ama kimse oralı olmamıştı. Böyle gezilere çocukların okulla gitmesine bayılıyorum ben. Arkadaşlarıyla, güle eğlene :)
    İş yerinde de (klima açık olsa da) sıcaktan çok bunaldığım için Efes'te geçirdiğimiz o kavruk günü tam anlamıyla anımsıyor olabilirim. Ruhum serin Normandiya'da kaldı. Baharlar, sonbaharlar benim olsun; kışı ve yazı her isteyene verebilirim.
    Sevgiler yolluyorum sana.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Yazın gidilmez ya, çocukluğumda yazın gittik mecburen. Biliyorum o kızgın sıcağı:) Çocuklardan büyük oğlum okulla gitti zaten. Ama öncesinde bizimle gitmişti. Biz eşimle çocuklar olmadan önce gitmiştik, sonra onun ailesi gelince gittik, sonra arkadaşları geldiğinde yine gittik. Çok gittim yani anlayacağın:)) Okul gezileri eğlenceli ama öğretici olduğuna pek inanmıyorum bana sorarsan. Ne zaman bir yerlerde okul grubuna denk gelsem öğretmenler gürültü içersinde bir şeyler anlatmaya çalışıyor, grubun arkası hiç dinlemiyor vs. (İstisnaları vardır tabii) Ama eğlenceli olduğu kesin:))
      Kuzey iklimi benlik zaten biliyorsun:) Yazın gezmeyi de sevmem sıcaktan, o yüzden haziran başı gittik. Ramazan`dan dolayı yoğunluk yoktu zaten, gayet güzel gezdik.
      Ruhunun Normandiya`da kalması çok normal tabii:) Gördüm fotoğraflarını, çok güzel. Umarım bir daha gidersin:)

      Sil
  7. Müzeleri çok severim. Efes' e geçen yaz gitmiştim. Antik kenti gezdim ama müzeyi gezmedim. Bir dahaki sefere müzeyi de gezmek isterim.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Efes`i gezince sanırım üzerine müze fazla geliyor. Biz de Efes`i gezdiğimiz zaman gitmemiştik. Bu kez Efes`e uğramayınca Selçuk`u gezdik biraz.

      Sil
  8. Ben en çok mısır tarihini çok merak ediyorum :) Deneyimlemek görmek gezmek lazım yoksa normal bir insandan veya hayvandan ne farkımız kalır. Sizi de bloğuma beklerim güzel paylaşımlar yapıyorsunuz

    YanıtlayınSil
  9. Kadri kıymeti pek bilinmez Anadolu medeniyetlerinin! İnsan düşününce deli olur! Bu hazine başka bir mellette olsa buralar ne olurdu! Bize böyle babalar lazımdır Semi. Ruhu şad olsun. Milletimizi ancak böyle anne ve babalaarla geleceğe taşıyıp yüceltebiliriz...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Bolat biliyorsun düşüncelerimi işte. Son yıllarda müzeler vs. daha iyi oldu orası ayrı ama hala yeterli değil. Bizim gibi taşından toprağından tarih fışkıran bir ülke için çok daha fazlası olmalı. Rahmetli babacığım o şartlarda bile yıllık izninde bizi gezdirirdi, hakkını ödeyemem. Sağ olasın Bolat.

      Sil
  10. Müze gezmeyi çok severim, burayı henüz gezmedim ama çok isterim resimlere bayıldım, antik kentini de merak ediyorum, Semicim baban muhteşem bir insanmış allah rahmet eylesin, çocuklarımızla yaptığımız güzel şeyler onlarda iyi izler bırakıyor,sen bu güzel alışkanlığı devam ettiriyorsun çok güzel..

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Derya`cım o bölgeye mutlaka gitmelisin hatta birkaç gün ayırmalısın. Babacığım hep götürürdü bizi, çocukluğumda tüm Ege`yi gezdim bu şekilde. Şimdi kendi çocuklarımla geziyorum. Güzel yorumun için çok teşekkürler, sevgiler...

      Sil